
Bu kadarı fazla
Meclis'teki Anayasa Uzlaşma Komisyonu, Demirel için ödemek zorunda olduğumuz faturayı tartışıyor.
Fazilet, rejimin güvencelerini kendi çıkarına azaltmaya, yani demokrasiyi bir anlamda kazıklamaya uğraşırken, DSP ve MHP direniyor.
ANAP da uzlaştıran bir rol oynuyor.
Demirel'i ikinci kez seçme yolunu açacak 5+5 formülünü Meclis'ten geçirmek için Fazilet desteği zorunlu olunca pazarlık dönemi açıldı. Pazarlık masası kurulunca da tahmin edildiği gibi Fazilet "Anasının nikahını" istemeye başladı.
İktidar kanadının önerisi, "Anayasa'yı değiştirmeye yönelik eylemlerin odağı" haline gelen partilerin kapatılmasıyla ilgili maddenin değiştirilmesi ile sınırlı kaldı.
Değişiklik, parti kapatmayı zorlaştıracak.
Ama Fazilet'e bu kadarı yetmiyor.
Fazilet "Temelli kapatılan parti, bir başka ad altında kurulamaz" diyen fıkra "Temelli kapatılan partinin ismi, amblemi, rumuzu, tüzük ve programıyla aynı olan bir parti kurulamaz" şeklinde değişsin istiyor.
Yüz verdik hacıya..
Komisyonun Cumartesi toplantısında Fazilet "İsteklerimiz kabul görmezse 5+5'e destek vermeyeceğiz" deyince pazarlık tıkandı.
Koalisyon partileri, durumu liderlerine danışmak zorunda olduklarını bildirdiler ve toplantı bugüne kaldı.
Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, önerinin ilk haliyle bile tehlike olduğunu, lideri "Kanlı mı olacak?" veya "Bizden olmayan patates dinindendir" diyen bir partinin bile kapatılamayacağını söylüyor.
Üstüne bir de "Kapatılan partinin devamı bir parti kurulamaz" hükmü de değişirse, geriye güvence diye ne kalacak; siz tahmin edin..
İktidar liderleri, Fazilet şantajına boyun eğmemelidir.
Parti kapatma kararları artık Türkiye'de kolay ve sık verilmesin.
Ama kökten dinciliğin göze aldığı ihanet boyutlu çılgınlıklar, mezar evler ve silah depoları gözümüzün önünde dururken demokratik rejim de böyle cascavlak savunmasız bırakılmasın.
Çünkü öyle bir durumda Demirel'in şahsına endekslenen istikrar bile güvence olamaz. Demirel'den sonrası da tufan olur!
Titanic batabilir..
Zaten Demirel'in ikinci kez seçilmesi koşuluna bağlanan istikrar arayışı rejimi zedelemiş, demokrasiyi "Babokrasi" kalitesine indirmiştir.
Daha fazlası, millete ve Meclis çoğunluğuna hakaret olacaktır.
Bunun rahatsızlığı, koalisyon partilerine mensup milletvekillerini bile sarmaya başlamıştır. Cumartesi gecesi arkadaşımız Yavuz Donat'ın oğlunun düğününde birçok parlamenterle görüşme olanağı bulduk. Rahatsızlıkları artarsa Ecevit'in Demirel planları Titanic gibi batacaktır.
Tepkiler aysberge dönüşüyor..
Şu da unutulmasın: Paket geçtikten sonra Fazilet'in Demirel'e oy vereceğini kim garanti edecek?
Kutan "Parti kapatılırsa Çankaya Köşkü'ne kimin çıkacağı arkadaşlarımızı ilgilendirmiyor" dedi. Bu sözden şu anlam da çıkabilir:
Kapatılmama garantisini elde eden Fazilet için bu seçim "ilginç" hale gelecektir. Kimse de "Siz bu garantiyi Demirel'e oy vermek şartıyla elde ettiniz" diyemeyecektir. Diyen çıksa bile cevap hazır:
"Dün dündü, bugün bugündür.."
Demirel'in kerametinden, kendisi dışında kimse yararlanamaz diye bir kural mı var?