kapat

10.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
NECATİ DOĞRU(ndogru@sabah.com.tr )


Askere pahalı helikopter! Sivile kuduz köpek!

Başlığa aldanmayın. Bu bir askerleri kıskançlık yazısı değildir. Güçlü ülkelerin, güçlü orduları olur. Güçlü ordular, ülkelerinin zenginleşmesi için barış ortamı hazırlar. Dolayısıyla bu yazı; "devlet bütçesinden orduya ayrılan pay çok yüsek, eğitime, sağlığa, çevreye, şehire, fabrikaya, tarlaya, tohuma ayrılan pay düşük...." diyen bir boş boş dövünme, ibiş ibiş avunma, salya-sümük ağlama yazısı değildir.

Bu bir sorgulama yazısıdır.

Sivil kaliteyi sorgulama...

Siviller, yani bizi yönetenler; Demirel, Ecevit, Bahçeli, Yılmaz, Dışişleri Bakanı İsmail Cem ya bize yalan söylüyorlar ya da askere söz geçiremiyorlar. Siviller bize şöyle bir tablo çiziyorlar: Dünyada küreselleşme öne geçti. Dolasıyla güzel ülkemiz Türkiye'nin etrafında da bir dostluk çemberi oluşuyor. Yunanlı ile uzo içiyoruz, Bulgar'la köfte yiyoruz, Ruslar'dan gaz alıyoruz, İran'da şeriatçı mollalık bitiyor, İran bizim içinde bulunduğumuz müttefik batı dünyasına doğru adımlar atıyor, İsrail bizim askeri ve ekonomik müttefikimiz, Suriye çareyi Türkiye ile dostlukta görüyor, Irak ile sıcak komşuluk ilişkileri ortamı doğuyor, Bakü-Ceyhan petrol boru anlaşması da ABD'nin açık desteğiyle imzalandı, Azeriler'le Ermeniler de anlaşıyor. Etrafımızda barış çemberi oluşuyor. Arkamızda dünya süperi ABD, biz NATO üyesiyiz, Avrupa Birliği'nin de aday ülkesiyiz...

***

Siviller bu tabloyu çiziyor.

Bu tablo gerçek mi, değil mi?

Bu tablo gerçekse bizim askeri harcamalarımız niye azalmıyor, aksine artıyor. Dünyada küreselleşme patladı diyerek bizim karşılıklı olarak her konuda bağlandığımız, birleştiğimiz, anlaştığımız bütün müttefiklerimiz savunma harcamalarını düşürüyorlar. Bütçelerindeki paranın büyük çoğunluğunu sivil eğitime, öğrencilerin daha iyi yetişmesine, 8 yıllık mecburi öğretimi 12 yıla çıkartmaya, halkın ruh ve beden sağlığına, iyi şehirler kurmaya, temiz bir çevreyi korumaya harcıyorlar. Başta süper güç ABD olmak üzere NATO üyesi ülkelerin hepsi savunma harcamalarını kıstılar. NATO içinde savunma harcamasını sürekli artıran tek ülke biziz. Yapılan planlamaya göre Türkiye olarak önümüzde 8 yıl içinde ordumuzun çeşitli silahlarını yenilemek için 31 milyar dolarlık ödeme yapacağız.

Bütün müttefiklerimiz...

Dünyanın en zengin ülkeleri...

Silaha harcamayı azaltırken...

Biz niçin daha çok silahlanacağız?

Ecevit'in, Demirel'in, Bahçeli'nin, Yılmaz'ın, İsmail Cem'in çizdiği tablo ile yaptığı arasında büyük çelişki var. Dünyaya barış geldi, etrafımızda dostluk çemberi oluştu diyorlar, askere ise bu kadar silahı niçin alıyoruz diye soramıyorlar.

Niçin soramıyorlar?

Çapları mı yetmiyor?

***

Askeri konuları bilecek, askerin belirlediği ihtiyacı zamanında tedarik edecek kadroları olmadığı için mi hazırola geçiyorlar. İşin acı yanı, bu kadar silah harcaması yaparken "hazır alım" yerine "ortak üretimi" öne geçirerek böylece hiç değilse ülkede katmadeğeri yükseltip, teknoloji öğrenebilecek süreci de başlatamıyorlar. Helikopter konusunda tam 10 yıl önce 1990'da ortak üretim startejisi benimsenmesine rağmen başarılamadı. Hep hazır alım yapıldı. Türkiye ordusu Amerikan, İtalyan, Fransız, Rus yapımı helikopterden 300 tane girdi. Türkiye 10 yılda hazır alım 300 helikopter aldı, fabrikasını içerde kuramadı. Türkiye askeri helikopter çöplüğü oldu diye iddalar var. Liberal Demokrat Parti Bakanı Besim Tibuk, 1992 yılında Jandarma için tanesi 3.5 milyon dolara alınan helikopterlerin yedek parçasızlıktan uçamadığı ve hangarlarda çürüdüğünü iddia ediyor, "benzin parasını ben vereceğim, Ankara'da bunları uçursunlar da görelim" diye meydan okuyor. Bu iddilar yükselirken şimdi de 4 milyar dolar ödeyeceğiz, 145 saldırı helikopteri alacağız. Bizim gazetenin arşivinden derlediğim bilgiye göre, bu 145 saldırı helikopteri alınacağı haberleri 1998 yılında çıkmış. O zaman dile getirilen bedel 2.5 milyar dolarmış. Fakat ilerleyen yıllarda helikopter sayısı yine 145'de kalırken ihale bedeli; 3 milyar dolar diye söylenmiş. Daha sonraki haberlerde; 3.5 milyar dolara çıkmış. Şimdi 4 milyar dolar diyorlar. İki yıl içinde aynı ihale bedeli yüzde 60 artmış. Bu artış niye?

İhale yiyicileri mi çoğaldı?

Bizi yönetenler cevap versin.

Toplam 47 katrilyonluk bütçede 4 katrilyon 136 trilyon lira savunmaya ayrılıyor fakat Çevre Bakanlığı'na sadece 23 trilyon lira veriliyor. Çevreye az para ayırınca şehirlerde kuduz köpek sayısı artıyor.

Askere pahalı helikopter...

Sivile kuduz köpek...

Bizi yönetenleri sorgulayalım.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır