kapat

10.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜNGÖR MENGİ(gmengi@sabah.com.tr )


Kaptan köprüye!

Türkiye, enflasyona kaptırdığı kaderini değiştirmek yolunda elde ettiği tarihi şansı, hiç bir sebebe feda edemez.

Haksızlık, hırsızlık ve ahlâksızlık üreten enflasyon çarkını kırmak, Demirel'i ikinci kez cumhurbaşkanı seçmekten önemlidir.

Enflasyonu yüzde 20'ler düzeyine bu yıl indirmeye mecburuz. Başaramazsık Türkiye'nin sosyal patlamalarla sarsılan bir cehenneme dönmesi önlenemez.

Kendimizi kandırmayalım:
Kargaşayı, terörü yaratan sebepler dışarda değil içerde ürüyor. Üretimi artmayan bir ülkede işsizlik ve gelir adaletsizliği artar.

Ekonomik istikrar programını IMF destekliyor ama bunu hedefine hükümet götürecektir. Başarının da, başarısızlığın da sahibi IMF değil hükümet olacak.

Bu yıl hesapça enflasyonu yüzde 25'e indirirken yüzde 5 büyüyeceğiz. Bunun için Türkiye'nin kaynak yaratması lâzım.

Şu anda dış kaynak girişi olmuyor.

Zaten ilk aşamada bu beklenmediği için yılın birinci çeyreğinde 3,6 milyar dolarlık özelleştirme hedefi konulmuştu. Fakat POAŞ dışında dişe dokunur bir satış yapılamadı.

Bu yetmiyor gibi ekonomiden ek vergilerle sürekli para çekiliyor. Özel sektöre işini yapacak para kalmıyor.

Dış piyasaların Türkiye'ye kaynak aktarmaya başlayacakları Mayıs, Haziran aylarına kadar, ekonomik programı özelleştirmeden sağlanacak para taşıyacaktır.

Hükümet enflasyonun düşme trendine gireceği Mayıs-Haziran'a kadar "Bu program yürümeyebilir. Çünkü sahibi yok" dedirtmemelidir. Böyle bir tehlike doğabilir. Çünkü tarihi yolculuğu için gemi denize açıldı ama dümende kimse yok.

Kaptan, başbakandır ve piyasaları sürekli aydınlatmak ve yönlendirmek, halkı bilinçlendirip umutlandırmak onun görevidir.

Özelleştirme hızlanmalı, Ecevit programın kaptanlığını üstlenmelidir. Çünkü o istemese de hükümetin kaderini enflasyonla mücadeledeki başarısı belirleyecektir.

Bugün herkes bir rüyaya inanmış, bu psikolojik etkiyle faizler düşüşe geçmiştir. Ama unutulmasın: Uyuyanlar rüya görür ve otobüsleri şarampole böyle şoförler yuvarlar.

Hedefe de inanan, çalışan ve risk alanlar varır!

Bizans..

Çiller, Cumhurbaşkanlığı pazarlığının Bizans entrikaları batağına saplandığı alârmını veriyor.

Bu bataklığın kirli suları nereden geliyor?

Cevabı, kendi iddialarında gizlidir:

"Bazı ciddi duyumlar, bilgiler var maalesef. Milletvekillerinin etki altına alınarak cumhurbaşkanlığının satın alınmaya çalışılması çok ciddi endişe yaratıyor!"

Kanıtı nerede? Yok..

Öbür yanda Mesut Yılmaz üretiyor:
"5+5 için yapılacak gizli oylamada DYP red oyu kullanıp suçu ANAP'a yıkacak."

Çiller'in manevrası belli: Afaroz ettiği eski gözdeleri DYP'den ANAP'a geçmeye hazırlanıyor. Onları önlemek için tedbir alıyor..

Peki Mesut Yılmaz'ın niyeti ne? O belli değil.

Belli olan tek şey var:
Karşılıklı güvensizliğin ülkeyi belirsizliğe mahkum ettiği ve "Baba"nın kötü bir bayram geçireceği!.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır