Futbol tarihi bu kadar akıl dolu 4 golü arka arkaya izlememiştir. Önce Arif, sonra Emre, ardından Hakan ve nihayet Okan yapılması gereken en doğru hareketleri nasıl soğukkanlı yaptılar, nasıl topa, kaleye, rakip kaleciye baktılar ve nasıl topu kalenin boşluğuna bıraktılar; bu kadar güzel olur.
G.Saray, oyuna gayet soğukkanlı, gayet akılcı, topu çevirerek, zamana oynayarak ve rakibin hatalarını kollayarak başladı. Devrenin ortalarına kadar başarıyla giden bu güzel oyunu, lüzumsuz yere bir dakika içinde gördüğümüz iki sarı kartla bozduk; adeta panikledik. Sağdan Lauren, soldan Ümit'in ısrarla unuttuğu Stankoviç, bizi bunaltan kanat akınlarını getirmeye başladılar. Fakat ortadaki adamlarımız o kadar iyi ve Mallorca'nın topa son vuran adamları zaman zaman o kadar beceriksizdi ki, skoru 0-0 götürmeyi başardık.
Devre bu skorla bitsin derken, Arif ile Hakan'ın kısa mesafedeki baş döndürücü verkaçları ve Arif'in topu kalenin boşluğuna adeta bırakması, oyunun gidişini birden değiştirdi. İkinci yarıda G.Saray Mallorca'yı sürklase etmeye başladı. O anlatıla anlatıla bitirilemeyen savunmayı allak bullak ettik. Ve goller birbiri ardına gelmeye başladı. Bir kere daha tekrar etmek isterim. Bütün bu gollerdeki son vuruşlar olağanüstü güzeldi.