|
|
İzmirli Balıkçı'da ot şöleni
Yeniköy'deki mekanda balığın yanısıra; deniz börülcesi, radika, cibez gibi İzmir klasikleri sunuluyor
ALLAH'tan Londra'da yaşamıyoruz. Yemek inanılmaz pahalı. Hergün en az 100 milyon TL yemek parası verdik vallahi. Öyle aman aman da birşey yemedik yani. Çok baba bir restoranda yemek yediğiniz zaman ise bu hesap 150-250 milyon TL arasında değişiyor.
Londra'da kuyruk ve üyelik ön planda. Çok güzel mekanlara gittik. Annabel's, Tramp's, Chine White, Sarastro, Princess Garden... Çok iyi mekanlar... Bu mekanlarla ilgili ayrıntıları Pazar günü Şamdan'daki köşemde bulacaksınız.
Konu İngiltere'den, Londra'dan açılmışken British Airways'ten gelen cevap mektubuna değinmek istiyorum. "İstanbul Geceleri" başlıklı yazılarımın birinde geçtiğimiz hafta Los Angeles dönüşü British Airways'teki mönü sorununu yazmıştım. Business Class'ta sunulan mönüde yer alan yemeğin ve şarabın olmadığını belirtmiştim. British Airways'te Operasyondan Sorumlu Bölge Müdürü Cumhur Gökmen bir cevap yazısı göndermiş.
Demiş ki; "Biz alternatifli mönü sunuyoruz. Ancak bir çok havayolunda olduğu gibi British Airways mönüsünde de 'İlk tercihiniz mevcut değilse, lütfen kusurumuzu bağışlayınız' ibaresi yer alıyor. Bunun sebebi ise her şarap ve yemekten, toplam Business Class yolcu adedi kadar bulunmasının fiziksel olarak mümkün olamaması. Özellikle belli bir yemek ya da şaraba fazla talep olması durumunda, yolcularımızın isteklerini karşılayamama durumu ortaya çıkıyor."
Tamam bunları anladım da, ben ikinci sırada oturuyordum. Yani mönüde sunulan yemek ve şarap ne çabuk bitti? Ayrıca hostes hanım da hemen o ibareyi gösterdi, sus dercesine... Sustuk tabii...
Ben sadece benim başıma gelen bir olayı yazdım, başka yolcuların başına da geliyordur mutlaka. Tekrar ediyorum, bu sadece British Airways'te değil, her türlü restoranda da geçerlidir. Mönüde yazan olmalıdır, yoksa mönü verilirken uyarılmalıdır. Ne yiyeceğinizi düşünüp, karar verdikten sonra olmaması çok kötü birşey.
Bu arada Operasyondan Sorumlu Bölge Müdürü Cumhur Gökmen'in açıklayıcı mektubuna çok teşekkür ederim. Eminim ki tüm faaliyetlerinde müşteri mutluluğunu esas alan British Airways bu konuyu dikkate alacaktır.
PARLIAMENT'İN TUVALETLERİ
Küçük bir şikayetim de Hillside Parliament Cinema Club'ın tuvaletleri ile ilgili olacak. Uzun bir aradan sonra tekrar gittiğim Parliament Cinema Club yeniden düzenlenmiş. Çok modern bir mekan olmuş. Patlamış mısır bile koymuşlar artık. (Daha önce salonlar kirleniyor diye yoktu). Saçma sapan olan Mr. Ripley filmini izledik Parliament'te. İzledikçe 'bu kadar da olmaz kardeşim' deyip, sinirleneceğiniz bir film. Neyse, giderseniz anlarsınız.
Beş dakika ara verildiği zaman gittiğimiz tuvaletlerde kuyrukla karşılaştık. Filmin devamını mı kaçıralım, yoksa tuvaleti mi diye düşündük. Yenilenen Parliament'de tuvaletlerin bu kadar küçük ve yetersiz olması ne alaka acaba? Ya tuvaletler büyütülsün ya da 5 dakika ara uzatılsın!
İzmirli Balıkçı
HENÜZ gitmediniz mi? O zaman meze ve balık konusunda biraz geridesiniz. Lütfen gidin, gidin de balıkla birlikte yenilecek mezeleri görün. Ege ve İzmir yöresinin tüm otları, yeşillikleri İzmirli Balıkçı'da mevcut.
Deniz börülcesi, cibez, radika, turpotu gibi otların yanında, deniz mahsülleri çorbası, çok özel bir sos ile tavada hazırlanan İzmir usulü kalamar, balık ciğeri, balık kavurması, sütlü balık, ahtapot güveç ve kidonya...
Bütün mezelerde zeytinyağı kullanılmış. İzmir'in meşhur kalbura basma, sakızlı kazandibi, fırında İzmir helva ve cevizli incir tatlısı yine İzmirli Balıkçı'nın spesyallerinden.
O kadar konuşmuştuk, yapacaktı ama hala Şambali'yi yapmamış Ayhan Usta. Alacağın olsun. Sen tatlı mönüne İzmir'in meşhur Şambali'sini koyana kadar her gelişimde bunu yazacağım, bilmiş ol...
İzmirli Balıkçı'nın sahibi, İzmir İnciraltı'nın meşhur balık ustası Ayhan Usta. İzmir'den getirdiği kadrosuyla Ege mutfağını özel tadlarıyla, değişik bir ambiansla İstanbullu balıkseverlerin hizmetine sunmuş.
Mekan Yeniköy'de deniz kenarında, iki katlı, ahşap bina. Giriş katında bar, şömine ve balık mostrası bulunuyor; Restoran bölümü ikinci katta olup toplam 75 kişiye servis veriyor. Ayrıca yaz ayları için denize kadar uzanan 130 kişi kapasiteli terası mevcut. Giriş bölümünde zemin taş ve ahşap ağırlıklı olup, üst kat zemininde ahşap kullanılmış. Duvarlardaki özel boya ve objelerle tamamlanan dekorasyon alışılagelmiş balıkçı mekanlarının dışında.
Bütün mutfak kadrosu İzmir'den getirilmiş. Ege ve Akdeniz mutfağının tipik yemekleri zengin bir mönü ile sunuluyor.
Yenilen meze ve balık çeşitlerine göre kişibaşı 9 milyon ile 14 milyon arasında hesap geliyor İzmirli Balıkçı'da. Mönüdeki ilginç sunumları sayarsak; Çingene, Çim Çim ve Çeşme Salatası, Fava, Deniz Börülcesi, Turpotu, Cibes, Şevketbostan, Şakşuka, Tulum Peyniri, Sıcak Tulum, Turşu, Radika, Semizotu, Isırganotu var. Biz o akşam sadece otlardan oluşan başlangıç sonrasında kalkan tava yedik. Bu arada İzmirli garson kardeşimin Kalkan'da neden ızgara diye ısrar ettiğini anlamadım. Kalkan tava yenir, ızgara değil!
Bir de mezeler arasında çok bekledik. Böyle olunca ben doyuyorum. İzmirli Balıkçı'nın bu konuya biraz daha özen göstermesi lazım. En azından müşteriye sorarak bekleme yapması lazım.
Tel: 0212 262 94 90
Cafe De Pera'da kahvaltı
LONDRA öncesi gittiğim Cafe De Pera'daki kahvaltı çok güzeldi. Neresi mi? Cafe De Pera... Bebek Yokuşu'ndan inerken sağda, eski beyaz ahşap bir ev... Daha önce fasıllı bir akşam yemeği yemiştim. Bu kez kahvaltıya gittim. İki katlı binada, giriş katında oturdum. Masa çok güzel hazırlanmıştı. 3 çeşit tereyağ (salçalı, kekikli ve normal), 4 çeşit reçel (çilek, incir, ayva, vişne), kuruvasan (çikolatalı ve sade), ekmek çeşitleri (zeytinli ve cevizli), sıkma portakal suyu vardı masada. Biz kahvaltımıza başlarken kapaklı tavada pişmiş sucuk geldi masaya. Rejim mejim gitti, bitti tabii. Demli çayla beraber çok güzel bir kahvaltı yaptık.
Suna Teyze (Suna Süzer) ilgileniyor herşeyle. Evsahibi gibi kendisi. Ve siz de Suna Teyze'ye misafirliğe gitmiş gibisiniz. "Sofranın zenginliği benim için çok önemli. İster yensin, ister yenmesin herşey masada olmalı. Bence yemek sektöründe ilk önce göze hitap etmek, kaliteli malzeme kullanmak lazım" diyor Suna Süzer. Tıpkı benim gibi konuşuyor. Bence de masada herşey olmalı, yemek bir şölene dönüştürülmeli. Kahvaltı sonunda brownie kek ikram edildi. Sabah saat 09.00'dan, akşam 19.00'a kadar kahvaltı verilebiliyor. Ücret adam başı 7.500.000. TL. Tel: 0212 257 10 53 Şikayet Köşesi
Şikayet köşesine fakslar gelmeye başladı bile. İşte Pelin Baş'ın Dedikodulu Meyhane ile ilgili şikayeti...
26 Şubat Cumartesi benim doğum günümdü. Dedikodulu Meyhane'ye gidelim diye arkadaşlarla anlaştık. Ben iki hafta önceden aradım. Fiyat aldım 22.500.000 kişi başı limitsiz içki+yemek çok güzel, herkes OK verdi. Çünkü Alman usulü, nerde bizim hepsini ödeme imkanımız? Yer ayrıldı, Cumartesi günü gittik. Aaayy süper eğlence masa üstü, altı, arkası heryerdeyiz ama bizim şansımıza o akşam Cihan yoktu, neden bilinmez bir kız çıktı. Saat 03.00'e doğru çoğu kimse gitmişti. Biz de ödemeyi yapalım diye (Ben paraları topladım arkadaşlarımdan) garsonu çağırdık. Garson hesabı getirdi o da ne, 22.500+yüzde 10 komisyon kişi başı gelmiş. Şaşırdık, çünkü öyle konuşulmadı, biz de kimseden yüzde 10 almadık. Tabii itiraz ettik ama bodyguardlar göğüslerini gösterdi bize, eğlencemizin içine etmeyelim diye herkes için ödedik. Pelin BAŞ
Bu şikayetle ilgili Dedikodulu Meyhane'den cevap bekliyorum. Yüzde 10 niye alındı? Alınacaksa baştan niye söylenmedi?
Sizin de mekanlarla ilgili şikayetiniz olursa lütfen yazmayı ihmal etmeyin. En azından kendinizi keriz yerine koydurmayın, hakkınızı arayın... Ya da ben sizin yerinize arayayım...
Faks: (0212) 502 81 03
Kenan Erçetingöz
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|