İnşaat, enerji, sağlık, gıda ve hizmet sektöründeki faaliyetleriyle 1 milyar dolarlık bir ciroya yaklaşan Bayındır Holding'in 16 yıllık patronu Kamuran Çörtük, Türkbank ihalesi ve TÜSİAD'dan ihracının ardından enerji başta olmak üzere özellikle hizmet sektöründe büyümeye hazırlanıyor. Telekomünikasyondaki gelişmeleri heyecanla izleyen ve "mutlaka bir yerinden bu işe de girmek isteyen" Çörtük, tüm şirketleri için yabancı ortaklara sıcak bakıyor ve sık sık müstakbel ortakları kabul ediyor.
*Tüm ekonomik beklentilerin ve hedeflerin değiştiği bir döneme girdik. Ekonomik kararları destekliyor ve inanıyor musunuz?
Ben hükümetin ekonomik hedeflerine inanmak gerektiğini düşünüyorum çünkü artık gemi dibe vurdu. Ama enflasyon yüzde 20'ye inmez, ancak yüzde 40 olur. Hükümetin, hedeflere ulaşmasında zorlanılacak hususlar var ama ilk defa herkesin üzerinde uzlaştığı bir konsensüs oluştu.
* Yeni dönem sizin hedef ve önceliklerinizi nasıl etkiledi?
Biz 2005 yılına kadar olan hedeflerimizi geçen yıl belirlemiştik. Ama geçen yıl yaptığımızı doğal olarak herkes gibi biz de değiştirdik. Önce rakamları değiştirdik. Stratejilerimizde çok fazla bir değişiklik olmadı çünkü biz geçen yıl enerji sektörüne girme ve büyüme kararı almıştık. Enerji işiyle ilgilenmemiz yeni değil, 7 yıldır ilgiliyiz, ihalelere girer çıkarız. Geçen yıl imzaladığımız prajeler var. Dört santralin işletmecisiyiz. 2000 yılı bunları hayata geçirmek açısından önemli. Bizim birinci önceliğimiz enerji. Türkiye'de 2400 megavatlık bir enerji üretim işini yapacağız. Bu bir grup için en önemli rakamlardan biri.
* Müteahhitlik faaliyetleriniz ne olacak?
Türkiye'nin en büyük müteahhitlerinden biriyiz. Elimizdeki taahhütlerin değeri 1.6 milyar dolar. İlgilendiğimiz projelerin değeri de 800 milyon dolar. Dünyanın en büyük 500 müteahhidi sıralamasında geçen yıl 157. sıradaydık. Önümüzde Alarko ve Enka var. Ama elimizdeki iş hacmi önümüzdeki yıllarda ciromuzu artıracağı için inanıyorum ki bu yıl giremesek bile 2001'de mutlaka ilk 100'e gireceğiz. Bu, yılda 500 milyon dolarlık ciro demek.
* En çok parlayacak sektörlerin başında telekomünikasyon, enerji ve perakende sayılıyor. Siz bu sektörlere ilgi duyuyor musunuz?
Telekomünikasyonu araştırıyoruz, mutlaka bir yerinden girmemiz gerek. Elektronik ticaret perakendenin önüne geçecek diye düşünüyorum.
* Hizmet sektöründe de iddialı bir konuma mı geliyorsunuz?
Biz Alman şirketi Kluh ile bir ön anlaşma yaptık. Kluh sadece Almanya'da 600 milyon mark ciro yapıyor. Bizim hizmet sektöründe BTM diye bir şirketimiz var. Antalya Havalimanı, Tatilya, TAİ, gibi kuruluşların ikram ve temizlik işlerini yapıyoruz. Alman Kluh ile bunu biraz daha büyütmek ve geliştirmek istiyoruz. Ekipman ve yatırım gücümüzü artırarak daha yaygın çalışmak istiyoruz. Artık dünyanın birçok ülkesinde şirketler temizlik, yemek, güvenlik, tamir gibi konuları düşünmüyor.
Biz bir şey yaşamadık. Ben işadamı olarak işimle ilgili hiç bir sorun yaşamadım. İşimi iyi yapamamak, ya da yaptığım işlerden dolayı tartışılmak gibi bir şey olmadı. Bankama el konmadı, ne bileyim Bolu Tüneli bile çatlamadı yani. Çatlasa ben yanmıştım. Ben işadamı olarak 16 yıldır hiç tartışılmadım başarı anlamında. İlk defa Türkiye'de Antalya Havalimanı'nı yaptık, üçüncülük ödülü aldık. Tatilya gibi dünya güzeli bir tesis kazandırdık. En zor işlerden biridir hastanecilik, müteahhitlikte 16 yılda 40'a yakın iş bitirdik. Hiçbirinde kavga yok mahkeme yok. Biz böyle tartışılmalıyız. Ama diğer konularda tartışılmamız, herhalde pek çok şeyi çok iyi yapıyor olmamızdan kaynaklandı. Ve herkesin bulunduğu sektörlere girmemizden dolayı olabilir diye düşünüyorum. Yani bizi kamuoyuna çıkarıp yanlış tanıtıp haksızlık yapmak gibi bir ticari sebep arıyorum bütün bunların arkasında. Herkesin pastasından biraz dilimler alıyoruz herhalde.
Ben yaptığım işten hiç rahatsızlık duymadığım için yaşantım hiç değişmedi. DGM'ye gideceğim sabahın öncesinde 8-9 saat uyudum. Ben her şeyin arkasındaki sebepleri biliyorum, onun için rahatım. Hiç bir şekilde bana yanlış bir şey söyleyemediler. Bana niye çıktın konuştun diyorlar. Ben bana yapılan haksızlığı onlara söylemek için konuştum. Ceza kesilinceye kadar üyenizin yanında olmalıydınız yanlış yaptınız demek istedim. Beni alın falan demedim, (özür dileseydin geri alacaktık) diyor bazı üyeler. Ben birşey yapmadım ki özür dileyeyim. Onların benden özür dilemesi lazım.