Beşiktaş, galibiyet için seri bilet almış. Şampiyonluk piyangosunu bekliyor. Zaten bu puan farkıyla şampiyonluk sadece piyangodan çıkar. Arada ilk yarıda tatsız, tuzsuz, ekşi futbol. Ayhan'ın kaçırdığı pozisyondan başka bir şey yok.
Beşiktaş taraftarı, pozisyon yokluğunda Halilagiç'in auta giden topunu bile gol zannedip seviniyor. Haklılar da... Bulundukları tribün, rakip kaleye o kadar uzak ki. Bu uzaklık sadece tartan pistten değil, biraz da güvenlik için. İstanbulspor taraftarı o kadar çok sözlü tacizde bulunuyor ki, artık 16 yaşından küçük çocukların maça gelmesi kırmızı noktalı film izlemelerinden daha sakıncalı.
Bu yazı pek maç yazısına benzemedi. Ne yapalım? Oynanan futbol da maça benzemedi. Maçın kader anı Timur'un Münch'e attığı kafa. Münch'ün bu maçta yaptığı en önemli hareket de bundan sonra uzun süre yerde kalıp orta hakemin dikkatini çekmesi. Orhan Erdemir, 4. hakemin uyarısıyla Timur'u oyundan attı. Demek ki, artık kasti hareket yapmayacaksın. Timur, takımını puandan etti.
Beşiktaş'ta dün Bayram yoktu. Solda Ayhan vardı. Yani Beşiktaş kanatlardan çok, göbekten hücum yapmayı tercih etti. Şifo Mehmet ile Ertuğrul günlerinde değiller. Fevzi kalesinde yan gelip yatıyor. Çünkü top gelmiyor. Defansta Schaefer'in birkaç riskli hareketi var. İstanbulspor'un forvetindeki süratli, fakat yalnız Sertan'a kimse yardıma gelmediğinden İstanbul, Beşiktaş'ın savunma hatalarını değerlendiremedi.
Ligin zirvesi belli oldu. Artık dibine bakacağız. Ortadaki takımlar hep aynı. Şampiyonluğa oynamak gibi bir fikirleri yok. Hiç olmadı ki...