kapat

08.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Osaka-İstanbul hattı
Japonya'dan İstanbul'a uzanan bir "kayıp" öyküsü: Tomoko rüya gibi bir tatil geçirmeye geldi; İstanbul'da yitip gitti. Ailesi onu arıyor...

Ülkesini, ailesini, arkadaşlarını ardında bırakmış, "dolu dolu" ve "farklı" bir tatil için, Anadolu'nun bağrına doğru yola çıkmıştı. Japonya'nın Osaka kentinden ayrıldığında rotası Türkiye'ydi. Vakti çoktu. Gezmedik, görmedik yer bırakmayacaktı bu güzel coğrafyada...

Uçak İstanbul'a indiğinde yüreği yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu Tomoko Kojima'nın. Bir kitapta fotoğraflarını görüp, tarihini okuyup vurulduğu ülkenin topraklarındaydı artık.

Sultanahmet'te bir otele yerleşti hemen. Ardından ailesini telefon edip yaşadığı coşkuyu, sevinci paylaştı. Biraz dinlendikten sonra yaptığı ilk iş, tatil programını uygulamaya koymak için tur şirketini aramak oldu...

Adım adım dolaştığı İstanbul'u ezberledikten sonra eşyalarını toplayıp Anadolu turu için yola koyuldu... İlk durak Efes-Selçuk'tu... O antik şehirleri gezdikçe büyülü bir dünyada gibi hissediyordu kendini... Rüya gibi, hayal gibi birşeydi gördüğü herşey...

Daha, Efes'in üzerinde bıraktığı harikulade etkiden kurtulamadan Antalya'ya hareket etti. Şehre vardığında kızıl güneş, yeni yeni yükseliyordu Akdeniz'in üzerinde... Birkaç gün, sıcak havanın, soğuk denizin tadını çıkardı. Teni tuzlu suyu, sarı kumları hissetti doyasıya...

Sonra Kapadokya'ya doğru yola çıktı. Eşsiz peribacalarıyla karşıladı, doğa harikası şehir Tomoko Kojima'yı... İnsan elinin yapamayacağını rüzgarın yaptığını görünce "imkansız" diye birşeyin olmadığını anlamıştı genç kız... Bütün gün, yorulmak nedir bilmeden gezmişti muhteşem Kapadokya'yı.

AİLE KOŞTU GELDİ
Oradan ayrılınca Adıyaman'a gidecekti. Bu kez de Nemrut Dağı'na tırmacak, kral heykellerini görecek, güneşin herkesi kendine hayran bırakarak ve gökyüzünü binbir renge boyayarak batışını izleyecekti. Otobüse bindi, yola koyuldu. Ve kayıplara karıştı... Bindiği otobüsün plakası biliniyordu bir tek: 34 YY 334.

Böylece başladı ailesinin bitip tükenmek bilmeyen arayışı. Defalarca geldiler Türkiye'ye. Kızlarını bulabilmek, onun izine rastlayabilmek için. Kızlarının fotoğraflarını gösteriyorlardı herkese. Bir gören, bir bilen vardır diye...

Akıllarına herşey geliyordu, her türlü felaket. Ya kaçırıldıysa, ya öldürüldüyse... Ya biryerlerde tutsaksa... Akıllarını kurcalayan, yüreklerini paralayan bu sorulara cevap bulmadan gün yüzü göremeyeceklerdi bu dünyada... Tomoko'un nerede ve ne halde olduğunu bilmeden rahat bir uyku çekemezlerdi sıcak yataklarında. Araştıracaklar, bulacaklardı kızlarını...

Konuştukları birkaç kişi, Adıyaman'da tarife uyan bir Japon kız gördüklerini söyledi önce. Kojima Ailesi, Adıyaman'ın altını üstüne getirdi bunun üzerine. Çalmadık kapı bırakmadılar. En sonunda başladıkları noktaya döndüler: İstanbul'a... Çünkü, Tomoko, İstanbul'a doğru yola çıkarken görülmüştü en son... O büyük şehre, birçok insanı yutan şehre doğru giderken...

Tanımadıkları bir ülkede, kayıp kızlarını arayan Kojima Ailesi, "Kızımızı bir daha hiç göremeyeceğiz" diye düşündü önce. Umut kalmamıştı onlara göre. Fakat, dertlerini anlattıkları herkesin canla başla yardıma çalıştığını farkettiler gel zaman, git zaman... Kimse yüz çevirmiyordu onlardan, kimse "Bize ne" demiyordu. Hal böyle olunca, yeniden dört elle sarıldılar wdavalarına.Tomoko'yu bulmadan dönmek yoktu Japonya'ya.

Çaresizlik, bin türlü çare getiriyordu insanın aklına. Onlar da buldular çıkış yolunu, birgün... Üstlerindeki tişörtlere, kazaklara kızlarının fotoğrafını bastırdılar, resimlerini pankart haline getirdiler ve başladılar İstanbul'u arşınlamaya... Gezdikleri, yürüdükleri her sokakta ilgi odağı oluyorlardı. Hergün yüzlerce insan görüyordu Tomoko Kojima'nın fotoğrafını. Ve anlıyordu ailesinin genç kızı aradığını.

ÖDÜL KOYDULAR
Sonra Tomoko Kojima'nın annesi Chikako ile babası Goro Kojima, bir yolu daha denemeye karar verdi. Kızları için ödül vaadetmeyi. Verebilecekleri miktarı belirlediler kendi aralarında: 5 bin dolar... Belki ödülü duyanlar, kendileri araştırmaya başlardı genç kızın nerede olduğu. Belki yerini bilip de söylemeyen birisi yüreklenirdi, suskunluğunu bozardı.

Böylece kararlarını uygulamaya koydular. Tomoko Kojima'nın yerini buluna, söyleyene 5 bin dolar ödül... Şimdi, arayışlarını daha bir canla başla sürdürüyorlar.

YAKUP YENİ-MUSTAFA KAYA


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır