


Cumhurbaşkanlığı krizi, toplum yararına çözülebilir mi?
Cumhurbaşkanlarının ikinci kez seçilmelerinin yaratabileceği sakıncalar daha şimdiden ortaya çıktı.
Daha sözü edilirken Çankaya, hükümet, meclis ve siyasi parti yönetimleri, çeşitli pazarlıkların içine çekilerek yıpranma sürecine girdiler.
Demek ki Anayasa'nın bu konudaki hükmü, doğru bir temele dayanıyormuş.
Ama artık iş işten geçti.
Sonunda uzatma olsa da olmasa da kurumlar, halkın gözünde hızla yıpranıyor.
***
Belki bu noktadan sonra bile bu işi olumluya çevirme olanağı vardır.
Bakalım şu öneriye ne diyeceksiniz:
Bir "toplum sözleşmesi" öneriyorum.
"Toplumsal pragmatizm" örneği verilmesini istiyorum.
Bu pragmatik sözleşme şöyle işleyebilir.
***
Bildiğiniz gibi hükümet, cumhurbaşkanlarının ikinci kez seçilmesini sağlayabilmek için oylamayı cazip hale getirmeye çalışıyor. Ve bu oylamaya parti kapatmayı zorlaştıran ve milletvekilleri maaş artışını Meclis başkanlığına bağlayan maddeler ekliyor.
Bu tasarıların hepsi siyasi eliti ilgilendiren, onların yararına çalışan maddeler.
***
Bu aşamada en doğrusu, halkın tepkilerini gözönüne alarak uzatma girişiminden ve bu siyasi manevralardan vazgeçmek.
Ama eğer bu paket kaçınılmaz hale gelirse, buna halkın yararını gözeten maddeler de eklensin.
Mesela kangren olmuş siyasi partiler yasasındaki değişiklikler de birlikte oylansın. Genel başkan imparatorluğuna son veren düzenlemeler getirilsin.
Milletvekili olabilme yaşı da bu oylamayla birlikte indirilsin.
Öğretmen isteyen küçük çocukları mahkemelerde süründüren çağdışı yasalar da, bu oylamada kaldırılsın.
***
Bu pakete, halkın yararına bir çok tasarı eklenebilir.
Böylece Cumhurbaşkanını ikinci kez seçtirme gayretleri, daha geniş kitlelerin yararına değişiklikler de içereceği için, bir toplum sözleşmesi anlamı taşır.
Daha geniş bir destek tabanına kavuşur.
Şu andaki siyasi rüşvet ve ahlaksız teklif görüntüsü hafifler.
***
İşte konuya pragmatik bir yaklaşım. Cumhurbaşkanını ikinci kez seçtirme operasyonunu halka rağmen ve binbir protestoyu göğüsleyerek, kurumları gelenekleri zedeleyerek, kısacası kırıp dökerek gerçekleştirmek yerine, geniş halk kitlelerinin desteğine kavuşturacak bir formül.
Tabii bu ülkede geniş halk kitleleri sözü, hala bir anlam ifade ediyorsa...
Özellikle de siyasilerin bakış açısından.