Dünya Su Forumu toplantıları Lahey kentinde sürüyor.. Türkiye de, önemli rol oynayabileceği bu toplantıya katılıyor..
Türkiye ve su kelimesi ne zaman yanyana gelse, hemen, Suriye ve Irak'ı çağrıştırıyor..
Ama olaya daha geniş bir vizyonla baktığınız zaman bu listeye başka ülkelerin isimlerini de ekleyebilirsiniz; İsrail, Ürdün ve Körfez ülkeleri gibi..
Bu olaya geniş vizyonla bakmak yanında, gerçekçi gözle de bakmak lazım..
Ortadoğu 2010 yılından itibaren çok ciddi biçimde su sıkıntısına girecek.. Bu büyük sıkıntının, hatta savaşlara bile yol açabilecek olan bu sıkıntının çözümünde, suyu bir barış aracı olarak kullanmak tabii ki mümkün..
Ama Türkiye'nin bunu, tek taraflı veya tek başına yapması mümkün değil.. Bu mutlaka, ama mutlaka ortak çabaların sonucu sağlanabilir..
Örneğin Özal'ın barış suyu projesinin etap etap hayata geçirilmesi sağlanabilir.
Türkiye bu sıkıntılı konuyu, dünyanın en zengin ülkelerinin dikkatine, ekonomik verileri de içeren en ayrıntılı biçimde, sunabilir.. Ve diyebilir ki:
"Ey zenginler, Bakın durum bu.. Ortadoğu'da savaş istemiyorsunuz.. Biz de, yapılacak olan su boru hattına, aşağıdaki şartlarla su vermeye hazırız. Ama bu boru hattının yapımı konusunda yeterli para bölgede yok.. Pamuk ellerinizi ceplerinize atın ve bu projeyi finanse edin ki, bu iş gürültüsüz patırtısız halledilsin.. Çünkü çözülmezse, bölgede çok gürültü, patırtı çıkabilir.."
Gerisini ise, başta Washington yönetimi olmak üzere, zenginlerin hepsi düşünür mutlaka.. Bugün hiçbir ülkenin, Ortadoğu'da sırf bu yüzden yeni gerilimler ve hatta savaşlar yaşanmasını istemeyeceğini düşünüyoruz..
Türkiye bu projesini Avrupa Birliği gündemine de getirebilir.. Aynı öneriyi onlara da yapabilir..
Hatta bu konuda bölge ülkeleri ile ortak bir girişimi, dünya platformlarına taşıyabilir..
Ama bu konuda Türkiye'ye baskı yapılırsa, bu iş ters teper.. Ankara, suyu paylaşmaya hazır.. Ama bunun karşılığında beklentileri de var.. Suriye bugün suyun kullanıldığı alt yapısını düzeltebilse, zaten sorunu büyük ölçüde azalacak.. Neyse bu işin başka bir yönü..
Konunun yurt dışındaki uzmanları ile konuştuk.. Suyun bu yüzyılın en önemli sorunlarından biri olacağı konusunda hepsi aynı görüşte ve bunun zorluğun nasıl aşılabileceği hususunda kafa yoruyor, projeler üzerinde çalışıyorlar..
ABD'de bu yıl yapılacak olan uluslararası su konferansı, gelecek için önemli göstergeler taşıyacak.. Çünkü doğrudan bizi ilgilendiren bir toplantı olacak bu ve sonuçları dünya çapında büyük yankı yapabilecek.. Washington'dan bize gelen mesajlar bu yönde..
Ortadoğu'da taşların bir kere daha yerinden oynamasını istemeyen sağduyulu liderlerin, bu sorunu, daha da içinden çıkılmaz hale getirmeden çözümünü, ciddiye alacaklarına inanıyoruz..
Çünkü olay bizi doğrudan ilgilendiriyor.. Ancak şunu ısrarla belirtmek isteriz ki, Türkiye'ye, ulusal çıkarlarına zarar verebilecek bir şeyi, kimse zorla yaptıramaz..
Konuya yaklaşacak olan, ister resmi, ister sivil uzmanlar olsun, tüm yabancıların, bu gerçeğin ışığında hareket etmelerini bekliyoruz..