Enflasyonu düşürme programı ile makro ekonomik istikrarı sağlamak adına önemli adımlar atan Türkiye yabancı yatırımcıları bekliyor. AB'ye üyelik süreci başlamak üzere olan Türkiye diğer Avrupa ülkeleri ile aynı dönemden geçecek. Ve bu süreç sermaye piyasaları açısından da önemli olacak. Komşumuz Yunanistan da bize en yakın örneklerden biri. Yunanistan'da 1998 yılı sonunda yatırım fonlarının toplam büyüklüğü 27 milyar doları buldu.
Bu rakam, 1990'ların başlarında 3-4 milyar dolar seviyesindeydi. 2000 yılına girilirken, Atina Borsası'ndaki artışın da etkisiyle ülkedeki fon büyüklüğü 40 milyar doları buldu. GSMH'si 120 milyar dolar düzeyinde olan Yunanistan'da fonların büyüklüğü milli gelirin yüzde 22.5'ine ulaştı. Fonların bu kadar büyümesinde Yunanistan'ın AB üyeliğinin ardından, tek para kriterlerini tuturmak için enflasyonu tek haneye indirilmesi etkili oldu. Ülkede enflasyon 1992 yılsonunda yüzde 15'ler düzeyindeyken, 1999 sonunda yüzde 1.8'e geriledi. Ülkeye özellikle yabancı fon akışı hızlandı.
Yunanistan'da fonlar son 10 yılda yıllık ortalama yüzde 84.5 büyüdü. Bu rakamla Avrupa ülkeleri arasında ilk sırada yer aldı. Yunanistan'ı İtalya yüzde 60, Portekiz yüzde 49, İspanya yüzde 43'lük büyüme ile izledi. Burada ilginç olan Finlandiya hariç diğer ülkelerin AB'ye en son katılanlar olması. Buradan çıkan sonuç şu. AB üyeliğine oynayan, ya da üye olup Maastrich kritelerine uyum sağlamak için ekonomisini düzen sokan ülkelere fonlara akıyor.