kapat

06.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
İdama onayın gerekçesi
Apo'nun idam cezasının gerekçeli kararının tam metnini yayımlayan Yargıtay Dergisi, "Avrupa İnsan Hakları Divanı, Zana davasında verdiği kararda PKK'yı terör örgütü olarak kabul etmiş" diyerek AİHM'e atıfta bulundu...

Yasadışı terör örgütü PKK'nın elebaşısı Abdullah Öcalan hakkında, Ankara 2 No'lu DGM'nin verdiği idam kararının, avukatlar tarafından duruşmalı temyiz talebinin reddedilmesinden Yargıtay'ın onadığı kararın gerekçesi açıklandı.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi idam kararını onadıktan sonra, prosedür gereği dosyayı Meclis'e gönderilmek üzere Başbakanlığa iletti. Dosya Başbakanlık'ta bekletiliyor. Ancak "Apo idam edilsin mi, edilmesin mi?" tartışması sürerken, Yargıtay'ın idamı onama kararının gerekçesi Yargıtay Kararları Dergisi'nde tüm ayrıntılarıyla yayınlandı. Kararın tartışmalara yol açağını gözönünde bulunduran Yargıtay 9. Ceza Dairesi daha önce verdiği 22 Kasım 1999 tarihinde verdiği onama kararında özellikle uluslararası anlaşma ve sözleşmelere yer verdi. Kararın gerekçeli bölümünün giriş kısmında Öcalan ve eylemlerine ilişkin ceza kararı özetlendi. Şöyle denildi: "Sanık; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne ait topraklarda bir kısmını devlet idaresinden ayırarak, bu bölgede ayrı bir devlet kurma amacı doğrultusunda oluşturulmuş silahlı çete niteliğindeki PKK terör örgütünün kurucusu ve başkanıdır. Sanık TCK'nın 125. maddesinde tanımlanan suça yönelik talimatlar vererek, binlerce eylemin gerçekleştirilmesini sağlamıştır. Bu nedenle bizzat silah kullanılması şart olmayıp, meydana gelen olayların sonuçlarından sorumlu olunması yasa gereğidir."

CEZA HUKUKA UYGUN
Apo'nun örgüt içindeki yeri ve mali kaynaklarının anlatıldığı metinde, PKK'nın binlerce sivil ile kamu görevlilerinin öldürülmesi ve yaralanması gibi devlet otoritesini yıpratmaya yönelik eylemlerde bulunduğu ifade edildi. Metinde, tarihe tanıklık yapacak, literatürde yar alan Anayasa ve uluslararası anlaşmalardan örnekler veriliyor. Bu cezanın daha önce imzalanan uluslararası anlaşmalar gereği hukuka uygun olduğu öne sürüldü. Kararda, Öcalan hakkında verilecek cezada Anayasa'nın 3. ve 14. maddelerindeki hukuki düzenlenme ile TCK'nın 125 ve 168. maddelerindeki suçların unsurlarıyla birlikte ele alınmasında zorunluluk bulunduğu belirtilerek, "T.C.'nin Anayasa'nın 3. maddesi; 'Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür', 14. maddesinde ise; 'Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiç biri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünülüğünü bozmak, Türk Devleti'nin ve Cumhuriyeti'nin varlığını tehlikeye düşürecek bir amaçla kullanılamaz' denilmektedir" ifadesi kullanıldı. Kararda, AGİK senedinden de örnekler verildi. Ardından Paris Şartı'nın "Güvenlik" bölümü de verilen cezaya gerekçe olarak gösterildi.

ZANA-TÜRKİYE DAVASI
Avrupa İnsan Hakları Divanı'nın Zana-Türkiye davası nedeniyle verdiği kararın, Apo'ya verilen ceza yönünden bağlayıcılığından da bahsedilen kararda şu tespitler yapılıyor: "Avrupa İnsan Hakları Divanı, Zana-Türkiye davası nedeniyle verdiği kararında; PKK'yı, 'amaçlarına ulaşmak için şiddet kulllanan bir örgüt' olarak değerlendirip, 'Türkiye'nin Güneydoğu'da PKK'nın sivillere yönelik kanlı saldırılar düzenlediğini' belirtmiştir. Düzenlemeler ve değerlendirmeler ışığında, sanığın lideri olduğu PKK'nın terörist bir örgüt olduğu, uygar dünya milletleri tarafından benimsenen konferans ve sözleşmelerle kabul edildiği gibi yargı kararlarıyla da belirlenmiştir.."

TCK'nın 15 ve 168. maddelerinin içeriğinin anlatıldığı kararda şöyle devam edildi: "Sanığın lideri olduğu PKK örgütünün amacı, 'Devletin hakimiyeti altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırarak, bağımsız bir Kürt Devleti kurmak' olduğuna göre, silahlı çete niteliğindeki PKK'nın vahim olan bu olayları, sanığın emir ve talimatları ile fiilen gerçekleştirmiş olması karşısında, TCK'nın 168. maddesinin sanık hakkında uygulanmasın imkan bulunmamaktadır. Örgütü kuran, başkanlığını yapan, emir ve talimatları ile eylemler yaptıran sanığa, bu maddenin uygulanmasında bizzat silah kullanması şart olmayıp, meydana gelen olayların sonuçlarından sorumlu olması da yasa gereğidir."!

Tülay ACAR


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır