


Kopenhag Kriterleri'nde kıyak var mı?
Cumhurbaşkanı Demirel, Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırıdır, kurallara sığmaz, hukuku yeralıyor, adaleti hançerliyor, insan vicdanına ters düşüyor diyerek daha önce 9 kez iptal edilmiş bir girişimi onayladı.
9 defa çıkartılmış.
9 defa mahkemeye düşmüş.
9 defa iptal edilmiş.
Yani mermer olsaydı anlardı.
Bizim Cumhurbaşkanı anlamadı.
Bir yaşındaki çocuğa bırakın 9 defayı, 3 defa söyleselerdi:
- Kıyak yapmak kakadır.
- Kıyak yapmak kakadır.
- Kıyak yapmak kakadır.
Çocuk anlardı, yapmazdı.
Bizim Cumhurbaşkanı anlamadı.
Bu kıyak çekme eylemini 9 defadır "bir hukuk kakası..." olarak gören Anayasa Mahkemesi üyeleri de şaşırıp kalmışlardır. Ayrıca kıyak çekmek dediğiniz eylem, krallık, padişahlık, derebeylik, diktatörlük dönemlerinde kalmış, toplumlar geliştikçe terk edilmiş halkın genelinden alan bazı kişilerin cebine ilave paralar aktaran bir ayıplı durumdur.
Onun için kaka...
***
Ayrıca kendisini Avrupa Birliği içinde görmeye ve Kopenhag Kriterleri dedikleri yüksek hukuk, yüksek adalet, yüksek fırsat eşitliği, yüksek demokratik ilkeler bütünü içinde olmaya niyetlenmiş bir ülkenin, verdiği sözler açısından da ayıp bir durum.
Fakat Cumhurbaşkanı...
Kıyak yapmayı onayladı...
Niçin? Neden?
Şu yorumu yapabiliriz.
Kendisi, sürekli iktidarda kalmak ve yeniden Cumhurbaşkanı seçilmek istiyor. 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yaptı. Anayasaya göre, Cumhurbaşkanları 7 yıl için seçilir ve görevi tamamlanınca yeniden seçilemez. O gider, başkası gelir. Demirel'in 7 yılı Mayıs ayında doluyor. Yeniden seçilebilmesi için Anayasa'nın değişmesi gerekiyor. İşte bizim Meclisimiz'deki 545 milletvekili çoğunlukla biraraya gelir ve Anayasa'yı değiştirirlerse Demirel yeniden seçilmiş olur.
Bunun örneği dünyada yok.
Daha doğrusu geri Afrika kabilelerinde, bir de diktatörlükle idare edilen ibiş ülkelerde var.
Yani kaka bir durum.
Tek kişi için Anayasa değiştirmek tek kelimeyle ibişlik... Cumhurbaşkanı kaka kıyağı onaylıyor ve milletvekillerinin de kaka değişikliği yapmasına zemin hazırlıyor.
Fakat 2 kaka...
Bir doğru etmiyor...
***
Nitekim Yargıtay kınamıştı!
Bu ibişlik, bu kaka durumlar, "bizim için ve yönünü Avrupa adaleti, hukuku ve medeniyetine dönmüş ülkemiz için yakışık almaz" diye özetlenecek bir açıklama yapmıştı. Meclis Kıyak Emeklilik Kanunu'nu 9. kez çıkartınca Yargıtay'ın 10 üyesi, başkanları Sami Selçuk'la biraraya gelip, toplanmışlar. Toplantı sonrası basına; "Bu Kıyak Emeklilik Yasası, Anayasa'nın eşitlik ilkesine ve yargı bağımsızlığına aykırıdır" diye açıklamada bulunmuşlar, Yargıtay Başkanı Sami Selçuk'da Çankaya'da Cumhurbaşkanı Demirel'i ziyaret ederek bu yasayı onaylamamasını istemişti.
Çünkü milletvekilleri kendilerine çektikleri kıyağa, sussunlar diye:
Yargıtay üyelerini...
Anayasa Mahkemesi üyelerini...
Danıştay üyelerini..
Sayıştay üyelerini...
Genel Kurmay Başkanı'nı...
Kuvvet komutanlarını...
Diyanet İşleri Başkanı'nı...
Cumhuriyet Başsavcısı'nı...
Birinci sınıf hakimleri....
Denetleme Kurulu üyelerini...
Teftiş Kurulu üyelerini...
YÖK üyelerini, profesörleri...
Müsteşarları, müfettişleri...
Dahil etmişlerdi...
Cumhurbaşkanımız Demirel bu yasayı onayladığı için 4 bin 300 emekli milletvekili ve onların 21 bin dul ve yetimi ile birlikte yukarda adı geçenler 414 milyon lira ile 110 milyon lira arasında ilave para almaya başlayacaklar.
Memur, işçi, çiftçi, emekli...
Enflasyon insin diye özveri yapacak.
Bunlar kıyaktan para alacak...
***
Yargıtay üyeleri...
Bu kıyak kakasını kınamıştı...
Diğerleri ne yapacak? Göreceğiz.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi üyeleri (12 kişi), halka ne söyleyecek? Cumhurbaşkanı, bu yasayı onaylarken Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının 3 yıldır yayınlanmamasını özür olarak gösterdi. Niçin yayınlanmadı gerekçeli karar? Anayasa Mahkemesi'nin 12 üyesi bu gerekçeli kararı yazdılar mı, yazmadılar mı? Yazamadılarsa 3 yıl niçin beklediler? Hep böyle 3 yıl beklerler mi? Bu 3 yılda kaç karara gerekçe yazdılar? Ya da hiç mi yazmadılar? Diğer kararların gerekçesini yazdılar ise bu iptal ettikleri kıyak emeklilik kararının gerekçesini niçin yazmadılar? Yazdılarsa bu gerekçeli kararı yayınlamaktan sorumlu Kararlar ve Kanununlar Dairesi niçin yayınlamadı?
Biz ibiş ülke miyiz?
Ben size yazmıştım:
Demirel, Türkiye'nin önünü tıkayan adam diye...
Tekrarlıyorum.