kapat

13.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
SELAHATTİN DUMAN(sduman@sabah.com.tr )


Bilgin varsa say arkadaş..

Kafasında depoladığı bilgi parmak hesabına vurulacak kadar az olan insanların bilgisayara bu kadar meraklı olmasını anlamıyorum.. İlla ki bir kampanyaya girecek.. Dolarlı taksitlere başlayıp bilgisayar edinecekler..

SPOTTAN DEVAM: Sonra Internet bağlantısı kurup, kendisine bir site peydahlayacak.. Aklına gelen zırvaları oraya tıkacak..

Eeee! Bu memleketin boşta gezeri bir değil iki değil.. Ufalayıp misket kadar yapsan, her apartmandan iki sele boşta gezer çıkar.. Onlar da sabahtan akşama bilgisayarın başında..

İşin yoksa ekran marifeti ile konuş, dur.. Buna da "çetleşme" diyorlar..

***

Geçenlerde Baba bizim binaya gelmişti.. Daha doğrusu ATV'ye.. Ali Kırca bir sürü mektepli çocuğu toplamış.. Baba orta yerde oturuyor.. Çocuklar soruyor, Baba da cevaplıyor..

Al sana bir cevap..

Koç Üniversitesi'nden bir oğlan bir şey sordu.. Lafını da "Bugüne kadar sorulan hiçbir soruya direk cevap vermediniz, bakalım buna verecek misiniz.." gibisinden bir cümleyle bağladı..

Soru biter bitmez kamera Baba'nın yüzüne zoom yaptı, ekran dolup taştı.. Baktım, Baba'nın sağ göz kapağı sinirden seyiriyor.. Resmen kızdı tırnak kadar çocuğa..

Benim bildiğim Baba kolay kolay sinirlenmez, sinirlense de belli etmez.. Lakin oğlan öyle bir soru çaktı ki bütün ayarı bozuldu..

Seyiren göz kapağı aşağı sarktı.. İki göz kapağından biri tam açık, biri yarı açık duruyor.. Sorunun cevabını vermeye değil de kendi programından seçtiği bir cümleyi ezberden okumaya başladı..

Önce kaç köye elektrik gitmiş oradan başladı.. Ardından asfaltlanan köy yollarının kilometre hesabını söyledi.. Oradan üniversitelere geçip bir "YÖK taksimi" yaptı..

Konuşuyor ama sesinde inceden inceye belli olan öfke titreşimleri var.. Zavallı çocuk da gerildi.. Kamera arada bir onu da gösteriyor.. Oğlan resmen Baba'nın oturduğu yerden fırlayıp;

- "Ula kerhaneci.. Tam seçime iki ay kala açılacak mevzu mu bu?" diye naralandıktan sonra, kafasına gözüne iki üç şaplak vurmasını bekliyor..

Bereket kontrollü bir siyasidir.. Tuttu kendini.. Hatta rakamları sayarken kendinden tahriklenip, keyfe bile geldi.. Oğlanın sorusunu zaten unutmuştu.. Sonunda mesele çıkmadan atlattık bu bölümü..

***

Bunu niye anlattım? Baba soruyla ilgisi olmayan cevapları sayarken Türkiye'nin okuma oranını da söyledi.. Baba'nın hesabına göre (ki kesin doğrudur) biz milletçe "İlkokul dördüncü sınıftan terk" durumundayız..

Hesabı da şöyle yapılıyormuş..

Bütün ahalinin tahsili yıl olarak toplanıp genel nüfusa bölünüyor.. Çıkan sonuç memleketin ortalama tahsili oluyor..

Beni şaşırtan da bu hesap işte..

Topu topu ilkokul dördüncü sınıf tahsiliyle elin son moda icadı Internet'e bu kadar merak salmanın açıklamasını bulmaya çalışıyorum.. Şüphelerim de Internet Mahir üzerinde yoğunlaşıyor..

Yirmi yıllık devlet memurumuz Mahir tutup, kendine Internet'te bir site açtı ya.. Başına da "I Kiss You.." yazdı.. Mahir İngilizcesi ile "öptüm seni.." oluyormuş..

Eğer lisanı biraz daha yeterli olsa "Tuttuğumu öperim.." mealinde bir slogan yazacaktı, daha çok müşterisi olacaktı.. Ama bu da yetti.. Yetmişiki milletten kadın siteye dadandı..

Mahir bir anda şöhrete ve parmak hesabına vuramayacağı kadar çok gavur karısından arkadaşa sahip oldu..

Bana göre bizim ahaliyi de iştahlandıran bu.. Yoksa kimsenin; Internet'e bağlanayım da bakalım uzay biliminde Amerika nereye varmış, öğreneyim; derdi yok..

Donanım kusursuz ama..

Haaaa, şimdi haklı olarak "Peki kardeşim, sen yazını, bilmem neyini bilgisayarla yazmıyor musun?" deyip hallerimizi kafama kakacaksınız..

Doğru! Gazetemiz bilgisayarla dolu..

Herkesin masasında bir alet var.. Hatta evde yazı yazmak için de bir aletimiz var.. Seyahatlerde neyim boş durmayalım diye "seyyar bilgisayar" dahi tedarik edip, elimize verdiler..

Bütün bunlar doğru ama bu durum benim bilgisayarla içli dışlı olduğumu göstermez.. Kişisel bilgisayarımda daha Internet'e bağlanmış değiliz.. İki evlekli bir sitemiz bile olmadı..

Biz sadece açıp kapamasını, bir de editör programını bulup yazı yazmasını biliyoruz.. Bizimki elektronik daktilo sayılır..

Yalan olmasın ama bizim kuşaktan olup da daha ilerisini becereni görmedim.. Sadece Sedat Sertoğlu'nun bilgisayarı bizimkinden daha marifetli.. Aleti kapattığınızda ekranda bir ev kedisi dolanıp duruyor.. Sanal kediymiş..

Heves edip ben de bilgisayarıma bir tekir kedi koydurmak istedim.. Adamını bulamadım..

***

Aslında bizim kuşağın bu aleti doğru açıp kapaması bile başlıbaşına marifet sayılır.. Temsil benim odaya ilk bilgisayar konduğunda Ahmet Vardar ile birlikte etrafında tam yarım gün dolandık..

Alet açık duruyor.. Ben de kapatmak istiyorum ama doğru düğmeyi bulamıyorum.. Üzerinde bir sürü tuş var.. Yanlış bir tuşa basıp sistemi battal etmek söz konusu..

Ahmet Ağabey benden daha eski gazetecidir.. Dolayısı ile daha tecrübeli.. Ben aranıp dururken o yandan yandan bakıp, akıl verdi:

- "Fişini çeksene ulan kafasız.."

Çektim.. Gerçekten de kapandı.. Daha doğrusu ekran karardı.. Ancak böyle kapattığınızda iş daha da karışıyor.. Açmak için her seferinde teknik servisten yardım istiyorsunuz..

Bunları niye yazdım?

Geçen gün kızkardeşim telefon etti.. Kendisine bir bilgisayar alacakmış.. Acaba tavsiye ettiğim bir marka var mıymış?

Eh, üniversite mezunu koca kadın.. Bilgi çağının nimetlerinden yararlanmak onun da hakkı.. Yine de merak edip hangi amaçla kullanacağını sordum..

Bir arkadaşında bilgisayar varmış.. Internet'ten bir siteye girip dört kollu "okey" oynuyorlarmış..

- "Güzel.." dedim, evdeki bilgisayarın markasını söyledim.. İçi rahat etsin diye de gerekçesini açıkladım:

- "Alet çok kullanma halinde ısındığından, monitörün arkasında kalan bölümü hava alsın diye ızgaralı yapmışlar.. Üzerinde çok güzel ekmek kızartabilirsin.."

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır