


Çankaya soruları
Anavatan Partisi Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a "bir şeyi" sorduk... Soru uzun... Ve "aynen" şöyle:
Sayın Yılmaz.
Bundan iki ay kadar önce...
"Süreç" daha yeni yeni başlarken...
"Bir yerde" sürece ilişkin "ikili" bir konuşmada...
"ANAP grubunun ikna işini bana bırakın" demişsiniz.
"Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır" diye de eklemişsiniz.
"ANAP'ın 15-16 firesi olduğunu... Bunu 7-8'e indirebileceğinizi" söylemişsiniz...
Mesut Bey.
"Bunlar" doğru mu?
***
Mesut Yılmaz "nerede ve kime söylemişim" diye sormadı.
Sorsaydı...
Baba'ya ve Yılmaz'a "çok yakın kişinin... Ki Karadeniz kökenlidir..." adını verecektik.
Mesut Bey uzun soruyu çok kısa yanıtladı:
- Grup yoluna girdi... Karar verdim... "Bu konuda" artık konuşmayacağım.
Konu "Çankaya" konusu.
***
Mesut Bey... Siz yine konuşmayın da... "Fireyi" söyleyin.
- ANAP'ın firesi... Evet, biraz var.
- Biraz derken... Sayı?
- Diğer partilerden fazla değil.
- Suskunluğunuz ne zamana kadar sürecek?
- Anayasa değişikliği ile ilgili ilk tur sonuçlanana kadar susacağım.
- Anayasa değişikliğinde "son durum" nedir?
- Paket yarın (bugün) uzlaşma komisyonunda görüşülecek.
- Paketin kapsamı daha da genişler mi?
- Hayır... Çok fazla büyümez... Sakıncalı olur.
- Sakınca?
- Süreç zorlaşır.
***
Konuşurken sözü "pazarlığa" getirdik.
Getirdik ama...
"Sözün gerisini" getiremedik.
Zira Mesut Bey "pazarlık konusuna" tepki gösterdi:
- Hayır... Pazarlık değil.
- Nasıl değil?
- Değil... Üç partinin ortak deklarasyonu oldu.
***
Sayın Yılmaz.
Sizinle ilgili olarak deniliyor ki...
"Farklı görüntüler veriyor..."
"Sabah başka, akşam başka konuşuyor."
Yani "samimiyetiniz" sorgulanıyor.
Ne dersiniz?
Soru "uzun ve gerekçeli."
Yanıt ise...
"Yine" kısa:
- Bunlarla meşgul değilim.
- Neyle meşgulsünüz?
- Ben işin (Anayasa değişikliği) hallolmasına bakıyorum.
- Halloluyor mu?
- Görüyorsun ya... Uğraşıyoruz.
***
Evet her yiğidin, kendine göre yoğurt yiyişi var. Örneğin...
Ecevit "iki yıl önce ne dediyse... Hâlâ aynısını" söylüyor.
Ve şimdi de soru:
Sayın Mesut Yılmaz.
"Süreç" sizi yıprattı mı?
Yani "farklı beyanlarınız" falan...
Ne dersiniz?
Çankaya tartışması sırasında kimler, ne kadar yara, bere aldılar?
"Soru uzadıkça" Mesut Yılmaz'ın yanıtı kısalıyor:
- Başkalarının yazdıklarına ve söylediklerine değil de, benim ağzımdan çıkanlara bakılırsa... Daha doğru olur.
***
Konu madem Çankaya...
Yazıya nokta koymadan, bir soru da Baba'ya...
Sayın Cumhurbaşkanım.
Süreç...
Sonra, liderlerin beyanları...
Anayasa değişikliği paketi...
Mesut Bey'in tavrı...
Ne diyorsunuz?
"Kısmetimiz" kısa yanıttan açıldı galiba.
Demirel'in yanıtı kısanın da kısası:
- Benim dışımda.