|
|
MİT'çinin intikamı
MİT Terörle Mücadele Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, Amerika'dan kurduğu İnternet sitesinde olay yaratacak açıklamalarda bulunuyor. Bilgiler arasında gizli dosyalar da var
Yaptığı açıklamalarla sansasyonlara neden olan, son olarak Türkbank ihalesine adı karışınca görevden uzaklaştırılan MİT Terörle Mücadele Dairesi Eski Başkanı Mehmet Eymür, İnternet'te hazırladığı web sayfasıyla yine çarpıcı iddialar ortaya atıyor. Eymür sitesinde Susurluk'tan Türk Hizbullah'ına ve bunların arasındaki bağlantılara, devletin kullandığı militanlara, Doğu Perinçek'le ilişkilerine kadar birçok iddia ortaya atıyor. Ziyaretçi sayısının otuz civarında olması sitenin henüz çok yeni olduğunu gösteriyor. Ancak bilgilerin belirli aralıklarla yenileceği ifade ediliyor. Açıklamaları nedeniyle sürekli sansüre uğrayan, hatta bundan kurtulmak için zaman zaman karısı aracılığıyla açıklamalar yaptığı söylenen eski MİT'çi, sanal alemin ortamında sansürsüz bir şekilde yeni iddialar ortaya atıyor.
Bu yeni site ortalığı yine karıştıracak gibi görünüyor.
Sitede ayrıca dünyanın çeşitli istihbarat kuruluşlarına bağlantılar da var. Sitenin teknik bölümünde tanıtılan cihazların tamamı casusluk aletleri.
Bu bölümde birçok casusluk cihazı konusunda ayrıntılı bilgiler var.
Bu aletler için detaylı bilgi almak isteyenler içinse şu dipnot düşülmüş: "Bize e-mail atın..." Kendi arşivine ait fotoğraflar, belgeler ve bilgilerle zenginleştirilen sitedeki ayrıntılı bilgilerden Eymür'ün Türkiye'den eli boş ayrılmadığı, birçok gizli dosyayı da yanında götürdüğü anlaşılıyor. Çeşitli kişiler arasında geçen telefon görüşmeleri ve bu numaraların kayıtlı olduğu kişi ve adresleri detaylarıyla aktarılmış.
MEHMET EYMÜR KİMDİR?
1943'te İstanbul'da doğdu. 1966'da üniversite öğrencisi iken 'Takip ve Gözetleme Memuru' olarak MİT'e girdi. Babası Mazhar Eymür de MİT mensubuydu ve 1965'te İstanbul Bölgesi Merkez Şefliğinden emekli olmuştu. Mehmet Eymür 1975'e kadar İstanbul'da, 1975-80 arası Ankara'da, 1980-82 arası Bulgaristan'da, 1982-83'te Mardin'de görev yaptı. 1983'ten itibaren Merkez Karargahı'nda çalıştı. 1993'te Kontr-Terör Daire Başkanı oldu. 1998'de emekliye ayrılıp ABD'ye yerleşti.
Savaş SÜZAL
MEHMET EYMÜR'ÜN SİTESİNDEN SEÇMELER
Türk Hizbullah'ını kim kurdu?
Kanlı terör örgütü Hizbullah için "Türk Hizbullah'ı" tabirini kullanan Eymür, "9-10 yıllık geçmişi olan bu canavarı kim yarattı?" sorusuna cevap arıyor. Hizbullah'ın ilk nüvelerinin PKK'ya karşı mücadele amaçlı "kurulduğu" belirtiliyor ve Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olan Hanefi Avcı'nın Hizbullah'ı nasıl kullandığını itirafçıların ifadeleriyle gözler önüne seriyor. Hanefi Avcı, Diyarbakır'da meydana gelen olaylardan JİTEM Komutanı Cem Ersever'i suçluyor. Ancak Eymür, Avcı'nın bizzat katıldığı operasyonlardan örnekler vererek, Hizbullah'ın kullanıldığını ima ediyor.
"Peki Hizbullah, Susurluk çete olayları zamanla bir bir ortaya çıkacak mı? Biraz zor..." Bu satırlar Eymür'e ait. Eymür PKK ile mücadele görünümünde bir ucu askerde bir ucu poliste olduğu görülen bu adamların, Hizbullah'ın doğmasına ve gelişmesine katkıda bulunduğunu kaydediyor. Hizbullah Susurluk ilişkisinin ortaya çıkmasının neden zor olduğunu ise şöyle cevaplıyor: "Devlet yararına olduğuna inanılan işlerin ifşası suçtur, ifşa edenin Cem Ersever gibi cezalandırılmasına neden olabilir. Diğer önemli zorluk her iki tip faaliyeti yürütenlerin asker, polis ve jandarma ve MİT'e mensup kişilerden oluşmasıdır."
Eyüp Aşık'a çatıyor
Aşık çetelerle mücadelede mücadele etti mi?" başlıklı bir yazıda Mehmet Eymür, Eyüp Aşık'ı çete reisinin hoparlörlüğünü yapıp, Türk Ticaret Bankası'nın skandal satışıyla ilgili olayların gelişmesinde birinci derecede rol oynadığını söylüyor. Eymür; Alaattin Çakıcı ve Erol Evcil'i bugünkü noktaya getiren faktörlerin başında bu kişilere verilen siyasi destek olduğunu söylüyor. Makalede şu satırlar dikkat çekiyor: " Çakıcı'nın hemşerisi Aşık'la yakın diyaloğu vardır. Çakıcı, Aşık'ı istediği gibi kullanabileceğini anlamıştır. Aşık ise Çakıcı'dan kimsenin ulaşamadığı önemli bilgiler aldığını düşünmekte ve bu bilgilerin kendisine büyük avantajlar sağlayacağını sanmaktadır. Çakıcı Aşık'a, Çillerler'in kendisine önemli görevler vererek yurdışına gönderdiklerini buna karşılık Türk Ticaret Bankası'nın yakını olan Erol Evcil'e satmayı söz verdiklerini, şimdi ise bundan cayıp rüşvet istediklerini ve bankayı başkalarına satmaya çalıştıklarını anlatır. Aşık, Çakıcı'nın Çiller'ler tarafından ne gibi bir görev verilerek yurtdışına yollandığını, bankayı Erol Evcil'e satmaya kimin söz verdiğini, banka satışında aracılık yaptığı söylenen Adil Öngen'in böyle yetki ve imkanının olup olmadığını, Çakıcı gibi bir çete reisinin banka alımı-satımı ile ne gibi bir ilgisi bulunduğunu araştırmaz, Mafya Şefi Çakıcı'nın sözlerine itibar eder. Artık Çiller'in ipini elinde tuttuğunu sanmaktadır. Aşık sapla samanı karıştırmıştır."
Türk Hizbullahı'nın yayın organı Aydınlık Grubu
Eymür, Türkiye'de hep kapıştığı Doğu Perinçek ile bir kez daha polemiğe girdi. "Türk Hizbullah terör örgütünü kuranların yayın organlığını yapan Aydınlık grubunun başı Doğu Perinçek ve yardımcısı Hasan Yalçın suçüstü yakalandı. Perinçek ve grubunun, Hizbullah'ın kurucuları ve yöneticileri tarafından kullanıldığı saptandı.
Bu ekibin Türkiye devleti içerisindeki uzantısı İşçi Partisi Başkanı Perinçek ve Yardımcısı Hasan Yalçın'dır" dedi.
"ASKER ORİJİNLİ BİR GRUP"
Hizbullah'ı yönetenlerin "asker orijinli" olduğu iddiası da gözden kaçmadı. Aydınlık isimli ekibin Jandarma, MİT ve polis içerisindeki uzantılarının araştırıldığı belirtilerek "TC'yi yıkarak şeriat devleti kurmak için ayaklanma hazırlığında olduğu açıklanan Hizbullah'ı yöneten asker orijinli bir ekibin yayın kadrosunu Doğu Perinçek ve Yardımcısı Hasan Yalçın'ın yönettiği açığa çıktı" ifadesi kullanıldı.
Perinçek grubunun Susurluk sonrasında da olayları baptırarak asıl failleri gizlemeye çalıştığı ve grubun arkasında Türkiye'de istikrarsızlık yaratmaya çalışan bazı yabancı istihbarat teşkilatlarının bulunduğunun belirlendiği kaydedildi.
Osman Gürbüz nasıl kullanıldı?
Birçok faili mechul olayına, gasp ve cinayete karışan "solcu" eylemci Osman Gürbüz hakkında anlatılanlar da bir hayli ilginç. Bu sayfada Eymür'ün Amerika'ya çantasında yeni bilgilerle gittiği açıkça görülüyor. Yapılan ikili görüşmelerin telefon kayıtları ve telefon numaraları ve adresler tek tek sıralanıyor. Osman Gürbüz'ün de devlet tarafından kullanıldığı şu satırlarla ima ediliyor:
"Bazı kaynaklar, kod adı 'Küçük Hacı' olan Osman Gürbüz'ün Jandarma'dan atılma Binbaşı Bülent Öztürk, İbrahim adlı emekli bir başçavuş ile 5 JİTEM mensubunun da bulunduğu 20 kişilik bir grupla çalışmakta olduğu, bazı Silahlı Kuvvetler ve Emniyet Mensuplarıyla ve İstanbul' dan bir MİT mensubu ile irtibat halinde olduğunu, bir süre Em. Binbaşı Bülent Öztürk ile İstanbul Küçükçekmece'de Altınnal adlı barı işlettiğini belirtmişlerdir.
|
Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır
|