kapat

26.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
ZÜLFÜ LİVANELİ(livaneli@sabah.com.tr )


İki fıkra

Bazen, Orhan Veli'nin dediği gibi "kelimeler kifayetsiz" kalıyor. O zaman günün "mana ve ehemmiyeti" ni belirtmek için şiirlerden, simgelerden ve fıkralardan medet umuyorsunuz.

İşte size günün gelişmelerine uygun iki fıkra:

***

Bir tren kompartmanındayız. Yaşlı bir kadın, yaşlı bir adam, genç bir erkek ve genç bir kız görüyoruz.

Birbirlerini tanımıyorlar ve hiç konuşmadan seyahat ediyorlar.

Derken tren bir tünele giriyor, her şey kararıyor.

Karanlıkta önce bir öpücük sesi arkasından da şak diye bir tokat duyuluyor.

Tren tünelden çıktığında bakıyorlar ki genç adamın yanağı kıpkırmızı.

Yaşlı kadın düşünüyor: "Genç adam karanlıkta genç kızı öptü. O da onu tokatladı."

Genç kız düşünüyor: "Herhalde genç adam, ben zannederek yaşlı kadını öptü. O da onu tokatladı."

Genç adam düşünüyor: "Ben kimseyi öpmediğim halde tokatı yedim. Demek ki yaşlı adam genç kızı öptü. O da benim öptüğümü zannederek tokatladı."

Yaşlı adam ise kıs kıs gülüyor: "Ben" diyor "karanlıkta kendi elimi öptüm ve genç adamı tokatladım. Şimdi çıksınlar işin içinden bakalım."

Kıssadan hisse: Bazen yaşlı adamlar böyle davranır. Ortalığı öyle bir karıştırırlar ki kimse işin içinden çıkamaz.

***

İkinci fıkra da şöyle: Üç ihtiyar parkta oturmuş konuşuyorlarmış:

Biri demiş ki: "Şu ileri yaşıma rağmen 25 yaşında bir sevgilim var."

Öteki atılmış: "Benim de" demiş "25 yaşında sevgilim var, hem de ondan bir çocuğum oldu."

Üçüncü ihtiyar ise: "Bakın size bir hikaye anlatayım" demiş. "Geçenlerde ormana gittim. Baktım ilerde bir tavşan duruyor. İşaret parmağımı ona doğrulttum, ağzımla bam! diye bir ses çıkardım. Tavşan düşüp öldü. Şaşırıp kaldım. Biraz sonra bir başka tavşan gördüm. Yine işaret parmağımı üstüne dikip bam diye bağırdım. Aaa o da ne? O tavşan da düşüp ölmesin mi? Ben bu maharetime şaşıp dururken arkaya bir döndüm ki bir avcı duruyor. Elindeki tüfekle tavşanları vurup duruyor. Sizin 25 yaşındaki sevgilileriniz bana bunu hatırlattı. Bazen başkaları sizin yerinize bir işi yapar ama siz kendiniz yapıyor zannedersiniz."

Kıssadan hisse: Bir iş yaptığınız zaman arkanıza dönüp bakmakta ve tüfekli bir avcının durup durmadığını kontrol etmekte sayılamayacak kadar çok fayda vardır.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır