kapat

26.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
YAVUZ DONAT(ydonat@sabah.com.tr )


Okuyan'ın reçetesi

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan dün öğle yemeğinde konuğumuzdu... Yemek sohbetinin konusu "klasik" konu:

- Ne olacak memleketin hali?

Yaşar Okuyan "pratik."

"Kolay bir reçete var" dedi.

Reçete de "dört ilaç."

Eğer bu reçete uygulanırsa...

Okuyan'a göre "sorunlar çözülüverecek."

***

Birinci ilaç:

- Seçim kanununu değiştirelim... Daraltılmış bölge sistemi gelsin... Milletvekili sayısının beş katı aday gösterilsin.

Örneğin...

Yalova, iki milletvekili çıkarıyor.

Ve "iki adayı" lider belirliyor.

Eğer "on aday gösterilirse... Ve halk, bu on adaydan ikisini seçecek olursa..."

Seçilen kişi "lidere" değil, "halka" borçlu olacak.

Okuyan:

- Yukarıda Allah var... Doğrusunu söyleyelim... Bizler milletin vekili değil, liderin kuluyuz.

***

İkinci ilaç:

- Memurların tayin, nakil, terfi işlemleri "askerlerinki gibi" sağlam bir sisteme bağlansın... Siyaset... Siyasetçi... Bu işlerle uğraşmasın.

Okayan'a göre, milletvekilli "zamanının yüzde 95'ini" bu işlere ayırıyor.

Yüzde dördünü de "seçmeni hastaneye götürmeye" falan.

"Ülkenin ana sorunlarına" kalan zaman ise...

"Yüzde bir."

Okuyan, bunları anlattıktan sonra sordu:

- Yalan mı?

***

Üçüncü ilaç:

- Yargıyı hızlandıralım... Vatandaş, mahkeme kapılarında sürünmesin... Adalet, hızlı çalışsın...

Okuyan'ı dinlerken...

Adalet eski Bakanlarından Oltan Sungurlu'nun bir anısını hatırladık.

Sungurlu "avukatlığa başladığı zaman" bir dava almış.

Seneler geçmiş...

Oltan Bey "milletvekili olduğunda" dava hâlâ devam ediyormuş.

Öyle davalar var ki...

Bazen "davacının" ömrü yetmiyor.

Bazen de "avukatın."

***

Dördüncü ilaç:

- Dokunulmazlıklarımız...

Okuyan "Amerikan sistemini" incelemiş.

Diyor ki:

- Bendeki dokunulmazlık, Amerika Başkanı Clinton'da bile yok.

Bakan'ın önerisi:

- En kısa zamanda dokunulmazlığın sınırlarını daraltalım... İçimizde yanlış iş yapan varsa, hesap sorulsun... Bu yapılamadığı için... Vatandaş, bütün milletvekillerine "aynı gözle" bakıyor... "Hepinizin köküne kibrit suyu" diyor... Yalan mı?

***

Yaşar Okuyan "doğru" söylüyor.

Ama bu doğrular, siyasetin... Siyasetçinin acaba ne kadar "işine" geliyor?

Okuyan'ı "halk" seviyor.

Sanmıyoruz ki "siyasetteki arkadaşları da" aynı ölçüde sevsinler.

Okuyan "doğruyu" söyledikçe...

"Kıskançlık" hatta "husumet" çekmesi kaçınılmaz.

***

Okuyan'a sorduk:

- Bu reçeteyi uygulamak kolay mı?

Bakan:

- Üçlü koalisyon... Büyük uzlaşı... Güvenoyu sorunu yok... Bu hükümet bunları yapmaya... Başarılı olmaya mahkum... Yoksa halkın önüne hangi yüzle çıkarız? Söylediklerim yanlış mı?... Yalan mı?

Okuyan'ın söyledikleri doğru olmasına doğru da...

"Sistem" eğri.

Yazarlar sayfasina geri gitmek icin tiklayiniz.

Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır