Bugün sizlere, Türk Dışişleri Bakanlığı'nın son derece önemli bir kaybından söz etmek istedik..
Bu kayıp, halen Londra Büyükelçiliği görevini sürdüren Özdem Sanberk'tir..
Saygınlığı Türkiye sınırlarının dışına taşmış olan, dünyanın her yerinde son derece itibarlı bir isim olan Özdem Sanberk emekli oluyor..
Onun, Türk dış politikasına yaptığı ve unutulması mümkün olmayan sayısız katkılar var..
Gerek büyükelçi ve gerekse bakanlık müşteşarı olduğu dönemlerde onu yakından tanıma şansını bulan ender gazetecilerden biriydim..
Bu nedenle ne kadar iyi bir diplomat olduğunu, müzakere ve ikna yeteneklerini yakından izledim..
En çetin müzakerelerde bile sesini asla yükseltmez, ama hedefinden de bir santim bile şaşmazdı..
Çok şeyi paylaştık Sanberk ile.. Böyle bir ismin dostum olması, bana hep gurur vermiştir ve vermeye de devam ediyor..
Sanberk yakında emekli olduktan sonra, diplomasideki muazzam birikimini sivil bir kurumumuza taşıyacak..
Çok büyük çoğunluğu ile Dışişleri Bakanlığı çalışanlarının, onu çok özleyeceklerine inanıyorum.. Onların da, eski müsteşarları ve bir meslektaşları olan Özdem Sanberk ile her zaman iftihar edeceklerini biliyorum..
Aramıza, yani bürokrasi dışındaki yaşama hoşgeldin, değerli dostum Özdem Sanberk...
Kafkaslar'da da diplomatik manevralar tüm hızı ile sürüyor. Rusya seçimleri sonrası, Moskova'nın bölgeye dönük yeni diplomatik girişimlerine tanık olabiliriz..
Azeri-Ermeni barış sürecinin de bu sefer ciddi biçimde başlama olasılığı var..
Ve nihayet Kafkasların Güvenlik Paktı konusu, bu yılın sonlarına doğru, başka ülkelerin de ilgisi ile önemli bir konu olarak gündemimize gelecek..
Balkanlarda ise gerilim bu yıl da devam edecek gibi görünüyor.. Kosova öyle kolay çözülecek bir konu değil..
Avrupa Birliği ile ilişkilerimizde herhangi bir ilerleme biraz da bize bağlı gibi görünüyor.. Derslerimizi ne kadar erken bitirebilirsek, toplulukla ilişkilerimiz o kadar hızlanacak..
Yunanistan seçimleri sonrası, Ankara ile Atina arasındaki diyaloğun, "zor konular" üzerinde odaklanması bekleniyor.. Belki de Kıta Sahanlığı sorunundan başlamak iyi bir çıkış noktası olabilir..
Bu noktada, tabii ki Yunanistan'ın, Ege'de 12 mil uygulaması ısrarından vazgeçmesi gerekiyor.. Akıl da bunu söylüyor, mantık da..
2001 yılının Ocak ayından itibaren, Beyaz Saray'da yeni bir isim göreceğiz. Bu ismin Türk-Amerikan ilişkilerini ne ölçüde ve de hangi yönde etkileyeceğini, onun kuracağı kadrolardan anlayabileceğiz. Onun için de beklemek lazım...