Ankara'daki 5+5 borsası çökmüşken dün tavan yaptı. "Baba"nın kerametini anlatan bir vahiy mi indi meclise?
Hayır.. Kriz tehdidi, baklama-börek ziyafeti ile desteklendi. O kadar..
Önceki gün "Türkiye'de siyasetçiler için fırsatlar erdemlerden önde gelir" diye yazmıştık.
Demirel'in ikinci kez seçilmesini önleyecek gelişmelerin hükümetin devamını tehlikeye sokabileceğini yeteri açıklıkta ortaya koyan Ecevit, korkutmanın yeterli olmayabileceğini düşünerek 5+5 diye anılan Anayasa değişikliğine iki ek yaptı.
Milletvekillerinin maaş arttırma ve "kıyak emeklilik" başağrılarına çare getirdi, ayrıca Fazilet Partisi'ni kapatılmaktan kurtaracak formülü pakete ekledi.
Ecevit bir zamanlar "Kullandığınız araçlar en az yürüdüğünüz amaçlar kadar temiz ve saygın olmalı" derdi.
Demirel'i ikinci kez Çankaya'ya çıkarmak için Ecevit'in kendi kişiliğinden ve siyaset kurumunun saygınlığından feda ettiği bedelin büyüklüğünü görebiliyor musunuz?
Önümde yığınla okur mesajı var. Biri çok yaygın bir soruya cevap istiyor:
"Ömrümüz Ecevit-Demiel kavgaları ile geçti. İyi anlaşmaya başladılar diye sevinirken bu defa o kadar iyi anlaşmaya başladılar ki, Ecevit Demirel'i yeniden seçtirmek için politik hayatını tehlikeye attı.
Geçen seçimde Demirel bir başka solcunun (Erdal İnönü) onayı ile Cumhurbaşkanı olmuştu. Bu defa yine bir sol liderin bastırması ile Cumhurbaşkanı olacak. Onun için Anayasa bile değişecek.
Solcuların bu Demirel sevgisi nereden geliyor?"
Millet iş ve ekmek derdinde..
Ülkenin yatırıma ve üretmeye ihtiyacı var.
Ankara'da dört kişilik bir ailenin aylık zorunlu giderleri toplamı 397 milyon liraya çıktı.
Oysa bu ülkede milyonlarca ailenin evine giren aylık para 150 milyor lira cıvarında.
Ecevit TV'de bir "İcraatın İçinden" programı yapsın da bu insanlara "Niçin Demirel?" onu bir anlatsın!
Paylaşalım..
Emekli Oramiral Güven Erkaya "Türkiye için büyük tehlike olarak Fethullah Gülen'i görüyorum" dedi.
Erkaya bunu söylerken, Fethullah Hoca'nın yayınlandığında şok yaratan o ünlü kasetine ve MİT'in elinde bulunduğunu bildiği öteki kasetlerine dayanıyor.
Hatırlanacağı gibi Fethullah Gülen o kasette müritlerine adliyeye, mülkiyeye girip devletin hayat damarlarında dolaşmalarını, can alıcı noktalara yükselmelerini, "fuzuli kahramanlık"a kalkışmamalarını öğütlüyor ve şöyle diyordu:
"Bütün anayasal müesseselerdeki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar her adım erken sayılır!"
Başbakan Ecevit'in, o günden beri Amerika'da yaşayan ve ikna edici bir savunma yapmayan Fethullah Hoca'ya karşı değişmeyen takdirleri sorular doğuruyor.
Ecevit bu kaseti unuttu mu, yoksa bu bantı ciddiye almamasını gerektiren bir gizli bilgiye mi sahip oldu?
Suçlamaları geçersiz kılan bir bilgi aldı da rahatladıysa bu rahatlığı milletle paylaşması gerekmez mi?