kapat

29.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Uzayda seks yapılabilir mi?
NASA'nın uzayda seks denemeleri yaptığı iddiası kafaları karıştırdı. Bilimadamları, yerçekimsiz ortamda cinsel birleşme olsa bile çocuk doğabilir mi sorusunu tartışıyor

Astronotların uzayda seks yaptığı iddiası, dünya kamuoyunu epey meşgul etti. NASA'nın daha sonra yalanladığı "Uzayda seks" iddiası bilim adamlarını birbirine düşürdü. Örümceklerin uzay ortamında ağlarını örememesini örnek gösteren Nevşehir'den Dr. Gazi Başdoğan, uzay ortamı içinde seksin zor olabileceğini belirtti. İstanbul Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Yener Aytekin ise, "Kişilerin organlarında patolojik bir durum yoksa, seks de olur, çocuk da" dedi. Öte yandan, Doç. Dr. Ateş Kadıoğlu da, uzayda spermlerin hareketinin azaldığını belirterek seksin olabileceğini ancak bebeğin olamayacağını söyledi.

ÖRÜMCEKLER AĞ ÖREMİYOR
Dr. Başdoğan, uzayda örümcek deneyinin yapıldığını vurgulayarak şunları söyledi: "Bekledikleri gibi örümcek ipin ucunu yapıştırmış ve kendini bırakmış. Ama yerçekimi olmadığından kalakalmış! Dünyaya inince o örümcek yine ağını başarıyla örmüş... Acaba spermler uzayda nasıl davranırlar? Yumurtayı nasıl bulurlar? Bulsalar bile içine nasıl girerler? Uzay ortamı için NASA böyle bir şey denememişse bile, artık deneyi yapması gerekir diye düşünüyorum. Zira, 2050 yılında, Mars'ta insan doğurmayı planlıyorlar!.."

İnsan vücudunun içbasıncının, dış basınçla bir ilgisi olmadığını söyleyen Prof. Yener Aytekin ise şunları açıkladı: "Uzayda seks çok rahat olabilir. Kadın ve erkeğin organlarında bir hastalık veya bozukluk yoksa mantıken seks olabilir. Normal bir birleşmeden sonra çocuğun olmaması için de bir neden yok. Yani önce sperm tarafından yumurtanın döllenmesi lazım. Ondan sonra, bu döllenmiş yumurtanın (zigotun) annenin rahmine yerleşmesi lazım. Bu olaylar gerçekleşirse, ondan sonraki gelişmeler annenin rahmi içinde olur. Bütün mesela çiftleşmede. Çiftleşme sağlanırsa, bunlar arkadan gelir. Annenin vücudu içindeki hidrostatik basınç, dış ortamla ilgili değildir. Yani sindirim nasıl yapılıyorsa veya böbrekler kanı nasıl süzüyorsa, rahim içindeki döllenmiş yumurtanın gelişmesi de mümkün görünüyor. Çünkü bütün bunlar vücudun içinde oluyor."

ÇOCUK ZOR
İstanbul Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doçent Dr. Ateş Kadıoğlu ise yurt dışında bu konuda 400 üzerinde çalışmanın yapıldığını belirterek şunları söyledi: "ABD'de Kansas'ta 1999 yılında yapılan en son çalışmalarda astronotlarda en sık görülen değişiklikler kalsiyum kaybı ve kaslarda erime. Atmosfer basıncına G deniliyor. G'nin altındaki basınçta, sperm hareketlerini incelemişler. Ve spermin kuyruğunda hareketi sağlayan proteinin çalışmasının azaldığı ortaya çıkmış. Spermler de normal şartlarda kadın üreme organında 20 santim yol alır. Bu protein çalışmadığına göre, spermlerin kadın üreme organında hareket etmesi güçleşecek. Yani döllenme olamayacaktır. Diğer çalışmada laboratuvar aşamasında döllenme gerçekleşti. Ancak, embriyonun (ceninin) durumuna bakmışlar. Anormallikler ortaya çıkmış. Bu durumda, çocuk olsa bile normal bir çocuk ortaya çıkmayacaktır."


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır