Donkişot'a cevap
Yazdığın köşede her gün "ne zaman adam oluruz" diye millete talkın veriyorsun ya...
Kestirmeden söyleyim:
Sen bu milletin adamlığını bırak, kendin ne zaman adam olursun ona bak!..
Çünkü bu cehalet ve bu terbiyesizlikle işin zor senin...
Ayrıca cehaletini ve edepsizliğini örtmeye çalıştığın "cesaretin" de palavra!..
Kabadayılık sökseydi, senin köşende "Hasan Heybetli" makale yazardı...
***
Her sabah, önüne gelene küfür ettiğin radyoda, Sabah'a bulaşmana metelik vermiyoruz...
Ne yapsın çocuk, patavatsızlığı "zanaat" haline getirmiş, elinde başka hüner yok, diyoruz...
Ama "ebleh" fikirlerini Hürriyet gibi saygın bir gazeteye taşıdığın zaman vaziyet değişiyor.
Sen dünyaya daha gelmemişken, o Hürriyet yayınlanıyordu...
Ve bil ki, binlerce emekle bugünlere gelmiş olan gazeten Hürriyet'e bile radyoda "gazetecilik dersi" vermeye kalktığında, meslektaşların sana popolarıyla gülüp...
Galiba genel yayın müdürlüğüne oynuyor, diye dalga geçiyorlar...
Buna ihtimâl vermeyenler de, çamur atmanın senin "gen"lerine işlediğine hükmediyor...
***
Bu bayram yine yazı yazmayacağım, deyip...
Sabah'ın bayramlarda gazete çıkarılması fikrine yine çamur atmışsın...
Bak sana işin aslını anlatayım da, terbiyesizliğe bir son ver!..
Kafanı kullanmış olsan...
Bayramlarda bütün gazetelerin yayınlanmasının okuyucu için aydınlık ve ileri bir uygulama olduğunu kavrardın...
Ama sendeki "totaliter kafa"nın bunu algılaması zor...
Ki, Bayram Gazetesi mecburiyetini hâlâ savunabiliyorsun...
Okuyucuyu düşünmüş olsan, bu sayede milletin dördüncü sınıf Bayram Gazetesi'nden kurtulmuş olmasına sevinirdin...
Ve gazetecilerin bayramda çalışmasının "işkence" olmadığını kavrardın...
Bayramlarda gazeteler çıkmazken bile haber merkezlerinin çalıştığını bilmiyor musun, yoksa bir tek sen sadrazamın sol tarafından mı düştün?..
Sor kendine: "Neden milyonlarca okuyucu bayramlarda gazete satın alıyor" diye...
Sor kendine: "Biz gazeteleri zorla mı satıyoruz" diye...
Ama kafa yormak için kafa lazım...
***
Biliyor musun ki?..
Sabah, 8 yıl önce bayramda yayınlanma teklifini cemiyete götürürken...
İlan gelirlerinin tamamını ve hasılattan önemli bir payı cemiyete bırakmayı teklif etmişti...
De, cemiyet bu teklifi reddetmişti...
Ne bunu biliyorsun ne de bilenlere soruyorsun...
Aynı grupta çalıştığın Necmi Tanyolaç'a git sana anlatsın...
Tutturmuşsun bir Sabah düşmanlığı, gidiyorsun...
Hürriyetçi-liberal Hürriyet'e sızmış bir yobaz olmuş olsan, Sabah'a karşı beslediğin bu kini anlarım...
Ama pek öyle de görünmüyorsun, birader!..
Bir elin yağda bir elin balda, ağzında 50 santimlik puro ile gezip tozup, cukkaları götürüyorsun...
Sonra da patronundan bayram tatili istiyorsun...
Yılda kimbilir kaç kez yaptığın uçak seyahatleri, avantadan tatiller, dümenden iş gezileri yetmiyor mu?
***
Bak Fatih Altaylı kardeşim, sana bir büyük tavsiyesinde bulunayım:
Bu bayram yine yazmayacağım diyorsun ya...
Kafan çalışsa, sen yazmadığın halde Hürriyet'in her bayram 500-600 bin sattığını hesaba katar...
Yazmadın diye tirajın da düşmediğini görürsün...
Belki, dikkatli baksan, sen yazmadığında tirajın yükseldiğini bile farkedersin...
Donkişot'luğu bırak!..
Sen bayramda tatil yapsan ne olur, yapmasan ne olur?..
Otur dua et ki, dev gibi bir gazetede köşe kapmışsın, yazar geçiniyorsun!..
Türkiye'de kaç kişiye nasip oluyor, bu olanaklar?..
Mütevazı olmaya çalış, koskoca Hürriyet ile Sabah'ın karşısında kendini "alternatif" görecek kadar çatlatma kafayı!..
Haaa...
Fikrine çok güveniyorsan, Aydın Bey'e bir teklif götür...
De ki, "Bayramda çalışmak zor geliyor, şu Sabah'ın yüzünden dinlenemiyoruz, hiç olmazsa Hürriyet'i çıkarmayalım..."
De bakalım...
Ne cevap alacaksın!..
***
Sana bir tavsiye daha...
Zavallı okuyucu edepsiz üslubundan illallah etti ses çıkartamıyor..
Ama dikkat et bizim sabrımızı zorlama!..
Sabah'ta da, Hürriyet'te de ve hatta Milliyet'te de...
Seni cebinden çıkartacak...
Yüzlerce gazeteci, yazar var!..
Endazene dikkat et!..
Köpeksiz köyde değneksiz gezmek hayra alamet değildir!..
Bunları da sakın tehdit gibi algılama...
Sen kimsin ki, tehdit edeyim?..
Bunlar sadece...
Edepsizlikten ve cehaletten sıyrıldığı takdirde...
Ortalama bir kumaştan bile...
Bayramlık bir elbise çıkarılabileceğine dair, felsefi yaklaşımlardır...
Kulağında bulunsun...
Köşendeki küçük başlığı değiştir bak, okuyuculardan ne kadar olumlu tepki alacaksın...
"Ben ne zaman adam olurum?" diye...
Tamam mı?..