|
|
323 trilyonluk yardım
İş dünyası çoğu kez "Hayrın reklamı olmaz" diyerek sosyal alanda yaptıkları yatırımlar ve yardımları açıklamıyor.
Oysa Türkiye'de hemen her okulun taşında, harcında bir vakfın katkısı bulunuyor. Sağlık ve eğitim, iş dünyasının en duyarlı olduğu konular. Sakıp Sabancı özürlü çocuklardan "Benim Metinlerim" diye bahsediyor, Boyner Grubu cüzzamlı hastaları ziyaret ediyor, sağlık giderlerine katılıyor ve cüzzam hastalarının 276 çocuğuna burs veriyor.
Koç Grubu her 23 Nisan'da kimsesiz çocukları Divan Otel'de ağırlıyor. Çocuklar kucağında hediyelerle teker teker ve yanaklarından öpülerek uğurlanıyor. Ayhan Şahenk Vakfı bugüne dek 90 binden fazla vatandaşa ücretsiz sağlık hizmeti götürdü. İş dünyasının bu duyurulmayan faaliyetlerinin maddi portresi katrilyonlara ulaşıyor. Sadece 4 grubun sosyal alandaki yatırımları 323 trilyon 628 milyar lira. En çok harcama yapan Vehbi Koç Vakfı...
800 milyon dolarlık vakıf
Vehbi Koç Vakfı'nın burs verdiği öğrenci sayısı 9 bini aştı. Holding'in yüzde 9.41 hissesine sahip ve kârdan pay alıyor.
Bu yıl 31. yılına giren Vehbi Koç Vakfı'nda, Koç Holding'in ve vakfın kurucusu Vehbi Koç'un "Hayır hasenatın reklamı olmaz" ilkesinden taviz verilmemiş ve yapılan yatırımlar konusunda kamuoyu yeterince bilgilendirilmemiş. Son 1 yıldır yine aynı ilkeyle hareket ediliyor ama vakıf çalışmaları daha şeffaf yürütülüyor. Vehbi Koç Vakfı, 2000'li yıllarda örnek vakıf modeli oluşturmak için 1999 yılında Koç Ailesi, Koç Holding yöneticileri ile ülkemizin önde gelen bürokrat, akademisyen ve işadamlarının katılımıyla bir arama konferansı düzenledi. Koç Holding Vakıflardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Evren Artam, bu toplantının sonucu ile vakfın hedeflerini şöyle anlatıyor:
HEDEF DEĞİŞTİ
"İyi şeyler yapıyorduk fakat iyi işletilmesini garanti altına alamıyorduk. Bundan böyle Vakıf yaptığı işletmeleri kendisi yürütecek. Yaptığımız her yatırımı 'Mükemmeliyet Merkezi' haline getirmeyi hedefliyorduk. Fakat arama konferansında mükemmeliyet merkezleriyle toplum içinde sınırlı sayıda insana ulaştığımız sonucu çıktı ve daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefledik. Amacımızı 'Türkiye'nin insan ve yaşam kalitesini geliştirmede öncü olmak' şeklinde tarif ettik. Bundan böyle vakıf işletmeci değil, proje destekleyen bir vakfa dönüşecek ve geniş halk kitlelerini hedefleyen projeler desteklenecek. Eğitim ağırlıklı projeler yürütüyoruz. 13 okul yaptık 12'si Milli Eğitim Bakanlığı'na devredildi. Bakanlığa bıraktık ama "Yap-Devret-Sahip Çık" modeli geliştirdik. Okulun yakınındaki bir işletmemiz o okula yardım ediyor."
Koç Holding'e bağlı şirketler ve yabancılarla ortak kurulan şirketler her yıl kârlarından belli bir miktarı bağış olarak Vakfa yatırıyor. Genelde kârın yüzde 2-2.5'u aktarılıyor. Hisselerinin çoğunluğu halka açık olan şirketler ise halk menfaatlerini korumak amacıyla kârın yüzde 1'i gibi oranda katkıda bulunuyorlar.
Evren Artam, bütün şirketlerden aktarılan toplam kaynağın yılda 20 ile 35 milyon dolar arasında değiştiğini söylüyor ve vakıfta uyguladıkları sistemle ilgili şu bilgileri veriyor: "Akar sistem uyguluyoruz. Her proje ve girişim için bir fon oluştururuz. Örneğin; Koç Özel Lisesi Fonu 15 milyon dolardır. Biz bu parayı harcama yetkisine sahip değiliz, sadece getirisini harcarız. 21 fon için de durum böyle. Hisse senetleri, fonlara kaynak teşkil etsin diye alınan gayrimenkuller ve nakit imkanlar 1999 yılı sonu itibariyle 800 milyon dolarlık bir hacme ulaştı."
YILLIK HARCAMA
Vehbi Koç Vakfı'nın yıllık harcama bütçesi 80 ile 100 milyon dolar arasında değişiyor. Geçen sene planlanmayan şekilde depremzedeler için 12 milyon dolar toplanmış. 3 milyon doları arama- kurtarma çalışmalarına sarfedilmiş, 4 milyon doları Bolu ve Arifiye'deki prefabrik evler için harcanmış. 3-3.5 milyon dolar da şu anda rezervde, evleri zarar görmüş elemanların, sabit ev edinmeleri için kullanılmak üzere tutuluyor.
Koç Holding Vakıflardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Evren Artam, daha geniş kitlelere ulaşmak için yürütecekleri projeler hakkında şu bilgileri veriyor: "Metropollerin azgelişmiş bölgelerindeki kadınlara ve deprem bölgesinde prefabrik konutlarda yaşayan kadınlara ev, el işleri, hijyen, okuma-yazma gibi iş, uğraş alanı yaratabilecekleri eğitimler vereceğiz. Meslek içi öğretmen eğitimi uygulayacağız.
Önce yaptırdığımız 12 okuldan işe başlayacağız. Yine bu bölgelerdeki çocukların kültür ve tarih varlıklarına sahip çıkması için müze projemiz var. 5 müze seçildi. Önce çocuklar bir filmle eğitilecek, sonra müzeler gezdirilecek."
Filiz ÇİÇEK BİL
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|