Bu ifade tamamen okurlarıma ait...
Kendisini kaz gibi hissetmeyenleri tenzih ederim...
Okurlar...
Kümesteki kazlara döndük ama artık tüy kalmadı diyorlar...
Eğitime katkı payı diye toplanan trilyonlar nereye gitti?..
Okullarda sobalar yanmıyor, çocuklar titriyor...
Deprem vergisi diye toplanan trilyonlar nereye gitti?..
Depremzedelerin, ekmeği aşı kesiliyor...
Daha bitmedi!..
Devletten alacağını toplayamayan TEDAŞ...
Vatandaştan yüzde 5 civarında fazla para istiyor...
Toplasın efendim...
"Kümesteki kazları" yolmak daha mı kolay geliyor?..
Daha bitmedi!..
Offshorezede'lere, batan paralarının 10'ar milyar lirası geri ödenecekmiş...
Milletin vergisinden tabii...
Yüksek faiz için sınırötesi bankalara hücum edenlerin zararını niye millet çeksin?
Bize mi sordular, paraları yüksek faize yatırırken?..
Ben de elçi olarak bunları Ankara'ya aktarıyorum...
Dikkat edin, "kümesteki kazlar"ın tepesi atıyor!..
Bir nevi sadizm
İstanbul'da otoyollarda bir adet çıktı...
Akıl alacak gibi değil...
Bir kaza oldu mu, sürücüler ağırlaşıp kazayı seyrediyorlar...
Trafik arapsaçına dönüyor...
Siz de görmüşsünüzdür...
Binlerce aracın seyrettiği ana arterlerde...
Birkaç sürücü ağırlaştığı zaman...
Arkada kilometrelerce kuyruk oluyor...
Dakikalar sonra olay yerine geldiğinizde...
Yol açık olduğu halde...
Sürücülerin, kaza yapmış aracı seyretmek için ağırlaştığına tanık oluyorsunuz...
Bunu yapanların yüzlerinde de sadist bir ifade var...
Öyle gidersen böyle olur, gibisinden...
Hayır, ders alınsa canım yanmayacak...
Ama kazayı seyredenler, biraz gittikten sonra yine gazı kökleyip, uçmaya başlıyorlar...
Ne arkadan gelenleri düşünüyorlar...
Ne de ders alıyorlar...
Sırf sadist duyguları tatmin için yapıyorlar bunu...
Ne gerek var onları rencide etmeye, Erol Bey?...
Ayşenur Yazıcı'nın, Murat Birsel'in bir yıl önceki makalesini nasıl kullandığını sormuştum...
Ayşenur hanım dün aradı. Ve işin nasıl olduğunu anlattı:
"O yazıyı bana e-mail ile bir okuyucu göndermişti. Yazının sonunda da, Murat Birsel'den alıntı olduğunu yazmıştım. Ancak redaksiyon servisindeki arkadaşlar, herhalde yazı uzun diye son satırı atmışlar. Bütün bunlar o yüzden oldu. Çok çok üzüldüm."
Meğer Ayşenur Yazıcı "meslek kazasına" uğramış... Bize de şimdi geçmiş olsun demek düşer...