Seyahatlerde olayları daha net ve yakından yaşıyor, görüyorsunuz. Maç öncesi ve sonrası Kamil Ocak Stadı'nın Protokol Tribünü'ndeydim. Türkiye'nin en güzel Protokol Tribünü'nde, sohbetler de iyi oluyor. Takım kötü olunca, operasyon yapmak kolaydır. Önemli olan, profesyonel yöneticiliğin gereği, takım iyi giderken, ileriyi görüp önlem almaktır. Celal Doğan'da bunu gördüm. Bazı şeyleri iyi giderken tartışıyor. Önlemini alıyor. Sonuçta da haklı çıkıyor. Helal olsun! Bu işin Antep tarafı. Bir de F.Bahçe tarafı var. Bütün yöneticiler gelmiş. İlk heves. Heyecanlılar. Onların bu heyecanını Protokol Tribünü'nde görüp de, maçı gözleyince futbolcuların neden bu kadar ruhsuz ve heyecansız olduklarını anlamak çok zor.
Maçtan sonra, yine aynı odadayım. Kameralar antrede; dışarı çıkacak haber bekliyorlar. F.Bahçeli çiçeği burnunda yöneticilerin maçtan önceki o çocuksu heyecanları gitmiş; hepsinde hüzün var. Uğur Dündar ile konuşuyorum. "Tansiyonum şu anda herhalde limit sınırlarda Ermancığım" diyor. O rahat, kendinden emin Uğur Dündar gitmiş. Anormal derecede sıkıntılı bir Uğur Dündar görüyorum karşımda.
Diğerlerinin de ondan farkı yok. Kesin önlemlerin alınması gerektiğini, sene sonunda neticenin önemli olmadığını, ama gelecek yılda hiçbir mazeretin altına sığınmayacaklarını belirtiyorlar. Odaya giren birinin ağzından dökülen ifade ilginç: "Rüştü kardeşimi gördünüz değil mi? Sakatım dediği, MR'ını çektirdiği bacakla 8 tane degaj yaptı. Nasıl sakatlık, nasıl MR bu, anlayamadım."
Maçtan evvel aynı odada Aziz Yıldırım'ın bana söylediği cümleler aklıma geliyor. "Bilenleri işin başına getirdik. Kenardan bakacağım. Onlar çalışacaklar." Bütün grup 5 dakika sonra odayı terk ediyor. "Havalimanında acil bir toplantı yapmalıyız" diyen bazı yöneticilerin feryatları kulağımda. Kemalettin konusunda söyledikleri ve uygulayacakları cümleler beynimde. Hepsini çarpıştırıyorum. Şadan Kalkavan'ın söylediklerini de karıştırıyorum. Sonucu bekliyorum.
Otele dönüyorum. Haber geliyor. Boliç, Moshoeu ve Kemalettin... Sırada daha kimler mi var? Özel hayatına dikkat etmeyen, Preko'yu da bozan Uche... Üst düzey birkaç oyuncunun F.Bahçe'de oynamak istemediği söylendiğinde bazı yöneticilerin verdiği cevap da kulaklarımda: "Kim olursa olsun herkesi yollarız. Ya dediğimiz gibi olur, ya dediğimiz gibi. Kimse F.Bahçe'den büyük değil." Kongreden kuvvetli çıkan yönetimin düşünceleri bunlar. İleride ne mi olur? Göreceğiz. Ama çok şeyin olacağı kesin.