Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, üzerinden üç yıl geçmesine rağmen "tarihi kararlar" olarak isimlendirilen 28 Şubat kararlarını değerlendirdi. Çankaya Köşkü'nde, Devlet Bakanı Ramazan Mirzaoğlu ve beraberindeki Kırşehir heyetini kabülünde, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
- 28 Şubat kararlarının alınmasının 3. yılında değerlendirmeniz nasıl olacak?
- 28 Şubat kararları denen kararların, birinci maddesi demokrasinin laikliğin korunması maddesidir. Sonuncu maddesi de Atatürk'e dil uzatanlara karşı tavır takınılmasıdır. Bu bir süreçtir. Yani cumhuriyetin kurulmasıyla başlamış devam eden bir süreçtir, devam da edecektir. Kimse vatandaşın hissiyatını istismar etmesin, din duygularını istismar etmesin.
- 28 Şubat'ı demokrasiye vurulmuş bir darbe olarak değerlendirenler var. Ne diyorsunuz?
- Olabilir. Burası hür bir ülke. Hiçbir demokrasi daha doğrusu demokrasiyle idare edilen ülkelerde demokrasi kendisini tahrip için kullanılamaz. İnsan Hakları Beyannamesi'nin 30. maddesi 29 temel maddeyi saydıktan sonra bu hakların hiçbirisi bunları tahrip için kullanılamaz kaydı taşımaktadır. Gene Avrupa İnsan Hakları Konvansiyonu'nun 17 maddesi de öyledir.
- Özellikle Silahlı Kuvvetler'den gelen, kararların yeteri kadar uygulanamadığı şeklindeki üstü kapalı eleştirilere katılıyor musunuz?
- Bu kararların bir kısmının uygulanması o kadar kolay değil zaman alacaktır. Kararlar uygulanıyor, uygulanması titiz bir şekilde takip ediliyor. Hemen hemen her ay MGK tarafından kararların uygulanma derecesi gözden geçiriliyor. Ve ne aranıyor derseniz, demokratik, laik Türkiye Cumhuriyeti, ülke ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruyarak ayakta durmaya devam edecek. Sonsuza kadar ayakta duracak, aranan budur. 28 Şubat kararları bunun için alınmış kararlardır. Herkes kendisini bu çerçevenin içinde bulduğu takdirde bu çerçeveyi zorlamadığı takdirde Türkiye'de barış olur.
Demirel, sözlerini "Çok iyi bilinmelidir ki, Türkiye geriye dönemez" diye noktaladı.