kapat

22.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Overlokçu Oya'nın yüreği:Gümmm... Gümmm... Gümmm..!

Herkesin yüreği atar. Overlokçu Oya'nın yüreği iki kat hızlı çarpar.

Overlokçu Şermin'in...

Overlokçu Nermin'in...

Overlokçu Belma'nın...

Düz makinacı Selma'nın..

Makastar Ahmet'in...

Düğme dikici Meltem'in...

Ütücü Rauf'un...

Finişer Özlem'in yürekleri de...

Ve ülkenin her yanına yayılmış konfeksiyon fabrikaları ile onlara fason iş yapan atölyelerde çalışan 2 milyon işçinin yüreği bugünlerde; iki kat gümm... gümm... gümmm... Çünkü overlokçu Oyaların, makastar Ahmetlerin, makinacı Selmaların, düğmeci Meltemlerin, ütücü Raufların çalıştığı konfeksiyon fabrikaları ile onlara fason üretim yapan atölyelerin sahipleri, müdürleri, pazarlama bölümlerinin şefleri sıkışıyorlar. Ve 2 milyon kişinin çalıştığı bu sektörde; küçülme, büzülme, daralma, işçi çıkartma belirtileri uç veriyor.

***

Overlokçu Oya'nın kalbi, işte bu yüzden, iki kat hızlı; 'işten atılırım korkusu...' yüzünden atıyor. Hergün sabah saat 6'da uyanıp, makinesinin başına geçerek; etekleri, pantolon paçalarını, tişört kollarını "vırrr... vırrr... vırrr..." overlokladığı fabrikası, Almanya'ya, Hollanda'ya, Fransa'ya mal satıyor. Bu sektör, ülke ihracatının yüzde 37'sini gerçekleştiriyor.

Fakat zarara dönmeye başladı.

Sözgelimi overlokçu Oya'nın fabrikası yıllardır iş yaptığı Almanya'daki konfeksiyon toptancısına örme kumaştan kısa kollu şort takımı: Aralık 1999'da 10.50 Alman Markı'na satma anlaşması yapmıştı fakat bu takımın Ocak ayı maliyeti 11.75 Alman Markı'na çıktı.

Uzun pijama:

Aralık/1999 satışı:

21 Alman Mark'ı idi...

Ocak/2000 maliyeti:

23 Alman Markı'na geldi...

Kâr yok, kazanç yok..

Tersine zarar var.

Overlokçu Oya, sabah kalkıyor. Fabrikasına geliyor. Emeğini koyuyor. Yüreğini de koyuyor. Vırrr... Vırrrr... Vırrr... Overlokluyor... Fakat Oya'nın fabrikasının maliyeti, Oya'nın patronunun Alman toptancıyla yaptığı satış anlaşması fiyatının üstüne çıkıyor.

***

Çünkü pamuk fiyatı artıyor.

Karton fiyatı artıyor.

Akaryakıt fiyatı artıyor.

Elektrik fiyatı artıyor...

Çıt çıt fiyatı artıyor...

Düğme fiyatı artıyor...

İplik fiyatı da artıyor...

Türkiye'deki pamuk fiyatları dünya pamuk fiyatlarının yüzde 30 üstüne, Türkiye'deki iplik fiyatları dünya iplik fiyatlarının yüzde 11 üstüne çıkıyor. 30/1 penye ipliğin fiyatı: İtalya'da şu günlerde 6 bin 356 Liret'e satılırken aynı iplik Türkiye'de 7 bin 60 Liret karşılığı Türk Lirası'na mal oluyor.

Giyim sanayiinde:

3 aylık enflasyon:

Yüzde 20'lere çıktı...

Kur artışı ise 2'de kaldı.

Overlokçu Oya'nın patronu duman olmuş durumda. Fakat Almanya'daki alıcıya bir faks notu geçip; "Bizim maliyetler arttı... Hükümetimiz enflasyonu aşağıya çekme programı uyguluyor, Merkez Bankamız da kur artışını yüzde 2'ler civarına çiviledi... Dolayısıyla senin gönderdiğin marklardaki artış, benim maliyetleri karşılayamıyor... Ben sana sattığım uzun pijamının fiyatı ile kısa kollu tişört fiyatını artırıyorum..." diyemiyor.

Desin onu tutan mı var?

Tutan yok, ama diyemiyor.

Dese bozum olacak..

Alman alıcı, Türk konfeksiyoncusundan mal almaktan vazgeçecek. Çin'e, Tayvan'a, Bangladeş'e, Filipinler'e ve Doğu Avrupa ülkeleri konfeksiyon üreticilerine gidecek.

Overlokçu Oya'nın yüreği:

Gümmm...Gümmm... Gümmm....

Pamukta pazar ekonomisi...

Kurda kumanda ekonomisi...

Gümmm... Gümmm... Gümmm...

177 altın adam aranıyor

177 altın adam çıkabilse... Harika olur... Büyük yenilenme gerçekleşir. Halka güven gelir... Demokrasimize vitamin olur. Meclisimize saygınlık dolar. Ulusumuz özgüvene kavuşur.

177 adam çıksa...

177 altın adam...

177 milletvekili...

Demokrasiye inanmış, kurallara saygılı, lider kuklası haline gelmemiş, aklını öne geçirmiş, vicdanı mühürlenmemiş 177 milletvekilimiz oylarıyla "Hayır..." derlerse Demirel yeniden Cumhurbaşkanı seçilemiyor. 5 artı 5 formülü Meclis'te görüşülmeye başlandığında 543 kişi içinden sadece 177 milletvekilimiz "Hayır...." deseler, Türkiye bir kişi için Anayasa değiştiren, kuralları bozan, istikrarı sisteme değil kişiye bağlayan, kollektif enerji, ortak akıl, ülke sinerjisi yaratmayan ibiş ülke olmaktan kurtulacak. Çünkü dünya yüzünde askeri diktatörler, dinci faşist sistemle idare edilen ülkeler, Afrika ile Asya'nın geri bölgelerinde kabile reisleriyle yönetilen ibiş yönetimler dışında tek kişi koltukta kalsın diye Anayasasını değiştiren başka memleket yok.

Harika olacak...

Büyük yenilenme olacak...

Meclisimize saygı dolacak.

177 adam çıksa..

177 altın milletvekili....

177 vicdanı mühürsüz...

Hayır deseler...

Halka büyük güven gelecek...

Demokrasimize vitamin olacak.

177 altın adam aranıyor...

Lütfen...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır