kapat

29.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
HINCAL ULUÇ(uluch@sabah.com.tr )


"Ich bin ein Berliner!.."

Mercedes'in şöförü yanımda oturuyor, emniyet kemeri bağlı değil.. Ben de bağlamadım, nedense.. Mercedes olunca insan kendini güvenli mi hissediyor ne?..

Arkada Tayfun, hani şu Yılan Hikayesi'ni yazan genç, "Hıncal ağabey, burada kemer bağlamamak 80 mark" dedi.. 25 milyon lira falan.. Ben şöföre baktım..

Tayfun cezayı ona da doğrulattı.. Sonra sordu:

"Peki niye takmıyorsun.."

"Bu Mercedes" dedi şöför!..

"Bu Mercedes" olunca, polis çevirmiyor yani, Berlin'de.. Kendimi birden vatanımda hissediverdim..

Mercedes her yerde Mercedes. Polis de her yerde polis yani..

Efendim Berlin'de ve şöförlü Mercedes'te ne işim var?..

Şu işim var..

Faruk Bayhan Kanal D Genel Müdürü..

"Yürü Almanya'ya gidiyoruz" dedi, telefonda..

Faruk "Yürü" deyince, "Neden.. Nereye" diye sormam.. Ankara'da TRT koridorlarında başlayan 40 yıllık dostluktur bu.. Öğle yemeği diye, simit, çay ve kaşarı paylaştığımız günlerden başlayarak..

Kafamda, Dortmund maçı ile mi bozdum nedendir, ille de Düsseldorf var. Bilete son dakikada bakmasam, Berlin'e gideceğimden haberim yok..

Oysa Berlin Avrupa'daki dört göz ağrımdan biri.. Roma, Paris, Londra (Bu sıra ile olması şart değil) ve Berlin!..

Bu kente gelince, bu kentte soluk alınca, Kennedy gibi bağırmak gelir içimden hep..

"Ich bin ein Berliner!.."

Ben bir Berlinliyim..

Kennedy ile ayni yıl Berlin'de idik, 60'ların başında.. O Berlin hayatımı değiştirdi belki.. Vakit olursa bu yazı dizisi içinde onu da anlatırım ya..

İki kuzenim, kadın oldukları için, kuzin mi demem gerek yoksa.. Fransızca uzmanları ile gene kavga etmeyelim, "Burası Türkiye bana ne" diye.. 30 yıldır orada yaşarlar. Haber bile veremedim..

Efendim Faruk, Avrupa'da doğup büyüyen en güzel Türk kızını seçecek.. Konu kız seçme olunca da aklına ilk ben gelirim. Ben de merakımdan değil, onu kıramadığım için (Dost böyle günde belli olur ya), kalkar giderim..

Efendim sponsor Alo Vatan diye bir kurum.. Bizi nasıl krallar gibi ağırlıyorlar.

Şöförlü Mercedesi altımıza çekip "Kaldığınız sürece bu arabalar emrinizde" diyen onlar..

Kaldığımız sürece altımızda şöförlü Mercedes olursa ne yapılır?..

Faruk'un eşi Semra'yı nasıl severim bilmezsiniz.. Ama neden sevdiğimi bilin..

Altında araba.. Cebinde platin cinsinden kredi kartı ile, 100 kadını, hem de yol sorma, park yeri arama, taksi peşinde koşma sıkıntısı olmadan Berlin'de sokağa salın.. 99'u "Alışveriş canavarı" olur..

Geri kalan biri, işte o Semra..

Bir program, harika.. Bir kültür turu yapacağız.. Üstelik kent dışına çıkılacak.. Potsdam'a, Bismarck'a kadar Alman İmparatorluğunun merkezi olan kente gideceğiz önce..

Orada, Büyük Frederic'in sarayı var.. Esas hedef orası.. Yan hedef, Berlin ile Potsdam arasındaki Casuslar Köprüsü ve Frederic'in oğlunun, sevgili eşi için yaptırdığı, şimdi otel olan Cecilia Sarayı..

Dönüş Berlin'de, Bergama Müzesi..

Bizden "çalınıp" götürülen, Dünyanın Yedi Harikasından biri..

Kemerleri bağlayın.. Pardon gerek yok.. Bu Mercedes.. Yarın yola çıkıyoruz!..

Meslek Lisesine gitmek günah mı?..

Çocukları meslek liselerinde okuyan birkaç veliden e-mail aldım.. Birkaçını dinledim.. Üniversiteye girişteki bir adaletsizlikten söz ediyorlar..

Anlattıklarını özetle naklediyorum.. Bakalım YÖK Başkanı Prof. Kemal Gürüz neler diyecek?..

* * *

Liseliler için, şu anda iyi mi yoksa kötü mü olduğunu bilemediğim bir haber:

"Bakaleryo geri geliyor!"

Babamın zamanındaki gibi..

Liseyi bitirdiniz de üniversiteye devam istiyorsunuz. Bu sınava gireceksiniz. Kazandınız ne ala.. Kazanmadınız seneye inşallah! Ya da öğretiminiz, lise mezunu olarak sona erecek..

Bu sistem Avrupa'da uygulanıyor.. Amaç, gençleri liseden mesleklerine yöneltmek...

Bu böyle olursa belki YÖK'ün şimdiki yanlışları biter..

Sayelerinde, meslek lisesi mezunları artık üniversitelere giremeyecekler.

Diyelim meslek lisesini bitirdiniz ÖSS'ye girdiniz.. Düz lise çıkışlı her doğru cevap için 0.5 puan alırken size 0.2 puan!

Bu durumda değil ağzınızla kuş, çok affedersiniz poponuzla balık tutsanız kazanamazsınız.

Bunun gerisinde güya imam hatip meslek liselilerinin önünü kesmek var. Güya diyorum, çünkü imam hatipli ilahiyat fakültesine gidebiliyor. Ama iletişim liseli iletişim fakültesine gidemiyor. Veya teknik lisenin bilgisayar bölümünü bitirdiniz.. Bilgisayar mühendisi olacaksınız.. Olamıyorsunuz...

Üstelik, meslek liseliler normal liselere göre, bir hatta iki yıl daha çok okuyorlar. Mesela bilgisayarcı, ilk yıl yabancı dil, toplam 5 yıl okuyor, Bilgisayar eğitimi veren bir fakülteye gidemiyor.. Oysa, imam hatipli ilahiyat fakültesine gidebiliyor.

YÖK diyor ki, "Efendim bunlar 2 yıllık yüksek okullara gitsinler."

Niçin?

Kendi lisesinin devamı fakültelere devam etmek istiyorsa, eşit şartlarla sınava girme hakkı neden elinden alınsın?..

Milli Eğitim Bakanlığı'nın bürokratları da aslında uygulamadan huzursuzlarmış.

600 bini aşkın meslek liselinin velisi işin ciddiyetini kavramış değil.. Bir kaçı, kararın iptali için mahkemeye başvurmuş..

Bir veli de, telefonla YÖK'ü aramış. Hattın ucundaki ses:

"Uygulamadan herkes memnun.. İlk şikayet eden sizsiniz" demiş..

O numaraları aktarayım. Eğer çocuğunuz meslek lisesinde okuyorsa belki sorularınız olabilir. 0312 266 47 25.. 26 veya 27!.

Bataan'a Dönüş!..

Maçtan çok Aziz Yıldırım'ı seyrettim ekranda.. Vücut dili diye birşey varsa eğer gerçekten, Aziz Yıldırım, General McArthur gibi yemin ediyordu içinden..

General McArthur gibi..

Bataan'ı Japonlara bırakıp çekilmek, Generali yıkmamış, hırslandırmıştı.. Tarihe geçen cümlesini söyledi:

"Geri döneceğim.."

Döndü de..

Aziz Yıldırım, yenilgiyi kabul etmeyen bir karakter.. Ailesi de öyle..

Yıldırım hezimeti dakika dakika izliyor ve kafasından kimbilir neler geçiriyordu?..

Trabzonsporluların anlamadığı sözü tekrar ediyorum.. Fener dibe vurdu.. Hem de en hızlı şekilde vurdu..

Bu Aziz Yıldırım, gelecek sezona nasıl bir Fenerbahçe kuracak göreceksiniz..

Her golün ardından içinden ettiği yemini gözlerinde okudum..

Aziz Yıldırım bu Fener'i silecek.

Aziz Yıldırım yepyeni bir Fener'le Bataan'a dönecek..

Onu yazdı, çakmak çakmak gözleri, ekrana..

Atilla'ya..

Hesap sorduğum hiç aklıma gelmemişti.. Atilla'nın (Dorsay) cevabını okurken farkettim ki, haklı.. Bir yıldızın hesabı sorduğum.. Niye Altıncı His ** de, Güle Güle ***!..

Altıncı His konuya lafın gelişi giriyor, gündemde diye.. Ben aslında Güle Güle'ye bir eleştirmen gözü ile niye *** verildiğini merak ettim..

Bakın bunu ben yapabilirim. Ben eleştirmen değil, iyi bir sinema seyircisi ve izlenimcisiyim. Ben izlediklerimi yazarım. Severim, sevmem..

Ama Atilla Eleştirmen. O sadece gördüklerimizi değil, görmediklerimizi de yazmak zorunda..

Beni oyuncular etkileyebilir, ama eleştirmenin hedefi Yönetmendir..

Benim 40 yıldır yazılarını okuduğum Atilla, bu filmin yönetmenini yerin dibine sokmalıydı..

Bu kadar güzel konuyu, böylesine harika oyuncularla, böylesine muhteşem bir doğal dekor içinde, böylesine allaturca arabesk çektiği için..

Filmde hareket yok.. Tempo yok.. Uzayıp giden diyalogları yerleştirmek için durmadan, sahilde, gemide gidip gelmeler yaratma dışında, yaratıcılık yok.. Ne var?.. Daha ilk dakikadan itibaren bir abartılı duygu sömürüsü.. Bir insanları "Hadi ağlayın.. Bir daha ağlayın, durmadan ağlayın" diye kaşıma..

Şimdi, ben Atilla Dorsay'dan bu filmin dört dörtlük bir yönetmen eleştirisini almazsam eğer, bu hesap ne sorulmuş ne yanıtı verilmiş olur.

Atilla'nın binlerce yazısı gözümün önünden geçiyor. Bunun yarısı kadar abartılı, bunun yarısı kadar melodramik olduğu için yerin dibine sokulan filmleri ve yönetmenleri hatırlıyorum?..

Zeki Ökten'e neden torpil geçtin Atilla?..

SEVDİĞİM LAFLAR
İnsanoğlunun en büyük zayıflığı hayattayken insanlara onları ne kadar sevdiğini söylemekte tereddüt etmesidir.

O.A.Battista (Teşekkürler Ferhan)

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır