TÜRKİYE'NİN güçlü sesi İbrahim Tatlıses'in düşleri sonunda gerçek oldu. Yıllarca "Urfa'da Oxford vardı da biz mi okumadık" diyen İbo, 1997 yılında Şanlıurfa'da "Oxford"un temellerini attı, resmi açılış için de Cumhurbaşkanı Demirel'i bekliyor... Tatlıses'in Şanlıurfa'nın Yenişehir semtinde yaptırdığı, 1998-1999 eğitim ve öğretim yılına da yetiştirilen "İbrahim Tatlıses İlköğretim Okulu"nun resmi açılışı 20 Şubat Pazar günü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in katılacağı törenle gerçekleşecek. "Halkın bana verdiğini yine onlarla paylaştım" diyen Tatlıses, okul yaptırma fikrinin ilk doğuşunu şöyle anlatıyor: "Urfalı dostum, 'Artık sana doğduğun Urfa'ya bir okul yaptırmak yakışır' dedi. Söyledikleri günlerce kafamı kurcaladı. Okuyamadığımız için 'Urfa'da Oxford vardı biz mi okumadık' demesi kolaydı. Aynı şeyi yeni yetişenlerin söylemesini istemiyordum. Urfa Valisi ile konuştum, aldığım manevi destekle bu işe soyundum."
- Böylece bir anlamda cahilliğe karşı da savaş açmış oldunuz.
- Cahil kalmış insan her türlü yanlışı yapabilir. Tahsilli insanlar, gerçekleri daha kolay görür, kolay kolay yanlışa saplanmaz, İbrahim Tatlıses İlköğretim Okulu'ndan yetişip üniversiteye gidecek olan her öğrenci benim gururum olacak. Teminatımız olan çocuklarımızın iyi yetişmesi için herkesin üzerine düşen vazifeyi eksiksiz olarak yerine getirmesi gerekir. Ben üzerime ne düşüyorsa yapmaya hazırım.
- Biraz "İbrahim Tatlıses İlköğretim Okulu" ile ilgili bilgi verir misiniz?
- 1997'de temelini attığımız okulu, 1998-1999 öğretim yılına yetiştirdik. 2523 öğrenci eğitim görüyor. Okul 4 kattan oluşuyor. 25 dersliği var. 56 öğretmen görev yapıyor. 19 tane de branş öğretmeni var.
- Peki resmi açılış için neden bu kadar beklediniz?
- Süleyman Bey'in ne kadar yoğun çalıştığını biliyorsunuz.
- Okulunuzun temel atma törenine davet ettiğiniz halde Süleyman Bey'in katılmadığı şeklinde yazılar çıktı. Sahi bu konunun aslı nedir?
- Yazılanlar beni de şaşırtı. Çünkü, biz okulun temel atma törenine kimseyi davet etmedik. Açılış için bu kadar niçin beklediğimize gelince. Süleyman Bey'le Nokta Dergisi'nin ödül töreninde karşılaşmıştık. Kulağıma eğilip, "Senin okulun açılışını yapacağım. Ancak, bir türlü fırsat bulamıyorum. Mutlaka araya sıkıştırıp bu işi aradan çıkaracağım" demişti. Biz de Cumhurbaşkanımız'ın bu fırsatı yaratmasını bekledik.
- Her yerde hiç okula gitmediğinizi söylüyorsunuz. Şaka mı yapıyorsunuz?
- Hayatımda okula gitmedim. Eğer benim okula gittiğimi ispat edecek biri çıksın ne isterse veririm. İspat edemez. Çünkü, tüm belgeleri yok ettim (İbo, burda kahkaha atıyor). Gerçekten okula gitmedim. O zamanlar köyümüzde okul yoktu. Yoksulluk da çoktu.
- Pekala okuma yazmayı nasıl öğrendiniz?
- Askerde öğrendim. Ama şunu hemen belirteyim, okuluna gitmedim. Sağolsun arkadaşlarım bu konuda bana çok yardımcı oldular. Alfabenin ilk harfini babam, kafama vura vura öğretmişti. 'Bak bu A' diye. Askerde harfleri birbirine çatmayı öğrendim. O zamanlar sokaklarda gördüğüm her tabelayı okumaya çalışırdım. Bu da bana büyük keyif verirdi.
- Yönetmenlik yapmakla kalmıyor, şarkı sözleri ve senaryolar yazıyorsunuz. Yazınız güzel mi bari?
- Hem de nasıl güzel yazı yazarım. Çizgili kağıdın dışında hiçbir yere yazı yazamam. Bende simetri hastalığı var. Düz kağıda yazdığım yazılar merdivene benziyor.
- Eğitime önem veriyorsunuz. Ailenizden hiç okuyan çıktı mı?
- Ailemde okuyan hiç kimse yok. En çok okuyan kardeşim ilkokulu bitirdi. Tabi imkansızlıklar yüzünden okuyamadılar.
- Anadolu'da 'Kadın kısmı okumaz' diye bir saplantı var. Siz bu konuda ne diyorsunuz?
- Bizi yıllarca hep kandırmışlar. Ne demek kadın kısmı okumaz. Bizleri doğuran, bizleri büyüten analarımız ne kadar eğitimli olurlarsa bizlere de o kadar faydaları dokunur.
- Kızınız Melek Zübeyde'yi onun için mi okutuyorsunuz?
- Yalnızca kızımın değil, oğlum İdo'nun da okumasını istiyorum.
- Onların gelecekleri ile ilgili planlarınız var mı?
- Bu konuda kararı kendileri verecek. Ben onları bu konuda yönlendirmek istemiyorum. Canları ne isterse onu yapsınlar.
- Okulunuzda 2523 öğrenci eğitim görüyor, nasıl bir duygu?
- Doğduğum topraklara okul yaptırdığım için müthiş keyifliyim. İkinci bir okul yaptırmak için hazırlıklara başladım. Yaptıracağım bu yeni okul bana ilk harfi öğreten babamın (Ahmet) anısına olacak.
- Okul yaptırıyorsunuz, en çok vergiyi veriyorsunuz, ama gazeteler vergi memurlarıyla başınızın dertte olduğunu yazıyor.
- Vergiyi namus belledik. Namusumuza halel gelsin istemeyiz. Vergi memurlarıyla sorunumuz olamaz. 1999'da en çok vergiyi biz verdik. 2000 yılında da biz vereceğiz.