kapat

29.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Mazlum kralice
Güzellik kraliçesi Esra, geçirdiği planör kazasından sonra 1,5 yıl bitkisel hayata girdi. Gözlerini açtığından bu yana yatağa mahkum ve tekerlekli sandalyeye ihtiyacı var. Ama kızlarının tedavisinde varını yoğunu tüketen ailenin alacak gücü yok

KÜÇÜK pembe çizikler eksildi yaşamından. Duru ve ağır bir siyahlık, başının üstünde minik pervane böcekleri gibi dönüp durur oldu. Oysa eskiden öyle miydi?.. Planörüyle masmavi gökyüzünde süzülürken sonsuz mutluluğu yaşardı hep. Her uçuş, onu hayallerine taşırdı sanki... Kim bilebilirdi ki, gün gelecek, mavi gökteki bir talihsiz an, 'bulutların kraliçesi'ni pırıl pırıl hayattan alıp kara dehlizlere atacak.

HAZİN ÖYKÜ
ÜSTELİK o gökyüzünde olduğu kadar yeryüzünde de kraliçeydi. Hem Türkiye'de hem Avrupa'da taç giymişti. Güzelliği Eskişehir'de dillere destandı. Parmakla gösterilirdi. Evet... Esra Ayer'in, bir kraliçenin, hazin öyküsü bu yazdıklarımız...

1990 yılında Türkiye güzeli seçildiği zaman dünyalar Esra'nın olmuştu. Umutları vardı. Kraliçelik asasını, yıllardır kurduğu hayallerini gerçeğe dönüştürecek bir sihirli değnek gibi görüyordu artık. Aynı yıl Avrupa güzellik yarışmasında dördüncü olan Esra için hayat artık çok daha anlamlıydı. Yerinde duramayan kıpır kıpır genç kız olan Esra, 1992 yılında THK'nın Eskişehir'deki İnönü Planör Tesisleri'nde uçuş öğretmeni olabilmek için kursa başladı. Her alanda olduğu gibi kendine yeni hedef olarak seçtiği havacılıkta da başarılı olmaya çalışan güzel Esra için 29 Haziran 1993 tarihi kabusların başlangıcı oldu.

ŞİDDETLİ RÜZGAR VE O AN
PLANÖRLE gökyüzünde süzülen talihsiz kız, aniden çıkan şiddetli bir ters rüzgarın etkisiyle kontrolü kaybederek dağa çakıldı. Kurtarma ekipleri tarafından koma halinde Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan güzel Esra, bitkisel hayata girdi. Talihsiz kız, 1.5 yıl sonra gözlerini açtığında eskisi gibi değildi. Beyin hücrelerinin büyük bölümü tahrip olan Esra, yatağa mahkumdu. Vücudunun büyük bölümü felç olan Esra'nın ağzından, "anne" ve "baba" kelimeleri çıkıyor artık sadece...

NE ELDE KALDI NE AVUÇTA
ESRA, yorgun, yılgın.. Oysa kelebeklerin tüy hafifliğindeki yüreği, 'öncelerde' bıraktığı sevgilere yürümeyi bekliyor. Kendisi de yürüyebilecek belki ama külçeleşmiş ayaklarıyla değil. Onun için ulaşılmaz hayal olan tekerlekli sandalye ile...

Neden mi hayal? Çünkü anne-baba, kazadan bu yana geçen yedi yılda bütün birikimlerini biricik kızlarının tedavisi için harcadı. Artık tükendiler.

Rıdvan UYSAL


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır