kapat

06.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Hazine'nin teşvik uygulamasında, korkulu bekleyiş
Hazine'nin Teşvik Uygulama Genel Müdürlüğü'nde bu sıralar korku dağları bekliyor.

Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu Üyesi Recep Sanal, tabiri caizse teşviği hallaç pamuğu gibi atıyor. İncelemenin esası Çankaya'ya ulaşan seri şikayetlere dayanıyor. Büyük bölümü 1997 yılına kadar inen tekstil ve imalat sektöründe yoğunlaşan iddiaların araştırılması için görevlendirilen Recep Bey'in ilk sözleri "Burası bilindiği gibi değil, tam bir felaket" oluyor. Genel Müdür Yardımcısı odası tahsis edilen Recep Bey, teşvik uzmanlarını tek tek çağırıp sorguluyor.

Ellerindeki dosyaları neden zamanında tamamlamadıklarını ya da sonra gelen bir başvuruyu neden erken sonuçlandırdıklarını anlamaya çalışıyor. Hatta iş bir ara öylesine ileri gidiyor ki, Çankaya müfettişi personelin hiciv dosyalarını bile istetiyor. İşte bu noktada sinirler geriliyor. Önce Hazine Müsteşar Yardımcısı Ayşe Dönmezer rahatsızlığını dile getiriyor.

Ardından bizzat Müsteşar Selçuk Demiralp'in bu duruma yüksek yerlerden müdahale ettiği bilgisi geliyor. Bu arada, tozlu raflarda askıda duran dosyalar apar topar ele alınıp işleme konuluyor.

Hazine'nin üvey evlat muamelesi gören teşvik personeli ise, tam "toparlandık" dedikleri anda bir başka kıskaca giriyorlar. Panik artıyor, imza atma hızı yavaşlıyor...!

Devlet Sözü
Yurt Offshore Bank'a bilerek veya bilmeyerek para yatıranların durumu kangrene dönüştü. Yüksek faiz hırsına kapılanı da mağdur, eve yakın olsun diye gittiği şubede kandırılanı da...

İntihar edenler, intihara teşebbüs edenler, kapıları aşındırıp bir yetkili bulamayanların son umutları siyasi parti liderleri oldu. DSP'den umduğu kadar ilgi göremeyen, ANAP'ı "Merak etmeyin, ilgileniriz" sözünü yeterli bulmayanlar, bir de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yolunu tuttular. Bize gelen bilgilere göre, Devlet'in şöyle bir sözü:

"Muhatap bulamıyor musunuz? Muhatabınız 57. hükümettir. Başbakan olarak benim.

Devletin el koyduğu bankalardaki tüm mevduat garanti altındadır.

Offshore olup olmaması farketmez. Hele şu bankaların hesapları bir çıksın, gereken yapılacaktır!" Bakalım Devlet Bey'in sözü onbinlerce insanı rahata kavuşturabilecek mi?

Bilançolar neden gecikti?
Söz, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen bankalardan açılmışken dikkatli gözlerden kaçmayan bir ayrıntıya daha girelim istedik. 22 Aralık 1999'da yapılan operasyonun ardından beş banka için 10 Şubat vadeli gerçek bilanço hazırlanacağı taahhüt edilmişti. Ancak takvim birden 15 Mart'a uzatılıverdi.

Söylenenlere bakılırsa Merkez Bankası Başkanı Gazi Erçel, Bankalar Yeminli Murakıpları'nın raporlarından biraz dertliymiş. Örneğin, Türk Ticaret Bankası'na 500 milyon dolar aktardıklarını, aslında 250 milyon doların yeterli olacağını gördüklerini anlatıyor, "Bu kez işi daha sıkı tutuyoruz" mesajı veriyormuş. Bu nedenle bilanço işinin havale edildiği bağımsız denetçiler Erçel'in yüzünü kara çıkarmamak için ince eleyip sık dokuyorlarmış. Bekleyip göreceğiz. Murakıplar mı, denetçiler mi doğru hesap yapmış?...

Kısa... Kısa... Kısa...
Uğurlu gömlek: Sonucu merakla beklenen Petrol Ofisi ihalesi sırasında Özelleştirme İdaresi Başkanı Uğur Bayar, bir sırrını yakın dostlarıyla paylaştı.

Beyaz üzerine kırmızı çizgili oldukça şık bir gömlek giyen Bayar, bu gömleğin kendisine uğurlu geldiğini açıkladı. Büyük ihalelerde kırmızı, beyaz çizgili gömleği tercih eden Bayar'ın bu uğuru POAŞ pazarlıkları sırasında yine işe yaradı ve Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirmesi gerçekleşti...

Denktaş farkı: KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, farklı ve renkli kişiliğine çoğu zaman eklediği siyasi tecrübesiyle de puan topluyor. Kıbrıs'ta 4 bankanın batışı karşısında sahaya çıkan Denktaş, hükümet üyelerinin "işimize karışmasın" uyarısıyla karşılaştı. Ancak adaya hakim Cumhurbaşkanı dipkarpazların çöp kamyonu ihtiyacından Karaoğlanoğlu'ndaki okul açığına kadar tüm talepleri toplayıp Odalar Birliği Başkanı'na iletti ve bir dakikada işi çözdü.

Okan MÜDERRİSOĞLU


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır