kapat

29.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
AHMET VARDAR(avardar@sabah.com.tr )


Galiba yakında bir sigorta köşesi de açacağız...

O kadar çok şikayet geliyor ki, bir türlü önünü alamıyoruz. Ben her yazımdan sonra, sevgili okurlarıma "Lütfen bir yeri sigorta ettireceğiniz zaman, poliçenin arkasındaki o küçük yazıları muhakkak okuyun" uyarısını yapıyorum. Ama kim dinler ki, yine kuzu gibi hiçbir şeyi okumadan imza atıyorlar, tam sıkıştıkları zaman da "Amman Ahmet Vardar..." diye bana geliyorlar. Aslında sade sigorta şirketleri değil, insanlarımız da kabahatli... Nereye, nasıl, niçin imza attığımızı bir türlü bilemiyoruz. Sonra da başımız derde girdi mi, başlıyoruz bağırmaya...

Şimdi diyeceksiniz ki, "Pekiyi biz suçluyuz da, hırsızın hiç mi suçu yok" Hani bir hikaye vardır; adamın evi soyulmuş gitmiş karakola, derdini anlatmış. Karşısındaki memur başlamış ona sormaya... "Evi kitledin mi?... Kilit sağlam mıydı?... Neden boş bıraktınız?..." deyince, "Evet anladım memur bey ama hırsınız hiç mi suçu yok yahu!..." Sigorta şirketlerinin hiç mi suçu yok... Var tabii...

Hakan Çelik isminde bir vatandaşın arabasına bir başka araba çarpmış. Hem de park halinde iken... Adam arabanın plakasını tespit edmiş ve polisin tuttuğu kaza raporlarını da alarak EMEK SİGORTA'ya müracaat etmiş. Demiş ki; "Senin sigortaladığın araba bana çarptı. Çarpılan arabam şurada, gelin, bakın ve zararımı tazmin edin." İşte bundan sonra işkence de başlamış. Hakan bey, önce tespit ettiği 4 telefon numarasından aramaya başlamış, daha sonra da sonucu alabilmek için, 6 telefon numarası daha bulmuş. Devamlı EMEK SİGORTA'yı arıyor ama bir türlü muhatap bulamıyor. Sonunda birini yakalayıp, "Neden böyle yapıyorsunuz?..." diye sorduğunda, küstahça "Şirket politikası" cevabını alıyor.

Sürün babam, sürün... Bu işi kim icad etmişse, iyi icad etmemiş. Hadi insan kendi sigortasını kendisi seçer. Ama kazaya karıştığı bir olayda karşı arabanın sigortasını seçemez ya... Öyle bir hakkı da yok... İnsanlarımızı devamlı sıkıntıya sokan şu sigorta işinin halledilmesini temenni eder, vatandaşları da bu konuda daha dikkatli olmaya çağırırım.

Ankara Havaalanına olacak?...
İstanbul Havalimanı terminali yeni yapıldı. Bir takım eksikliklerine rağmen iş rayına oturmuş gibi birşey... Ama Ankara bir felekat!... Sözüm ona Ortak Pazara giriyoruz. Ortak Pazardaki herhangi bir ülkenin kasabalarında bile olamayacak kadar ilkel bir meydan... Tabii her tarafı ile kepaze!... Bir de şu el arabaları işi var, kapanın elinde kalıyor. Ne nizam var, ne de intizam... Bir defa uçaktan iner inmez, bakıyorsunuz bavulunuzu koyacağınız el arabalarının hepsinin başında bir adam. Hamallar arabaları kapmışlar, kendi olanağınızla bavulunuzu taşıyamıyorsunuz. Olur mu böyle şey?... Orası dingonun ahırı mı?... Hadi iyisini yapamıyorsunuz bari elde olanı doğru dürüst kullanın. Haydi iş başına...

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır