|
|
Verilmiş sadakamız varmış!
Bunca yıldır Avrupa sahalarında G.Saray'ı izlerim. Bu kadar kötü, bu kadar anlamsız, bu kadar ne yaptığını bilmez, tam bir mahalle futbolu oynayan bir G.Saray ilk defa görüyorum.
Sen sahaya 2-0'ın avantajını korumak için çıkmışsan, yapacağın bir tek şey var. Oyunu rölantiye alıp zamana oynamak. Bunun yolu da, topa sahip olduğun zamanı mümkün olduğu kadar uzatabilmek. Dün top 30 saniye G.Saray'ın ayağında kalmadı. Arka arkaya 3 pas yapıp topu gezdiremediler. Aldıkları her topu sanki ondan nefret eder gibi anında Dortmund'a teslim ettiler. Bu nasıl oyalama oyunudur, anlamak mümkün değil. Allah'tan karşımızda Dortmund gibi çok kötü bir takım vardı. Onlar da kazandıkları topların hiçbirini değerlendiremediler. Attıkları şutlar neredeyse korner bayrağının üstünden tribünlere gitti. Anlayın gerisini.
Okan yok; pres de yok
Nerede o G.Saray'ın insanın içini bayıltan, ama bu defa tam zamanı olan yan pasları? Sanki 2-0 mağlup olan onlar da, aceleleri varmış gibi dikine oynayarak topu Almanlar'a teslim edip geri dönmesini beklediler.
Takım oyunu bozuktu. Ya bireysel oyun? Bir Okan'ın olmayışı G.Saray'ın o dillere destan orta sahasını böylesine çökertmeli miydi? Nerede o anlata anlata bitiremediğimiz pres? Tabii, burada sadece orta üçlüyü itham etmemek gerek. Asıl yazılacak adamlar; Hakan ve Hagi. Dün resmen G.Saray'ı 9 kişi oynattılar. Hagi, ayağına gelen her topu ya çalım atarak kaptırdı, ya rakibe teslim etti, ya da faul yaptı. Hakan'a, eğer afyon yutturmamışlarsa büyü yapmışlardı. Ben bu kadar maçtan uzak, bu kadar topa küskün bir Hakan gördüğümü hatırlamıyorum. Onun o rakip defansın hızlı top çıkarmasını önleyen presinden vazgeçtim; bir metrekare civarında dolaşan toplara bile bakmıyordu. Kafası öne eğik hayallere dalmışken arkadaşları bağırarak uyarmasa, topun kendi etrafında olduğunu dahi farketmeyecekti.
Fatih Terim, Arif'e takmış
Savunmadaki 4 adam ve Taffarel hayatlarının en zor maçını, ama çok canla başla oynadılar Allah'tan. Ve bütün maçın ağırlığını onlar taşıdılar. Santranın öbür tarafında ne yaptığını bilen, aldığı her topla rakip savunmayı karıştırıp tribünleri ayağa kaldıran Arif'i de Fatih Terim beğenmeyip oyundan aldı. 6 numaralı tabela kalktığı zaman gözlerime inanamadım. Fatih Terim'in Arif takıntısı olur ama, bu kadarı da olmaz. Sen o Hakan'a, o Hagi'ye tahammül edeceksin ve Arif'i oyundan alacaksın. Arif'i çıkarken ayakta alkışlayan binlerce G.Saraylı, ne olup bittiğinin farkında olduğunu gösterdi. Dilerim Fatih Hoca da niye Arif'i oyundan aldığını mantıklı cümlelerle açıklayabilir.
Almanya'da seyrettiğim G.Saray'ın UEFA şampiyonluğuna kadar yolu açık. Ama evinde bu kadar aciz kalan G.Saray, beni fena halde korkutuyor. Son yıllardaki G.Saray'a hiç yakışmayan bu futbol dileriz bir istisna olur. Maçın bir mükemmel adamı hakemdi. Oyunu çok yakından izleyerek, en kritik kararları bile doğru verdi.
|
 |
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|