Rahmi Koç'un oğlu Ali Koç, telekominikasyon projeleri ile ilgili Ankara'da düzenledikleri basın toplantısında güzel bir "benzetme" yaptı.
Modern haberleşme ağları ile ilgili niyetlerini anlatmak için...
"Siber ağlarla öreceğiz anayurdu dört baştan..." dedi.
Ali Koç bu sözleriyle...
10'uncu yıl marşındaki cümleye gönderme yapıyor:
"Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan..."
Benzetme güzel ama acaba gerçek ne durumda?..
Türkiye'nin haberleşme alanındaki ataklarına diyecek yok...
Kuşkusuz daha ileri ataklar da yapılacak...
Velakin...
Demiryollarımız döküm döküm dökülüyor...
Bir yerden bir yere trenle gitmek, Afganistan dağlarını katırla aşmaya benziyor...
Yani...
Marşta söylediğimiz gibi bütün yurdu demir ağlarla öremedik...
Evelallah haberleşme dalında...
Özellikle de cep telefonu kullanımında neredeyse Avrupa birinciliğine gidiyoruz...
Ama demiryollarımız 50 yıldır bıraktığımız yerde duruyor...
Herkesin cebinde bir, hattâ bazılarında iki cep telefonu var...
Tuvalette hacetini görürken bile ceple konuşanlar var...
Bence tarifsiz bir görgüsüzlük!..
Acil ihtiyaç olmadıkça ceple konuşmak, abes ötesi bir davranış...
Diyelim ki bu teknolojiye merakımızdan ileri geliyor...
Peki, dünyanın en akılcı ve en güvenli demiryolları dökülürken...
Bu "cep merakı" birazcık dam üstünde saksağan kalmıyor mu?..
Doğu'dan vazgeçtim...
Bir iş için gittiğiniz Kütahya'dan, çok acil bir sebeple İstanbul'a dönmek zorunda kaldığınızı düşünün...
Otobüsle sürünerek dönmekten başka seçeneğiniz var mı?..
Halbuki medeni ülkelerde bu mesafeler hızlı trenlerle iki saatte aşılıyor.
Kusura bakmayın ama bizim halimiz ise...
Merkebin üzerinde giderken, internette sörf yapmaya benziyor.
Cepte telefon var ama yolculuk otobüs veya trende saatlerce...
Ali Koç'nin güzel benzetmesi, bende demiryolları ile ilgili bu çağrışımları yaptı...
Keşke ülkemizi önce demir ağlarla örmüş olsaydık...
Bir af çıkaracaksanız, çıkarın artık... Affın sürüncemede kalması, içerde ömür çürüten ve af bekleyen insanlara eziyettir. İşkencedir. Onbinlerce insanı, af suretiyle yaşama yeniden kazandırmaksa hükümetin amacı, bu hedefi bir an önce gerçekleştirmeli ve eziyete son vermelidir.
Hatta, önümüzdeki hafta yoğun bir çalışmayla af tasarısı Meclis'ten geçirilip, binlerce insana bir bayram müjdesi bile verilebilir...
Kazanılacak insanları topluma bir an önce kazanmak değil mi esas amaç?.. Onların dışarda yolunu gözleyen çoluk çocuğu sevindirmek değil mi?..