kapat

03.03.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
GÜLAY GÖKTÜRK(gokturk@turk.net )


Namussuz bir cinayet

Ölümün kolayı olduğunu sanmıyorum. Ama kolları arkadan bağlanıp kör bir ekmek bıçağı ile kıtır kıtır kesilmek kadar zor olanı da azdır herhalde...

Zavallı Saime Duman'ın o sabah elleri arkadan bağlı bir halde kurbanlık koyun gibi boğazı kesilmek üzere yere yatırıldığında yaşadığı dehşeti düşündükçe ürperiyorum.

***

Saim Çelik'le nikahsız eşi Saime Duman bundan dört ay önce yürüyemeyen çocukları Kadir'i tedavi ettirmek üzere İstanbul'a gelmişler. Doğuştan sakat olan iki yaşındaki Kadir SSK'da iki kez ameliyat edilmiş. Üçüncü ameliyata hazırlanırken Saim Çelik, beş parasız olmalarına rağmen doktorların çocuklarına gösterdiği ilgi yüzünden karısından şüphelenmeye başlamış.

O sabah, karısını uyandırıp sıkı bir sorguya çekince de gerçeği öğrenmiş. Saime Duman, "çocuğunun ameliyatı için doktorla ilişkiye girdiğini" itiraf etmiş ve ihanetinin cezasını boğazlanarak çekmiş. Cinayetten sonra Jandarmaya teslim olan Saim "namusumu temizledim" demiş.

***

Bu olayda kimin namuslu, kimin namussuz olduğunu tartışmaya ne dersiniz?

Bir yanda yürüyemeyen çocuğunu yürütmek için kadınlığını rüşvet olarak sunan bir anne; öte yanda, oğlunun parasızlık yüzünden sakat kalışını hiçbir şey yapmadan seyreden bir baba.

Kadın sahip olduğu yegane şeyi vererek oğlunu kurtarmaya çalışıyor; adam ise namusunun derdine düşüp kadını ölümle cezalandırıyor.

Hangisi daha suçlu? Hangisi daha vicdanlı? Hangisi daha namuslu?

Benim ahlak anlayışıma göre asıl namussuzluk, bir çocuğun parasızlık yüzünden göz göre göre sakat kalmasını seyretmektir. Biraz vicdanı olan, çocuğu için biraz duygu taşıyan bir insan, bırakın koyun gibi kıtır kıtır kesmek, boşamaya bile kıyamazdı o kadını. Belki çok acı çekerdi, çaresizliğine dövünür ağlardı; ama içinden, taa içinden onu suçlayamazdı, affetmeye çalışırdı...

Ben bir insanın çocuğunu ayağa kaldırabilmek için dilenmesini de, hırsızlık yapmasını da, fuhuş yapmasını da hoş görebilirim. Ama kayıtsızlığını asla...

***

Kimileri bu tür namus cinayetleri karşısında pek anlayışlı oluyorlar. Katilleri "geleneklerin kurbanı" olarak görüp bir çırpıda aklayabiliyorlar.

Oysa onlar, geleneklerin kurbanı oldukları kadar üreticisidirler de. Gelenekler onları yeniden ve yeniden üretenler yüzünden sürüp giderler. O kahrolası geleneklerin son uygulayıcıları, kendilerinden sonra yaşanacak vahşetin de yükünü taşırlar.

Ben bu yüzden affetmek bir yana, çifte hınç duyuyorum onlara karşı. Hem işledikleri cinayet için, hem de kendilerinden sonraki canileri cesaretlendirdikleri için. Namus cinayeti denen vahşi geleneğin kör bir takipçisi olup sorgulamadıkları için.

İnsan denen her varlıktan, hayvanla arasındaki farkı ortaya koymasını; omuzlarının arasındaki o organı biraz olsun kullanmasını beklemeyeceksek, başka neyi bekleyeceğiz?

***

Şimdi mahkeme -toplumdan aldığı güçle- Saime'nin ihanetini cinayet için ağır tahrik sayacak. O namussuz koca, karısını "namusunu temizlemek" için öldürdü diye, üç-beş sene sonra elini kolunu sallaya sallaya dışarı çıkacak.

Namus temizleyen caniler üç-beş sene yatıp çıktıkca da bu ülkede daha çoook kadın boğazlanacak.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır