'Sözcü' Erkaya sert konuştu
Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Güven Erkaya askeri kanadın sözcüsüydü. Genel nezaket kurallarına uyuyordu ama çok sert konuşuyordu.
Tarihi 28 Şubat toplantısını da her zamanki gibi Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel yönetti. Tüm hitaplar Cumhurbaşkanı'na yönelikti. Yanıtlar da hep Demirel'e verildi. Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya sözcü konumundaydı ve komutanlar adına hep Erkaya soruyordu.
Başbakan Necmettin Erbakan sürekli dinledi ve önüne bakarak notlar aldı. Bir ara öyle terledi ki burnundan damlayan ter önündeki kağıda düştü. Akşener'in ise elleri terliyordu. Erbakan uzlaşmaya yönelik bir tavır içindeyken, Oramiral Erkaya hayli sert bir görütü çiziyordu. Genelkurmay Başkanı Karadayı toplantıyı sessiz ama çok dikkatli dinliyordu. En son "toparlamak" için söz almıştı.
ELİMİZDE 'GÜNDEM'LE GİTTİK
* 28 Şubat sabahı kalktınız. Nasıl bir psikoloji içindeydiniz?
O gün biraz daha farklı bir heyecanla sabah 06:00'da kalktım. Rutin işlerimi yaptım öğleden sonra toplantıya gittim.
* Gündem elinizde miydi?
Gündem bir gün önce gelir. Gündemle birlikte gider, dosyayı hazırlatırsınız. Gündem bir önceki toplantıda tespit edilmişti.
* O gün ne oldu?
Dördüncü MGK toplantımdı. Her MGK toplantısına giderken heyecanlanırdım. Çünkü en kozmik konumdaki problemleri, geleceğini, stratejiyi çizen bir kurum. Oraya çok hazırlıklı gitmek gerekir. Ama o gün biraz daha fazla bir heyecan vardı. Neler konuşulacak, problem nasıl ortaya konulacak; onun bir heyecanı vardı
* Sıkıntının da farkındasınız...
İçişleri Bakanlığı yapmış diğer arkadaşlarla konuştuğum zaman bu tarz irticaya yönelik toplantılar hep yapılmış ama o günün şartlarında basın, kamuoyu çok farklı bir beklenti içindeydi. Müthiş bir merak vardı. Sonuç belgesine ilişkin de gerilim vardı. Onun da siyasi olarak size yansımaları oluyordu elbette. Bu da bir gerginlik getirmişti.
* Toplantıda ne oldu?
Teoman Koman, İlhan Kılıç, Hikmet Köksal ve Güven Erkaya ile karşılaştım önce. Tokalaşıp hal hatır sorduk. Sonra Cumhurbaşkanı ile Başbakan ve Başbakan Yardımcımız geldiler. Bürokratlar tamamlandı ve toplantı başladı.
ERBAKAN KONUŞTU AMA...
* Konuyu Sayın Cumhurbaşkanı mı açtı?
MGK toplantılarını Cumhurbaşkanı açar ve kapatır. İlk bölümde bürokratlar da vardır. MİT Müsteşarı, Emniyet Genel Müdürü, Genelkurmay temsilcisinin bulunduğu bölüm, takvimlerin yapıldığı bölümdür. Asıl konuşmalar bürokratların çıkışından sonra yapılır. Orayı da yöneten Cumhurbaşkanıdır.
* Problem nasıl ortaya konuldu?
Güven Erkaya sözcü konumundaydı. Takvimler üzerinde ayrıca kendilerinin yaptığı hazırlıklara ilişkin konuşmalar oldu. Ama ağırlıklı konuşan o gün Erkaya'ydı.
* Erkaya, Erbakan'a sordu mu?
Cumhurbaşkanı'na hitaben konuşulur. Muhatapları da cevaplarını Cumhurbaşkanı'na hitaben verirler. Türkiye'deki irticai konulara ilişkin ciddi gelişmelerin var olduğunu, Refah Partisi'ne yönelik, Refah'ın çalışmalarından dolayı bu noktada bir ivme kazandığına ilişkin konuşmalar oldu.
* Erbakan bu konuşmalara yanıt vermedi mi?
Hepimiz kendimize bakanlıklarımıza ilişkin konularda konuşmalar yaptık. En son Sayın Erbakan bir konuşma yaptı ama söyledikleri konuşmalara yönelik cevap teşkil edebilecek veya karşılıklı konuşma tarzına gelebilecek konuda, o tarzda bir konuşma yapmadı.
* RP'ye yönelik suçlamaları yeteri kadar savunma getiremedi mi?
Toplantı 9.5 saat sürdü. Ben o anki psikolojik durumu daha sonraları analiz ettiğim zaman şunu gördüm. Sayın Erbakan'ın kavga çıkarmamaya yönelik bir tavrı vardı. Uzlaşmaya yönelikti.
* Peki Erkaya sert miydi
Genel bir saygı çerçevesi içerisinde elbetteki çok sertti.
KALKANCI OLAYI
* Bazı itirazlarınız olmuş.
Ağırlığı İçişleri Bakanlığı'nın bünyesindeydi tartışmaların. 28 Şubat'la ilgili pek çok şey söylendi edildi ama benim kişisel düşüncem o metni imzalamışsak eğer, gereği yapmamız gerekirdi. Ben kendi görev alanıma düşen konuları çok ciddiye aldım. İş takvimi yaptık. İlhan Kılıç Paşa o zaman MGK Genel Sekreteri'ydi. Çoğu zaman İçişleri Bakanlığı'nın yaptığı çalışmalar için övgü dolu sözlerle konuşurdu. Güven Paşa ağırlıklı olarak, basından alınan haberlerle konuşurdu. Basında çıkan haksız haberler toplantıya taşınıyordu. O zaman bir çelişki ortaya çıkıyor. Yani bir tarafta siz her şeyin iyi gittiğini, iyi çalıştığınızı söylüyorsunuz, diğer tarafta basında çok farklı haberler çıkıyor. Her MGK toplantısından önce çok Kalkancı hadisesi gibi abartılı haberler basında yer aldı. Onlar mutlaka Güven Erkaya tarafından içeri getirilirdi. Sonra ben sonraki dönemde çok ciddi hazırlanarak gittim ve yani, "O öyle değil bu böyle olmuştur," diyerek net bilgiler verdim.
* Karadayı Paşa toplantılarda nasıl görüş belirtiyordu?
Karadayı en son toparlamak için söz alırdı.
Çocuklar hariç herkes gergindi
TOPLANTI günü naklen yayın araçları ve gazeteci kalabalığı ayrı bir heyecan getirmişti. Tek gülüşme bürokrat sanılan siyah Mercedes içinde oturan Nazmiye Demirel'in yeğeni Ali Şener'in ikizlerinin gazetecilere parmaklarıyla "nanik" yapmasıydı.
Cumhurbaşkanı Demirel ortada oturmuştu. "U" şeklindeki toplantı masanının sağında Başbakan Necmettin Erbakan, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, Milli Savunma Bakanı Turan Tayan, İçişleri Bakanı Meral Akşener, MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç, İçişleri Bakanlığı Müsteşarı Teoman Ünüsan, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen, OHAL Bölge Valisi Necati Bilican, Emniyet Genel Müdürü Alaatin Yüksel ve Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz bulunuyordu.
Demirel'in solunda ise Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Saner ile Milli Güvenlik Kurulu Başyardımcısı Korgeneral Necnet Timur vardı.
|