kapat

30.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.


İnanıyorum

F.Bahçe'nin yeni yönetim kurulunun kulübü iyiye götüreceğine inanıyorum. Bu inanç, pazar günü G.Saray'ı yenmemizden doğan bir inanç değildir. Çünkü G.Saray'ı F.Bahçe'nin yenmesi hep futbolcuların, teknik direktörün iyi hazırlanması, iyi motive olmasına bağlı olmuştur. En iyi günde de, en kötü günde de yöneticilerin motive görevini iyi yapmaları, G.Saray galibiyetlerini hep getirmiştir. Başkanın ABD'den futbolcuları araması, Şadan ve Selim'in futbolculara güven vermesi, onların korkaklıklarını yok etmeleri bu galibiyeti getirmiştir.

Özellikle Selim hem çok zeki, hem futbolu ve futbolcuyu bilen bir kişiliğe sahiptir. "Bu sarhoş bir şey yapamaz" diyorlardı Selim Soydan için... Hayatında ne sigara, ne de içkiyi tek bir gün içmemiş olan Selim, Şadan ile beraber son şampiyonluğun en büyük pay ortaklarıydı. Selim'in futbolcu bakması ve bugünkü futbol takımıyla ilişkilerinin gelecek yıl F.Bahçe'yi iyi duruma getireceğine kesin inanıyorum.

Dünyada yüzyıla yakın rekabette bulunan pek çok kulüp var. Milan-Inter gibi, Roma-Lazio gibi, Liverpool-Everton gibi, Kızılyıldız-Partizan gibi kulüpler arasındaki bu rekabet, bizdeki F.Bahçe-G.Saray rekabetine hiçbir zaman benzemez. Bizdeki ayrı bir keyif. Dünyanın hangi kulüp taraftarı kötü olduğu bir sezonda rakip stada dev bir bayrağı alıp götürürdü. Artık TV'ler dünya maçlarını veriyor. Böyle bir olayı gören var mı? İnançlı F.Bahçe taraftarı, o sarsılmaz F.Bahçe sevgisiyle dev bayrağı hem de öyle bir günde Ali Sami Yen'e götürüp inançlarının ne kadar büyük olduğunu gösterdiler. TV'da izlerken duyduğum o coşkulu sesler, sanki 25 milyon kişinin sesi gibi geldi bana...

Ertuğrul Hataylı'ya bravo
Murat Yakın, sorumsuz bir şekilde F.Bahçe'den kaçtı. Ertuğrul Hataylı Zürih'te FIFA Yabancı Oyuncular Komisyonu Başkanı ve üyeleriyle görüştü. Kurala göre futbolcu kulübe pek ceza vermez. FIFA, o futbolcuyu alacak kulübün bonservis parasını belirler. Bu kez öyle olmadı. Ertuğrul'un işbilir tavrı, komisyon başkanı İtalyan Monteneri'nin Murat'ın F.Bahçe'ye 300 bin mark ceza vermesine, 150 bin mark da yine Ertuğrul'un akıl vermesiyle depremzedelere ödemesine karar verdirdi. Bu da ayrı bir keyif. Çünkü Murat depremden kaçmıştı. Muhtemelen oynayacağı Kaiserslautern'in de F.Bahçe'ye 10.5 milyon mark bonservis parası verebileceği ortaya çıktı. Ertuğrul'u kutluyorum.

İlk alındığında Real Madrid'de kendine yer bulamayan Baliç oynamaya başladı. Yönetim Baliç'i Real Madrid'den bir yıllığına kolayca kiralayabilir. Bizim Altan'ın geçen gün yazıp tavsiye ettiği bu olay kafama yattı. Baliç, mutlaka kiralık alınmalıdır.

Daum olmuyor gibi... Antrenör zeki, bilgili, kendine güvenen, kendini işine veren, otoriter ve sevilen biri olmalıdır. Mustafa Denizli varken, Daum dışında antrenör aramak akılcı bir iş değildir. Mustafa; Turhan, Erdoğan, Cem ve Milli Takım'da beraber olduğu Nurettin ile kuracağı ekiple F.Bahçe'yi büyük başarılara taşır. Bizim takımda çok iyi futbolcular var. Büyük kaptanımız Rüştü, nasıl biri olduğunu pazar günü bir kez daha gösterdi. Özel hayranı olduğum Ogün ve diğer futbolcularla, eksiklerin tamamlanmasıyla Denizli ve ekibi F.Bahçe'ye büyük zaferler getirecektir.

Spor Yazarlari sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır