Kadına dayak, ciddi ve yaygın boyutlardadır. Evde kadına dayak, yüzde 30'un üzerindedir. Dayak yiyip polise başvuran kadın sayısı da oldukça azdır. Polis de kadınlara evlerine dönmeleri için nasihat vermektedir.
Namus cinayetleri, özellikle kırsal bölgelerde hâlâ yaygındır. Aile fertleri tarafından gerçekleştirilen bu cinayetler için yasalar yetersizdir. Cinayeti işleyenler genellikle yaşları küçük aile fertlerinden seçildiği için ceza indiriminden yararlanılmaktadır.
Medeni Kanun, tüm vatandaşların eşit olduğunu belirtip ayrıcalık tanınmasını yasaklasa da evlilikteki hak ve sorumluluklarda kadını ikinci planda tutan yasalar vardır. "Evin reisi kocadır, meskenin yerini seçer ve evlilik birliğinin temsilcisidir" gibi ibareler vardır.
Karı ve koca çocuklar üzerinde eşit haklara sahiptir. Ancak anlaşmazlığa düştüklerinde genellikle kocanın görüşü üstün gelir.
Türkiye'de 1999 itibarıyla eski Doğu Bloku ülkelerinden gelen 11 bin hayat kadını bulunuyor. 1998 ve 1999'da Ukrayna ve Moldova'dan bazı ekipler, kadınları Türkiye'ye gitmekten caydıracak eğitici belgesel filmler çektiler.