kapat

17.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ÇETİN ALTAN(caltan@sabah.com.tr )


Yakası açılmadık sorular

Uyuma, karnını doyurma ve çiftleşme, insanoğlu için de öylesine 3 temel güdü ki, mutlaka tatmin edilmeleri için bir çaresinin bulunması gerekiyor...

İnsandaki uyku gereksinmesini tatmin için, kendisine güvenceli bir ortam sağlamaktan; otelciler de para kazanırlar, kiracısı olan ev sahipleri de, inşaatçılar da, çimentocular da, kumcular da, tuğlacılar da, inşaat işçileri de.. Hatta bir ölçüde kamyoncular da...

Ve yine insandaki karnını doyurma gereksinmesini tatmin etme çabasından para kazanan binlerce iş kolu vardır. Örneğin lokantacılar, kasaplar, manavlar, bakkallar, gezgin sebze satıcıları, süper marketler, hallerdeki toptancılar, tarım ve hayvancılık alanlarında çalışanlar v.s..

Ya peki, insandaki çiftleşme güdüsünün yarattığı ekonomik alan ve bu alanla ilişkili olarak, kendilerine bir geçim olanağı sağlayanlar...

Örneğin çift kişilik yatak yapanlar, gelinlik tülü dokuyanlar, yahut gelinlik dikenler, yahut spiral veya prezervatif üretenler v.s...

Şimdi soru şu:

- İnsandaki çiftleşme güdüsünden, kendisine ekonomik bir yarar sağlayanlar arasında; erkekler mi daha çoğunluktadır, yoksa kadınlar mı; yoksa ikisi de eşit midir bu alanda?

Dedelerimiz ve onların dedeleri ve de onların dedeleri, neden kendilerinin Padişahlar'ın kulu, kölesi olarak doğduklarına inanmışlardır da; padişahlar da dahil, insanların eşit ve özgür olarak Dünya'ya geldiklerine inanmamışlardır?

Padişahlar'ın kulu kölesi olarak Dünya'ya gelmiş olduğuna inanma koşullanmasının en temel göstergesi; eski siyasal efendilerini -adlarını dahi tam bilmeden- mutlaka övme ve onları yeterince övmeyenlere hemen karşı çıkma refleksinden kurtulamamış olmaktır.

Böyle bir refleks, Cumhuriyet kuşaklarında da süregelmiş ve Cumhuriyet'in genç vatandaşları; kendilerini, siyasal büyükleri her zaman için övmekle yükümlü hissedecekleri, bir kulluk ve kölelik koşullanması içinde mi yetiştirilmişlerdir?

Türkiye'deki kadın-erkek, sürekli Cami'ye giden tüm müminler arasında; ömrü boyunca en az 10 mektup yazmış olanlar mı çoğunluktadır, yoksa yazmamış olanlar mı?

2030'larda globalleşme süreci daha da hızlandığı ve "ulus-devlet" modeli daha da aşındığı zaman; "ulus-devlet" modeli döneminde Hazine'den geçinme yöntemini; hem itibarlı, hem de güvenceli bir yöntem olarak benimsemişlerin durumu ne olacaktır?

Hazine'den geçinmeli kesimler, kaliteli kadrolara önem veren global sermaye karşısında; kendi niteliklerini daha iyi değerlendirerek, evrensel düzeyde bir refaha mı kavuşacaklardır; yoksa tam tersine, çapsızlıkları daha çabuk ortaya çıkacağı için, bir kıyıya mı itileceklerdir?

Globalleşmeyi geciktirmeye çalışanlarla, çalışmayanlara bakarak, bunu şimdiden saptayabilir misiniz?

Vaktiyle padişah kullarının, alfabesizliği ile insanlığın ortak ürünü "düz yazı ve yayın" geleneğinin ısrarla dışında tutulması; insandaki "düşünce" yeteneğinin kısırlaştırılması için miydi ve o nedenle mi Türkçe'ye "Düşün düşün boktur işin" deyimi lök gibi oturmuştur?

Yoksa Padişah'ın tebası, zaten kul, köle olduğu için, kendiliğinden mi reddetmişti beyinselliği?

Cinsellik alanında erkeklerin düşüncelerini tahmin etmekle, kadınların düşüncelerini tahmin etmek durumunda kalsanız; yapacağınız tahminlerin doğruluk oranları, birbiriyle eşit olabilir mi, olamaz mı?

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır