Kılıçbay, "Laik bir ülke olmak istiyorsak Diyanet İşleri Başkanlığı'nı bu akşam feshetmeliyiz" dedi. Kılıçbay, laikliğin tanımının dinle devlet işlerinin birbirinden ayrılması olarak açıklanmasının eksik olduğunu belirterek, "Türkiye, laik bir ülke değildir. Din bireyselleşmediği sürece Türkiye'ye laik demek mümkün değildir." Kılıçbay'ın "Hemen bu akşam Diyanet Başkanlığı kapatılmalıdır" sözleri ise Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Başkanı Erdoğan Özdenerol ile Kılıçbay arasında şu ilginç diyaloğu başlattı:
Özdenerol: Dediğinizi uygularsak, yatsı namazını kim kıldıracak? İnsanlar birbirine girmez mi?
Kılıçbay: Tabii girerler birbirine. Din bir devlet fonksiyonu mudur?
Özdenerol: Evet fonksiyonudur ama bu söylediğiniz Diyanet'i kaldırma projenizi bir gecede yapmak yerine bir sosyolojik çalışma sonunda belki 50 yıl sonra yapmak daha doğru değil mi?
Kılıçbay: 77 senedir bekliyorum, vaktim kalmadı
Özdenerol: Kıldığım namaz sayısıyla ömrümün süresi arasındaki farkı görünce öbür tarafta bana gülerler. Din ve devlet işlerinin ayrı olmasından yana bir insanım. Ama Türkiye bizler gibi yada sizler gibi kişilerden ibaret değil. Tiyatro perdesinin açılıp kapanması gibi her şey değişemez. Bu kararı bir gecede vermemek lazım.
Kılıçbay: Tamam akşam kapatmayalım. Ama bu görüşlerinizi siz ifade edin kamuoyunda.
Özdenerol: Laiklik, devlet için geçerlidir. Laik insan olmaz. Ben hiç laik insan görmedim.
Kılıçbay: Eğer hiç görmedinizse ben bir tanesiyim. Bana bakın. Laik insan olur. Köken anlamı olarak laiklik, dine girmemiş kişi demektir. Din adamı olmayan demektir. Yani laik insan olur.