kapat

10.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET TAN(tana@sabah.com.tr )


Sofra gözlemcisi

İşkence devletin hâlâ en zayıf noktası. Avrupa bunu çok iyi biliyor.

İşkencenin devletle doğrudan ilgisi olmadığı halde, devlette bir biçimde memuriyet sıfatı ele geçirmişler eliyle yapıldığını da biliyor.

Ama bu tarafı onları hiç ilgilendirmiyor.

Bunun için de dikkatini işkenceden çok işkenceciye veriyor.

Her düzey görüşmede, işkenceciye ne işlem yapıldığıyla ilgileniyor.

Avrupa Birliği'nin "genişlemeden sorumlu en yüksek yetkilisi" Ankara'da görüşmeler yapıyor.

Genişlemeye, yani Avrupa Sofrası'na oturma niyetimizin ne kadar ciddi olduğunu ölçmeye çalışıyor.

Sofradaki yerimiz resmen ayrıldığına göre, bütün sorun içeriye ne zaman buyur edileceğimize gelip düğümleniyor.

30 küsur yıllık sofraya oturma maceramızı Büyükelçi Uluç Özülker bir seminerde şöyle ortaya koydu:

- Avrupa sofrasında enfes yemekler yeniliyor. Sofra sahiplerine, "Şu yedikleriniz size fazla geliyor. Ben de yemeğe katılsam da benim de karnım doysa" diyorum. Onlar da bana, 'Hiç bir sakıncası yok. Ancak bu sofraya oturmanın bazı kuralları var' diyorlar ve ekliyorlar, 'Git yıkan, paklan, tıraşını ol. Üstünü başını değiştir. Mutfağa da belli katkıları yap. Elindeki tahta kaşığı da bırak. Gel sen de yanımıza otur.' Şimdi bütün sorun sofra öncesi hazırlıklarımızı ne kadar çabuk tamamlıyacağımızda...

***

Hazırlıklar arasında bizi en çok düşündüren egemenlik meselesi. Ama şunu bilmek gerekir ki, "ulus-devlet"ten vazgeçmek söz konusu değil.

Ama sofraya oturma zamanı yaklaştıkça egemenlikle ilgili belli yetkilerin de Brüksel'e devredilmesi kaçınılmaz olacak.

İkinci konu ise merkezi yönetimin belli yetkilerinin bölgesel ve yerel yönetimlere devredilmesi meselesi. (TBMM'de gündeme alınmayı bekleyen Mahalli İdareler Tasarısı ile Avrupa'nın fazlaca ilgilenmesi de, Doğu'daki üç belediye başkanının yolları kesilerek içeriye alınmasına karşı tepki göstermeleri de bu nedenledir.)

Avrupa Sofrası bilindiği gibi dört ayak üstüne oturuyor:

Özgürlükler, demokrasi, hukuk devleti ve insan haklarına saygı...

Oturmadan önce, sofranın ayaklarına, ayaklarınızla çarpmamanızdan emin olmaları gerekiyor.

Başka kozları (genç nüfusumuzun fazlalığı gibi gizli bahaneleri) da var.

Ama sofranın bu dört ayağı belki de, sofraya buyur edilmenizi geciktirebilecek en önemli kozlar.

***

Ayrıca elimizdeki davetiyesinde yeralan elbette başka gereklilikler de var:

100 bin küsur sayfa tutan AB mevzuatının Türkçe'ye çevrilmesi.

Bu çeviriyle ortaya çıkacak sorumlulukların yerine getirilmesi ise bir başka sorun.

Ayda 1.000 sayfa çeviri yapılsa bu iş için 100 ay gerekiyor.

Bu 8 yıldan fazla bir zaman demek. Hızlandırılsa hızlandırılsa, bu süre ancak 3 yıla inebilir.

Sofranın ayağını oluşturan Kopenhag Kriterleri'nin yerine getirilmesi belki en temel koşul. Ama belli teknik ve mali zorlukları aşmadan da bu koşulların yerine getirilmesi çok zor görünüyor.

Örnek mi?

Avrupa'ya hazırlıktan birinci derecede sorumlu olan Dışışleri Bakanlığı'nın kadro ve olanaklarındaki yetersizlik.

Bakanlığın 880 kişilik diplomat kadrosu var.

Bunun 600'e yakını yurtdışındaki 100'e yakın merkezde görevli.

Ankara'da 300'den az meslek memuruyla bu 100 küsur bin sayfalık mevzuatın değil çevirisinin, gereklerinin izlenmesi bile olanaksız.

Hele adaylık sürecinde gerçekleştirilmesi gereken binlerce günlük "misyon" ile binlerce saatlik müzakerenin, Dışışleri'nin mevcut bütçe ve kadrosu ile yerine getirilmesi ise neredeyse hayal.

***

Genişlemeden sorumlu yetkili, dünkü gözlemlerinde, acaba Ankara'da bir sofraya oturma seferberliği izlenimi edinebildi mi?

Edinemediyse, inşallah bunu kendi soframızın da herşeye rağmen hâlâ zengin olmasına bağlamıştır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır