kapat

10.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
'Yargıtay bekaret konusunda hatalı'
Yargıtay Başkanı Sami Selçuk: Yargıtay kızlık bozma konusunda 70 yıldır yanlış karar veriyor...

YARGITAY Başkanı Sami Selçuk, Türk Ceza Kanunu'nun 423. maddesinde yer alan ve 2 yıla kadar hapis cezasını öngören "kızlık bozma" eyleminin, 70 yıldır yanlış yorumlandığını söyledi.

Yerel mahkemelerde verilen yanlış kararların Yargıtay'ca da onandığına dikkat çeken Selçuk, Yargıtay üyelerinin yasa maddesini değerlendirirken mağdurun iffetine değil kızlık zarına odaklaştıklarını savundu. Bir genç kızın iffetinin tek başına kızlık zarına indirgenemeyeceğini, ilişki sonucunda anatomik olarak kızlık zarı yırtılmasa dahi, iffetin zedelenebileceğini vurgulayan Selçuk, şöyle konuştu:

"TCK'nin 423. maddesinde kızlık zarından değil, kızlık bozmadan söz ediliyor. Bu konuyu özel olarak araştırdım ve bir de kitap yazdım. Evlenme vaadiyle kurulan cinsel bir ilişkide, kızlık zarı yırtılmasa dahi bana göre iffet zedelenir. İffetin zedelenmesi için mutlaka anatomik anlamda bekaretin kaybedilmesi gerekmiyor. Kızlık bozma deyimini bu şekilde yorumlamak gerekir. Ancak yerleşik anlayışa göre kızlık zarı yırtılmamışsa suçun oluşmadığı kabul ediliyor. Yargıtay kararlarında da yer alan bu yanlış yorum, kandırılarak kendisiyle ilişkiye girilen genç kızın, ruhsal çöküntüsünü ve mağduriyetini umursamamak, iffeti sadece anatomik bir değer olarak tanımlamak anlamına geliyor. Yıllardır bu yanlış anlayışı değiştirmenin mücadelesini veriyorum. Tüm çabalarıma ve bu konuda bir kitap yazmama rağmen önyargıları değiştiremedim."

HUKUK BİLMECESİ
Yasanın yanlış yorumlanması sonucunda, mizah hikayelerine konu olacak türden hukuk bilmeceleri ile karşılaşıldığını da belirten Selçuk, şöyle devam etti: "Kesinleşmiş mahkeme kararlarına da yansıyan yerleşik anlayışa göre, bekaret anatomik anlamda bozulmadıysa suç oluşmamış kabul ediliyor. Bazı vakalarda, ilişki sonucunda hamile kalınmasına rağmen anatomik anlamda bekaret devam ediyor. Bu tıbben mümkün olan bir durum. Uygulamadaki anlayışa göre böyle bir durumda, kızlık zarı yırtılmadığı için suç oluşmamış kabul ediliyor. Suçun oluşumu ancak, kızlık zarının doğum sonucunda yırtılmasıyla gerçekleşiyor ve sanık ancak o zaman cezalandırılabiliyor. Doğum normal yolla değil de sezeryanla yapılırsa, o zaman ortaya tam bir hukuk komedisi çıkıyor. Mağdur normal yolla doğum yapmadığı için anatomik anlamda halen bakire olduğu için, sanık cezalandırılamıyor. Bu tür komik örneklerle karşılaşılmaması için, yasanın doğru yorumlanması ve iffet kavramının sadece bakireliğe odaklanmaması gerekiyor. Bu temennime tüm yargı mensuplarının da katılmasını ümit ediyorum."


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır