Internet sektöründeki hareketlenme, ülkemizde de gözardı edilemeyecek boyutlara ulaştı. Ancak, şimdilik, gelişmiş ülkelerdeki yapılanmalardan daha farklı yaklaşımlar sözkonusu. Internet sektörü, ABD'de 'küçük'lerin öncülüğünde ve Wall Street ile Silikon vadisinin finansmanıyla gelişmekte. Diğer sektörlerin önde gelen şirketleri, Interneti iş yapma biçimlerine dahil etseler de, Internet girişimcisi sayılmıyorlar. Örneğin yurtdışında da büyük bir otomobil veya elektronik eşya üreticisi Internete yatırım yapıyor. Ancak e-girişimci diye adlandırdığımız kitle, yani Yahoo'ları, Amazon'ları yaratanlar, çoğunlukla bu kurumsal oluşumların dışından çıkıyor.
Türkiye'de ise, hem kaynakların boyutu hem de kaynak sahiplerine bakıldığında daha farklı bir portre ortaya çıkıyor. Ülkemizde, yatırım lüksüne sahip şirketler, daha çok büyük grupların bünyesinde yeralıyor. Bu trend, bir bakıma bazı İnternet servis sağlayıcıları, web-üretim şirketleri ve içerik üreticileri tarafından kırılsa da, yine de devam ediyor. Holdingler veya medya grupları, öncelikle servis sağlayıcılık, daha sonra ise farklı içerikleri bulunduran portal'ler ve e-ticaret projelerinde aktif rol alıyorlar. Servis sağlayıcılar, bireysel ve kurumsal Internet bağlantısı sunuyor. Portal'ler belirli bir konuda veya geniş bir konular yelpazesinde güncel ve ilginç içerik sağlıyorlar. Örneğin bir seyahat veya havacılık portalinin yanı sıra, Superorline, Turkport, Mynet, Ixir gibi daha geniş bir yelpazede bilgi veren portaller de bulunuyor.
Koç, Doğuş, Sabancı, Çukurova gibi holdingler ile, medyanın 'büyükleri' Internet dünyasında yerlerini almakta. Servis sağlayıcılık konusunda büyük grupların hepsi aktif durumda. Koç, Koçnet ile, Doğuş önecilikle Garanti.net ve şimdi Ixir ile, Sabancı Türk.net'teki yatırımıyla, Çukurova Superonline'la sektörde yerlerini koruyor. Bunların yanı sıra. İhlas grubu da İhlas.net ile sektörde faaliyetini sürdürüyor. Medya Holding'in sahipliğindeki Turkport, medyadaki ilk çok 'konulu' portali niteliğini sürdürürken, aynı zamanda servis sağlayıcı işlevini de üstleniyor. Doğan Grubu bünyesinde ise Doğan Online projesiyle, hem altyapı hem de içerik konusunda faaliyet gösterme hazırlığında.
Ülkemizde ilginç olan eğilim, e-girişimcilerin, risk sermayesinin yaygın olduğu piyasalardaki gibi ön planda olmamaları. Daha doğrusu, bu yeni girişimciler, büyük grupların elde ettiği kamuoyu ilgisini bulamıyorlar. Ancak, hem büyük holdinglerin, hem de teknoloji ve finans odaklı firmaların bünyesinde risk sermayesi işlevini görecek yapılanmalar var. Bu yapılanmalar, e-girişimcilere finansmanın yanı sıra, Internet'te iş geliştirme ve büyütme konusunda da destek verme amacıyla kuruluyorlar. Genç girişimcilere, başarılı bir iş planı veya siteye yatırım yapmak için teklifler ülkemizde de yapılmakta.
Konusunda başarılı ve farklı içerik üretebilenler, bu tekliflerden nasiplerini alıyor. Hatta küvöz ('incubator') tabir edilen bazı yapılanmalar, bu girişimcilerin işlerini genişletmeleri ve başarılı olabilmeleri için farklı kaynakları biraraya getirebiliyorlar. Küvöz'lükte iddialı olanlar arasında büyük grupların Internet girişimlerinin yanı sıra, yabancı yatırımcılar ve yeni oluşumlar da bulunmakta. Örneğin Burhan Karaçam'ın önderliğinde kurulan ve 'küvöz'lüğü danışmanlıkla birleştiren BK Partnership, Internette iş kurmak isteyen girişimcilere, fikir düzeyinden başlayarak, finansman, pazarlama ve yönetim desteği veriyor. Böylelikle girişimcilerin çok ihtiyacı olan rahat ve özerk çalışma ortamından da fedakarlık edilmemiş oluyor.
Türkiye, Internet'in kendi geleceğiyle nasıl örtüşeceğini henüz tam algılamış değil. Ancak, Internet'in iletişimin yanı sıra, üretim, satış ve eğitim konularındaki potansiyeli de giderek daha fazla anlaşılmakta. Bu ilginin, teknolojinin ve girişimcilerin desteklenmesi konusunda da sürmesi, ülkemizin geleceği açısından ciddi bir açılım yaratabilir. Unutmayalım, çağ atlamanın yeni versiyonu 'online' olacak.