kapat

26.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İnternet çağında hâlâ kâr edebilmenin yolları
İnternet, bilinen kâr etme, pazar ve rekabet yollarını tıkasa da, çarpıcı ve yeni fikri olan herkes hâlâ para kazanma şansına sahip

İnnovasyon kâr etmenin en önemli yollarından biri. Eskiden şirketler araştırma yaparlar ve bunun neticesinde de yeni mamuller geliştirerek piyasaya sürerlerdi. Eğer yeni mamul piyasada tutarsa, bunu develope eden şirket tek imalatçı olduğundan monopol durumuna geçer ve tatlı kârlar elde ederdi. Alınan patent hakları ise şirketi taklit mamüllerden korurdu. Bir ar-ge projesi uzun seneler sürdüğünden diğer rakiplerin bu işe girmesi hemen hemen imkânsız gibiydi. Ayrıca, şirketlerin araştırma-geliştirme bütçeleri sınırlıydı. Bu işe çok fazla para ayırmak, şirketin finansal durumunu sarsabilirdi. Bu sebeple de eskiden piyasada, yerden mantar gibi biten çok sayıda yeni geliştirilmiş, çarpıcı mamullere rastlanmazdı.

Şimdi internet pazar ve rekabet yapısını kökünden değiştiriyor. Bir kere ar-ge projeleri için finansman problemi ortadan kalktı. Çarpıcı ve istikbal vadeden bir fikri olan herkes, bunu geliştirip paraya çevirebilmek için istemediği kadar kaynak bulabiliyor. Bugün Amerika'da işe yeni başlayan (Startups) bütün internet şirketleri zararda. Bilançolarında kâr gösteren bir tanesi bile yok. Ama ne gam. Borsada bu şirketlerin hisse senedi fiyatları adeta göğe ulaşıyor. Bu niye? Çünkü bütün yatırımcılar bunlardan gelecekte büyük kazançlar umuyor. Tabii olarak, bugün mevcut şirketlerden bir çoğu rekabet yüzünden batacak, ancak bir kaç tanesi kârlı olacak. İşte bütün mesele bu kârlı olacak şirketleri iyi tahmin etmede.

İkinci olarak internet herşeyi çok hızlandırdı. Artık ar-ge projeleri bir kaç sene sürmüyor. 5-6 ayda, bilemedin, bir senede mamulü geliştirerek piyasaya sürmek mümkün. Bu tempoya ayak uydurabilmek için çılgınlar gibi çalışmak gerekli. Artık patentlerin de büyük ölçüde kıymeti kalmadı. Yeni mamuller o kadar çabuk geliştirilip pazara sürülüyor ki bir mamulün yaşam süresi 1-1,5 seneyi geçmiyor. Bu kısa zaman içinde rakiplerin aynı mamulün taklitlerini geliştirip, oretip, pazara sürmeleri imkânsız. Bu sebeple, bugün parasını ödemek şartı ile istediğiniz mamulün patent haklarını kolaylıkla satın alabiliyorsunuz. Çünkü satıcı firma siz bu işe başlamadan, daha yeni bir malulü geliştirmiş oluyor.

Kâr etmenin diğer bir yolu da pazardaki karmaşadan ve dengesizliklerden (imperfections) kendine pay çıkarmak. Mesela, reklamla veya diğer psikolojik tekniklerle, müşterinin gözünde farkıl bir sanal imaj yaratarak malınızı rakiplerinizden daha pahalıya satabilirsiniz. Ayakkabı mı, kitap mı, elbise mi alacaksınız, yoksa tatilde seyahate mi çıkacaksınız, giriyorsunuz internetinize, en geniş şekilde fiyat mukayeesi yapıyorsunuz ve işinize gelen yerden alış veriş ediyorsunuz. Tabii, aynı şeyler profesyonel alıcıların hakim olduğu şirketten şirkete e-ticarette çok daha fazla geçerli.

İnternet çağında kâr etmenin yolları
İnternet çağında kâr etmenin yolları denince eski prensiplerin çöpe atıldığını zannetmeyin. Ekonomideki kârlar teorisi halâ geçerli. Değişen şey, bu prensiplerin uygulama şekilleri. Fakat uygulamadaki bu farklılıklar piyasadaki ölüm-kalım mücadelesinin neticesini belirliyor.

Kâr etmek için gene monopoli avantajını kullanmak durumundasınız. Bugün için bunun en kolay ve en pratik yolu, rakiplerinizden farklı bir mamul veya hizmeti geliştirmek ve daima onlardan bir adım önde olmak. Ama evvelce de bahsettiğimiz gibi internet ortamı bu işi son derece güçleştiriyor. O zaman öyle bir şey yapacaksınız ki, bir kere müşteriniz olan bir kişi artık sizin sistemden dışarı çıkamayacak ve sizinle devam etmeye eli mahkum olacak. Bu yaklaşımı 30-35 sene evvel IBM denedi. IBM'in o zamanki satış politikalarına göre, kompüterler, software ve eğitim ve benzeri hizmetler komple bir paket halinde pazarlanıyordu. Diğer rakipler bu üçlü paketi taklit edemedikleri için IBM piyasada monopol durumuna geçmişti. Kompüterlerine rakip mamullerden çok daha fazla fiyat etiketi koyduğu halde satışları gün geçtikçe artmaktaydı. Sonunda şikayetler oldu ve IBM'e antitröst davası açıldı. Bu davayı kaybeden IBM kompüterleri ayrı, programları ayrı satmaya ve verdiği hizmetler için de para şarj etmeye mecbur edildi. Benzer bir politikayı son yıllarda Bill Gates denemeye kalktı. Microsoft, İnternet browser programını, Windows ile birlikte bedava vermeye başladı. Fakat sonunda o da antiröstçülerin hışmına uğradı.

Bunlar ekstrem misaller. Daha düşük porfilli bir satış stratejisi izlediğiniz takdirde, bu yaklaşımın başarılı olmaması için bir sebep yok. Mesela, Amazon.com internet üzerinden kitap satıyor. Bunu gören bir çok şirket de bu işin içine girdi. Ama Jeff Bezos kendi buluşunun etrafına çitler örüyor. Bunu nasıl yapıyor? Amazon.com'un müşteriye sunduğu hizmetleri devamlı geliştirerek. Bu suretle rakipler hiç bir zaman ona yetişemiyorlar. Bize göre, ileri teknoloji uygulamaların hakim olduğu pazarlarda bu en geçerli rekabet yolu.

Konvansiyonel iş kollarında ne yapılabilir?
Konvansiyonel iş kollarında ortam biraz farklı. Teknolojiler, iş sistemleri v epazarlama teknikleri oturmuş vaziyette. Bu durumda tam serbest rekabet ortamına geçilirse, ekonomik teoriye göre kârların sıfırlanacağı muhakkak. Ve internete geçildiğinde bu gerçekleşiyor. Zaten bugün Türkiye'de tekstil, konfeksiyon, ayakkabı, deri, cam gibi sanayi kollarında internet olmadan dakarlar hızla başabaş noktasına yaklaşmakta.

Konvansiyonel iş kollarında faaliyet gösteren şirketlere para kazanmak için bir tek yol kalıyor: Innovasyon, yeni mamuller yaratmak: Oturmuş bir sanayi kolunad bu nasıl yapılır demeyin. Aklınızı kullanırsanız, en ummadığınız yerlerden kâr sağlayabilirsiniz.

Mesela, 3M şirketi, şu bildiğiniz bulaşık bezini ve sünferini yeniden yarattı. 3-5 sene evvel piyasaya çıkan su emici sarı sentetik bezler çok tuttu ve para kazandırdı. 21. yüzyıl elektronik çağı. Artık kompüter chipleri yardımı ile herşeyin akıllısı yapılıyor. Akıllı buzdolapları, çamaşır makinaları, klimalar, komple akıllı evler ve kendi kendine gidebilen sürücüsüz arabalar. Aklını kullan, akıllı cihazlar yap, sen de köşeyi dön.

METİN GÖKER


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır