kapat

29.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ALİ KIRCA(alikirca@sabah.com.tr )


Yılın transferi

Önümüzdeki haftalar çok hareketli geçeceğe benziyor.

Zirvede transfer heyecanı yaşanacak. Takımın başına kim geçecek?

Kim taşıyacak ülkeyi Avrupa'nın kapısından içeri?

Kim ehil, kim değil?

***

Siyasetle ilgili olanlar, yukardaki soruların Çankaya Köşkü'yle ilgili olduğunu düşünebilirler..

Futbolla ilgili olanların aklına ilk gelense, Fatih Terim'in transfer öyküsü olmuştur besbelli..

Oysa...

İkisi de doğrudur..

Yukardaki satırlar, hem Cumhurbaşkanlığı seçimi, hem de Fatih'in transferi için yazılmıştır.

Ama, dahası vardır...

Yukardaki satırlar, Cumhurbaşkanlığı seçimi ile Fatih'in transferini aynı potada eritmek için kaleme alınmıştır.

Daha açık söylemek gerekirse; Çankaya Fatih Terim'i transfer etmelidir.

Daha da açığı; Fatih Terim, Çankaya'ya gitmelidir.

***

Gerekçelerini sonraya bırakarak, önce koşulların hazırlanması gereğinden söz etmeli...

Terim'in ve benzerlerinin Çankaya Köşkü'ne çıkmalarını sağlayacak koşulların hazırlanması...

Siyasi partiler, anayasa değişikliği için masaya otururken, gündemin başına bizce en önemli maddeyi almalıdır.

Yirmibirinci yüzyılda artık "çağdışı" kabul edilmesi gereken madde..

Yani, Cumhurbaşkanı olabilmek için "yüksek öğrenim şartı"...

Partilerin, liderlerin, medyadaki kanaat önderlerinin, Anayasa Hukuku uzmanlarının, siyaset bilimcilerin bu konuda sesiz kalmalarını anlamak mümkün değildir.

Cumhurbaşkanlığı seçimiyle doğrudan ilgili olmayan pek çok anayasa maddesi "değişiklik" masasına yatırılırken; Cumhurbaşkanlığı seçimini doğrudan etkileyen "öğrenim şartı" hâlâ korunabilmektedir...

Bu madde, cumhurbaşkanlığı için bir "kalite" belgesi olarak ya da "yüksek standart" zorunluluğu için konulmuş değildir.

Bu madde, her şeyden önce bir "reaksiyon" maddesidir.

Ama, daha da önemlisi bu madde, bir "kompleks" maddesidir.

Reaksiyon maddesidir; çünkü 27 Mayısçıların, "komitacı" Celal Bayar'a "tepki"leri nedeniyle anayasalara girmiş ve öylece kalmıştır..

Kompleks maddesidir; çünkü, toplumda hakim olan "adam" sayılma şartının, "tahsilli ve diplomalı" olmakla eşdeğer tutulduğu çok eski bir anlayışın eseridir.

Eskiden hayli azınlıkta olan "yüksek tahsilli"lerin, ötekilerce "kabul edilmiş" gizli hegemonyasının, devletin en üst katına taşınarak; dosta düşmana karşı, içte ve dışta "yüksek tahsilli Cumhurbaşkanı"na sahip olma kompleksinin tatmininden ibarettir.

Oysa, şimdi, sokakta elinizi sallasanız "yüksek tahsilli"ye çarpar... Ne yazar?..

***

Düşünün ki, bu şart nedeniyle, belki de seven - sevmeyen çok kişinin Cumhurbaşkanlığı için aklına gelen ilk isim olan Bülent Ecevit, Çankaya'nın kapısından adımını bile atamaz...

Kapıdaki muhafız sorar çünkü:

"Yassah hemşerim, diploman var mı?"

Ülkeyi en zor zamanlarında emanet ettiğiniz adama, köşkün masasını emanet edemezsiniz.

***

Evet, bu şart kalkmalıdır artık.. Ve... Fatih Terim için kalkmalıdır...

Fatih'e Çankaya yolu açılmalıdır..

Şaka etmiyoruz...

Son derece ciddi bir öneridir bu...

Türkiye'de artık siyasetin kapısı, siyaset dışında başarılı olanlara da açılmalıdır..

Politikada başarılı olmak görecelidir; hatta çok allayıp pullarsanız başarısızlıkları bile başarı olarak sunabilirsiniz. Siyaset biraz da budur..

Oysa, siyaset dışında başarı, "mutlak" bir şeydir, "reel"dir, elle tutulur, gözle görülür...

Türkiye insanı artık Çankaya Köşkü'nde ya da siyasetin başka zirvelerinde, siyaset dışı başarılı insanları görmek istiyor.

Başarılı bir bilim adamı, başarılı bir sanatçı, başarılı bir yazar, bir iş adamı, bir sendikacı, bir sporcu...

Engel mi var?

Var...

Bizim adayımız Fatih Terim ve Terim için engel var... Şu meşhur "öğrenim şartı"...

***

Cumhurbaşkanının, ülkesi için, halkı için ne yapmasını istiyorsunuz?

Ne bekliyorsunuz ondan?

Zorlukların üstesinden gelmesini, 24 saat halkını ve işini düşünmesini, halkıyla birlikte üzülüp sevinmesini, gençlere önem vermesini, takım ruhu yaratmasını, ülkenin önüne hep yeni ve ileri hedefler koymasını ve ülkeye Avrupa yolunu açmasını...

Terim, yıllardır bunu yapıyor... Ve kazanıyor...

Daha ne olsun...

***

Ancak, daha önemli birşey daha var onu Çankaya için "yeterli" kılan...

Fenerbahçe...

Fenerbahçe'nin Terim'i istemesi...

Bu satırların yazarı, Galatasaraylıların çoğunluğuna egemen olan tepkilere katılmıyor...

Terim'in Fenerbahçe'ye gitmeyeceğini biliyoruz.

Ama, Fenerbahçe yönetiminin "Galatasaray'ın simgesi" Fatih Terim'i almak istemesiyle, Türkiye'de "iç barış" adına çok önemli simgesel bir adım attığına inanıyoruz.

Bilinçli ya da bilinçsiz..

"Has bir Galatasaraylı"yı "rakip camia"nın pekala kucaklayabileceğinin açıklanması, buz dağlarını ve radikal düşmanlıkları kıracak anlamlı bir adımdır..

Özünde, "iç barış"a hizmet edecek bu niyet beyanının doğru değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor ve Fenerbahçe'nin bu girişimini sempati ile karşılıyoruz...

Ancak, bu adımın atılabilmesini sağlayan kişinin ve kişiliğin de Fatih Terim olduğunun unutulmaması gerektiğini söylüyoruz..

Onu, Çankaya'ya götürecek son ve en önemli özelliği de budur, diyoruz..

Toplumsal alanda ülkeye hakim olan "ezeli" karşıtlık ve çatışma iklimlerini değiştirebilecek bir rüzgara ihtiyacı var ülkenin..

Biz Fatih dedik..

Siz daha iyisini bulun.. Bu "tarif"in içini doldurun...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır