Önce şunu hemen belirtelim ki, bizim kişilerle hiçbir meselemiz yoktur ve olamaz.. Bu sütunda Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş'e 4 gün önce, helikopter ihalesi ile ilgili bazı sorular sorarken de, olayı kişisel bir iş olarak asla almadık.. Düşünmedik dahi.. Soruları ona sormamızın nedeni, ihalenin doğrudan Kara Kuvvetleri'ni ilgilendirmesiydi.. Bir başka Kuvvet Komutanlığını ilgilendirse ona soracaktık..
Dün Genelkurmay'dan aradılar. Bu konuda bize çok yakında ayrıntılı bilgi verileceğini söylediler. Bilgiyi alınca size duyuracağız.
Ama bu arada Milli Savunma Bakanı Çakmakoğlu ile telefonda görüştük.. Çünkü ona da, aynı ihale ile ilgili bazı sorular yöneltmiştik.. Çakmakoğlu, sorularımıza cevabın, Başbakan Bülent Ecevit tarafından TV ekranlarından verildiğini, bu nedenle kendilerinin ayrıca bir cevap vermeyeceklerini söyledi.. Tatmin olmadığımızı söyledik.. Ama durum bu sayın okurlarımız..
Bizler, ihaleyi şu alsın, yok bu alsın; bu helikopter daha iyi, hayır öteki daha iyi demiyoruz.. Bizler sadece 4 milyar dolarlık bu ihale ile ilgili bazı soruları okurlarımızın gündemine taşıyoruz.. İhaleyi istediğinize verirsiniz, o sizlerin bileceği bir teknik ve askeri iş.. Ama aklımıza takılan konuları kamu adına sormak ise, bizim hakkımız.. Bu hakkımızı da sonuna kadar kullanacağız..
Geçenlerde bir ara gazetede bazı yazarlar toplanmış, bu konu ile ilgili sohbet ediyorduk.. Ben "Meclis'in bu işlere bakan bir komisyonu var. Örneğin bu komisyon, ABD'deki gibi, alımlar için sorular sormuyor mu?" dedim..
Bu soruma yanıt Necati Doğru'dan geldi.. Necati, "Sedat, komisyon var.. Ben de bu komisyonun toplantısını izledim. Askerler tam kadro ve saatinde hazırdılar. Milli Savunma Bütçesi konuşulacak.. Milletvekilleri geç geldiler komisyona. Bir tek soru bile sorulmadı.. Sadece ordumuz övüldü.. Bir Fazilet Partili milletvekili vardı komisyonda.. O da kalktı ve şanlı ordumuzun neden bir uçak gemisine sahip olmadığını, onun da alınıp ordumuza verilmesini önerdi.. İşte sana komisyon.."
Türk ordusu tabii ki çok güçlü olmalı.. Burada herkes aynı görüşte.. Bulunduğumuz coğrafi konumda neyin ne zaman olacağı hiç belli değil.. Ama bir uçak gemisinin kaç para olduğunu bile bilmeyen, bu uçak gemisinin 365 gün sadece limana bağlı olarak durmasının maliyetinin 1 milyar dolar olduğundan habersiz milletvekillerinin, askeri konuların görüşüleceği çok ciddi bir komisyonda bulunmaları bile, işin siviller açısından ciddiyetsizliğini göstermiyor mu?
Faziletli milletvekili böyle de diğerleri daha mı değişik? Yoo, onlar da aynı.. Askeri konuları gazeteciler kadar bile merak etmeyen milletvekillerinden Milli Savunma Komisyonu oluşturuyor, sonra da ciddi sorular sormalarını bekliyoruz.. Ne gezer... Komisyon sadece eğleniyor..
Bakın bu komisyon toplanır.. İhtiyaç dosyalarını iyice inceler.. Sonra da gerekiyorsa gizli bir oturum yaparak, askerlere bu konuda kafalarındaki düşünceleri açar ve soru sorarlar..
Bazı açıklamalar için bizi Genelkurmay'a çağıran ve gerektiğinde gizli belgeler üzerinde bizimle tartışmaktan çekinmeyen generallerimizin, milletvekillerine güvenmemeleri söz konusu olabilir mi?
Milletvekilleri ağızlarını tutamazlar, duydukları gizli bilgileri sağda solda konuşurlar diye mi, ordumuz onlarla, örneğin, "dış tehdit konsepti"ni hiç konuşmuyor? Yoksa anlamazlar diye mi? Kimbilir, belki de generaller bu konuda haklı.. Gerçekten de, ne kadar önemli adam olduklarını göstermek için bazı milletvekillerinin sağda solda bunlardan söz etme tehlikesi var.. Ayrıca gerçekten anlamazlar...
Bu konuya devam edeceğiz..