


Fatih Terim ve Derya Büyükuncu'nun ortak yanı!
Fatih Terim telefon hattının ucundaydı, (Tebrik ve başarıların heyecanı üzerinde bir konuşmadan sonra) bir istek dillendirdim:
- Hocam ekranda bir buluşsak...
Fatih Hoca'dan cevap:
- Şampiyona'ya kadar hiçbir televizyon programına çıkmayacağım. Şampiyona'ya kilitlendim.
***
Derya Büyükuncu'ya Gündemdekiler'de sordum:
- Yarış anında ne düşünürsün?
Cevap: Elim, kolum, bacağım doğru hareketi yapıyor mu. Kolumun sürati iyi mi diye düşünürüm.
Yine soru:
- Günde 6 kilometre hatta 12 kilometre yüzüyorsun, başın suyun içinde, öyle saatler boyu yüzerken ne düşünürsün?
Cevap: Elim, kolum, bacağım doğru hareketi yapıyor mu? Tempom iyi mi diye düşünürüm.
Soru:
- Yüzerken yüzmekten başka bir şey düşünmez misin?
Cevap -neredeyse şaşırıyor- geliyor:
- Başka ne düşünülür ki?
Son soru:
- Başarının sırrı?
- Beyin! Kafaya takmak, başka hiçbir şey düşünmemek.
***
İki şampiyon, bir ortak tavır: Kesin konsantrasyon, başka hiçbir şey düşünmemek.
Bir örnek daha ekleyeyim, Microsoft'un Bill Gates dahil en önemli üç yöneticisiyle görüştüm, "Başarının sırrı" dediğinizde, "Yaptığın işten başka hiç bir şey düşünmemek" diyorlar.
Bill Gates'i bile "Yaptığı en iyi iş bu" diye şirketin başından alıp "Başprogramcı" yaptılar.
Ne iş yaparsın sorusuna verilebilecek en kötü cevap...
Ne olursa!
Tırnak İçinde
Tutkularının esiri olmayan insan, Başkalarına bağımlı olmayan insan,
Bencillikten kendini kurtarabilmiş insan,
O, şu, bu bana aittir hissinden uzaklaşan insan
Sonsuz bir sakinlik içinde mutluluğu kucaklar.
Bagavat Gita, Günlük Düşünceler Kitabı (MÖ 5. yüzyıl).
Atlayan Ejderha Planı
Hürriyet Gazetesi'nin dün birinci sayfasından anonsladığı, Kasım Cindemir imzalı, "CIA'nın 'Sıçrayan Çinli' korkusu" haberi üzerine beni bir gülme tuttu ki anlatamam.
Haber, iyi haber, içeriği muazzam gırgır...
CIA kaynaklarına göre, Mao 1 milyar Çinliyi zıplatarak ABD'nin Kalifornia eyaletinde deprem yaratmayı düşünmüş.
Operasyonun adı "Atlayan Ejderha" imiş. Zıplayan Çinliler aynı anda yere inince, şok dalgaları Kaliforniya'yı vuracak. Plan bu.
CIA da yememiş içmemiş araştırmış, "Olabilir yani" sonucuna varmış.
Hürriyet Gazetesi, "Böyle şey gerçekten olabilir mi" diye Mustafa Erdik'e sormuş, o da (Selma Tükel'e) "Olsa olsa 1 Nisan şakası olur, olmaz böyle şey" demiş.
Ben "Bu ne iş" diye Prof. Celal Şengör'e sordum, çok eğlenceli bir cevap aldım:
"Çin Komünist Partisi'nin zeka düzeyi ile CIA'nın zeka düzeyinin ortalamasını aldığımızda böyle bir sonuca varmaları doğal. Birisi zıplarsa deprem yaratacağını, diğeri zıplarlarsa deprem olabileceğini sanıyor" dedikten sonra bir kahkaha patlatan Şengör Hoca, "Çin'de atom bombası atsan, ABD'de hissedilmez" dedi.
Hazır Prof. Celal Şengör'ü bulmuşken "İstanbul'da hareket var mı" diye sordum, "Sakin" cevabı aldım.
Neden güldüğüme gelecek olursak...
Mao, "Bizim Maoculara" bir talimat yollayıp "İstanbul'da deprem hattı varmış, zıplayın yıkın şehri" deseydi, bunlar Marmara kıyısında zıp zıp zıplama talimi yapar mıydı diye aklıma takıldı.