kapat

13.02.2000
Anasayfa
Son Dakika
Haber İndeksi
Yazarlar
Günün İçinden
Politika
Ekonomi
Dünyadan
Spor
Magazin
microbanner
Sabah Künye
Atayatirim
Sofra
Bizim City
Sizinkiler
Para Durumu
Hava Durumu
İstanbul
İşte İnsan
Astroloji
Reklam
Sarı Sayfalar
Arşiv
E-Posta

Turkport
1 N U M A R A
Z D N e t  Türkiye
A T V
M i c r o s o f t
Win-Turkce US-Ascii
© Copyright 2000
MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
Şimdi de Nazım Hikmet polemiği
Yılmaz Güney "Lümpen miydi, aydın mıydı?" tartışması bitmeden bir yenisi başladı. Besim Tibuk, Nazım Hikmet'i "zayıf karakterli, zararlı bir zavallı" olarak tanımladı

Türkiye'de bir polemik bitmeden diğeri başlıyor. Geçtiğimiz hafta gazete sütunlarında, televizyon ekranları nda Yılmaz Güney'in "lümpen" olup olmadığı tartışıldı. Daha bu polemiğe nokta konmadan Nazım Hikmet polemiği başladı.

Polemiğin nedeni, Liberal Demokrat Parti Genel Başkanı Besim Tibuk'un, Nazım Hikmet'i "zayıf karakterli bir zavallı" olarak tanımlaması. Hatta Hikmet'in sanatına değer veren kişileri, "ülkemizin aydın geçinen kesimi, medya ve sanat çevrelerinden aldığı ölçüsüz methiyeler, sevgi ve saygı beni son yirmi, yirmibeş senedir rahatsız etmekteydi" diyerek suçlaması. Aydın kesimden ünlü isimler önce, Tibuk'u "ciddiye almamalı" diyerek sakin davranmaya çalıştılar. Ünlü şairle ilgili, Tibuk'a ait, "Nazım Hikmet üstüne gecikmiş bazı görüşler" başlıklı yazı "sessiz tepkilerle" geçiştirilirken, Kültür Bakanlığı'nın aldığı bir karar, Hikmet'i ve Tibuk'un sözlerini yeniden gündeme taşıdı:

Kültür Bakanlığı, 2002 yılının şairin 100'üncü doğum yılı olması nedeniyle UNESCO tarafından "Nazım Hikmet Yılı" ilan edilmesi için çalışmalar başlattı. Bakanlığın bu girişimini, Amerikan Associated Press Haber Ajansı (AP)'nınyayınladığı bir makaleyle dünyaya "Türkiye Nazım'dan özür diliyor" yorumuyla duyuruldu.

Peki Türkiye, Nazım'dan gerçekten özür mü diliyordu? Kimi Türk aydını, "Çok gecikmiş bir özür. Burada kalmaması için Nazım'ın şiirleri okul kitaplarına konmalı" derken, Besim Tibuk, "Ben bu yazıyı yazarak Nazım'a gereksiz iltifat etmiş oluyorum. Yazımın amacı, aydınlarımızı Nazım'ı sorgulamaya teşvik etmek" diyor. İşte bazı yazar ve düşünürlerimizin bu konudaki görüşleri:

Orhan PAMUK: Nazım Hikmet'in kabul görmesi, siyasi yazılara uygulanan devlet baskısının sona erdiği anlamına gelmez. Komünizm öldü. Kimse artık bundan korkmuyor. Bu nedenle Hikmet de kimseyi tehdit etmiyor. Nazım Hikmet sağ olsaydı, tabii ki Kürtler'e yönelik uygulamaları ve insan hakları ihlallerini yazardı, onlar da şairi reddederlerdi.

Ataol BEHRAMOĞLU: Besim Tibuk'u çok ayıpladım. Sözleri büyük Türk şairine hakaret olmanın ötesinde kanımca suç oluşturuyor. Kültür Bakanlığı'nın girişimi, geç de olsa Nazım Hikmet'ten ve Çağdaş Türk Şiiri'nden özür dilemek anlamına gelebilir. Nazım Hikmet Türkçemizi kullanmadaki özgün başarısıyla dünya edebiyatında haklı bir yere sahiptir. .

Tuğrul TANYOL: Besim Tibuk'u önemsemiyorum. Nazım Hikmet'in şiirini ya da kişiliğini değerlendirecek çapta bir yorum yapacak kişi olduğunu da düşünmüyorum. Geçtiğimiz günlerde de Yılmaz Güney'e hastalıklı yorumlarla saldırdılar. Yorum yapanlar mı, yorumlananlar mı hastalıklı bunu görüyoruz. Türkeş bile Nazım'ın şiirini yıllar önce okumuşken, devletin geç bile kaldığını söyleyebilirim. Onun şiirlerini okul kitaplarına alsınlar.

Rutkay AZİZ: 2002 yılının Nazım Hikmet Yılı ilan edilmesi çalışmaları için çok geç kalındı. Nazım Hikmet Vakfı ve Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği 2002'de geniş bir grupla Nazım'ın Memleketimden İnsan Manzaraları'nı hayata geçirmeyi planlıyoruz. Besim Tibuk'a gelince... Cevap vermek bile istemiyorum.

Haber MERKEZİ


Copyright © 2000, MERKEZ GAZETE DERGİ BASIM YAYINCILIK SANAYİ VE TİCARET A.Ş. - Tüm hakları saklıdır