Bugünlerde ekonomide uğraş alanlarından biri de patates tüketimi körüklemek. Bizzat bazı bakanlar bu işin peşinde. Eğer patates tüketimi artırılmazsa, arz fazlalığından dolayı fiyatlar iyice düşecek. Belki 100 binlerce ton patates toprak altında çürümeye bırakılacak. Bahar mevsimi yaklaştıkça patates tüketimi konusunda topluma baskı da artıyor.
Bu baskı sonuç verse, bu yıl üretilen rekor düzeydeki 5.5 milyon ton patates tüketilse bile, gelecek yıl belki de 6 milyon ton patates üretilecek. Çünkü üretim rakamları 1994 sonrası sürekli yükselmiş ve 4.350 bin tondan 5.500 bin tona çıkmış. Sorun yaratan da yaklaşık 250-300 bin tonluk arz fazlalığı.
Tarımda zaten arz-fiyat dengesizliği yıllardır sürer gider. Arzın hava koşullarından ve önceki yıl fiyat düşüşlerinden dolayı kıt olduğu yıllarda fiyat yükselir. Fiyatın yüksekliği bir sonraki yıl üretimi cazipleştirir. Bol üretimin yapıldığı yıl da fiyatlar düşer.
Tarımdaki bu durum yıllarca sürep gidiyor. Halen Türkiye'de denize dökülen domateslere, yakılan tütüne, dönize dökülen çaya rastlanır.
Tarım kesiminde sorun, üretimin merkezi ekonomi yönetimi tarafından planlanması veya yönlendirmesiyle kısmen çözülebilir. Çözümün diğer ucu ise çiftçinin bilinçlenmesinde yatıyor.
3 Borsadaki durum - Patateste yaşanan sorun aslında bugünlerde borsada da yaşanıyor. Daha bir ay önceye kadar borsada bir arz sorunu vardı. Talep fazlalığı fiyatları süratle yukarı çekiyordu. Sonuçta fiyatlar dolar bazındaki en yüksek seviyesinin bile neredeyse iki katına çıktı. Bu tabii ki kâr realizasyonlarını beraberinde getirdi. Halka arzlar talep patlamasını gecikmeli olarak izledi. Şimdi de borsada bir arz fazlalığı oluştu ki fiyatlar 20.607 puandan dün 13.758 puana indi. Yaklaşık bir aylık sürede yüzde 33 değer yitirdi.
Arzın zamanında harekete geçirilememesinde veya geciklemeli olarak harekete geçirildiğinde fiyat düşüşlerine yol açmasında birkaç etken birden rol oynadı. Ekonomi yönetiminin gerekli planlamayı zamanında yapamaması ve özelleştirme düğmesine zamanında basamaması bunlardan biri. Bir de sermaye piyasasını yönlendiren SPK ve İMKB gibi kurumlar, özel sektöre gerekli hazırlığı yapacak ve halka açılacak zamanı tanıma konusunda herakete geçmediler. Günlük fiyat değişimi makro ekonomik önlemlere paralel olarak düşürmediler. Fiyatlar bir anda yükseldi ve düşüşü geçti.
Tarım kesimindeki sorunlar, arz-talep dengesizliği ve buna bağlı fiyat oynaklıkları maalesef kapitalizmin simge kuruluşu borsada da aynen kendini gösteriyor.Burada da çözüm kamunun yönlendirmesinde ve piyasanın bilinçlenmesinde yatıyor.
Sonuç - "Sular taştığında balıklar karıncaları yer, sular çekildiğinde ise karıncalar balıkları"