


Tren nereye gidiyor?
Rayların üstünde son hızla, sarsıla sarsıla yol alan bir trenin içindeyiz ama bu trenin nereye gittiği bizi pek ilgilendirmiyor.
Daha çok kimin hangi kompartmanda oturduğuna bakıyor, yataklı vagondakileri izliyor, yemekli vagonda yer kapmak için uğraşıyor ve koridorlardan geçerken birbirimizi itip kakıyoruz.
Bütün amacımız trenin içinde iyi bir yer tutmak.
Bu arada trenin sarsıntılarıyla birbirimizin üstüne düşüyor, kendimize yer açarken yaralanıp bereleniyoruz.
Ama trenin nereye gittiği hiç ilgilendirmiyor bizi!
Bu soruyu sorduran ise, gazetelerin yansıttığı parçalanmış gerçeklik.
***
Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçiminde krize doğru çekiliyor.
Cumhurbaşkanlığı makamı çok önemli. Çünkü Milli Güvenlik Kurulu'na başkanlık ediyor. Türkiye'nin gerçeklerini bilenler, Bakanlar Kurulu'nun mu, yoksa Milli Güvenlik Kurulu'nun mu daha önemli olduğunu tartabilirler.
Cumhurbaşkanı ayrıca bir çok özel iş ilişkisinin çözülmesinde etkili. Bankalar, kurumlar ve yabancı ülkelerdeki iş bağlantıları üzerinde etkisi var.
Halka güvenmeyen siyaset, cumhurbaşkanlığı konusunda binbir perende atmaya hazırlanıyor.
***
Bu arada Hadep'li Belediye Başkanları jandarma tarafından gözaltına alınıyor.
Kent içinde yani polis bölgesinde, araçları durdurularak, spektaküler bir biçimde götürülüyorlar.
Eğer konu bir soruşturma idiyse, normal yargı usülleri içinde tahkikat açılır ve Belediye Başkanları, ifadelerine başvurmak üzere davet edilebilirlerdi.
Ama böyle yapılmıyor.
Birileri, başka birilerine karşı gösterişli bir oyun sahneye koyuyor.
Sonuç: Diyarbakır sokaklarında ve bölgede huzursuzluk. Dünyada hayal kırıklığı
***
Bazıları, geçmişlerini inkar etme yarışında kendilerini paralıyorlar.
Yıllarca burun kıvırılan "arabesk" kahramanlar yeniden keşfediliyor, gazino eğlence dünyası başlar üzerinde taşınıyor, Türkiye'nin gerçek aydın birikimi ise hedefte.
***
PKK'ya karşı mücadele ve Avrupa'nın Türkiye'yi dışlaması sürecinde yükselmiş olan milliyetçilik akımı, iktidarını yalnız hükümette değil aydınlar üzerinde de kabul ettiriyor.
Bir yandan milliyetçilik akımıyla, bir yandan da popüler değerlerle bütünleşme mücadelesi veriliyor.
İlerde bugünlerin tarihi yazıldığında, ne inciler çıkacak ortaya.
***
Türkiye önümüzdeki üç yılda 100 milyar dolarlık özelleştirme yapmaya hazırlanıyor.
Akıllara durgunluk verecek kadar büyük olan bu pastadan pay kapmak isteyenler arasında alttan alta büyük bir kapışma yaşanıyor.
İktidara yakın olma ihtirası, hiç bir dönemde olmadığı kadar açık seçik sergilenmekte.
***
Sizin, benim gibi insanlara da bu toz duman içinde geriye çekilip ortalığı izlemek, inandığı değerlere sahip çıkmak ve dili döndüğünce gördüklerini anlatmak kalıyor.
Herşeyin rayından çıktığı bu olağandışı dönemde, kendi vicdanına ihanet etmemenin tek yolu bu.